Giriş
(19)

babadan dededen hiç miras kalmaması

nothing in my way
geçen gün sözlükte de başlığını görmüştüm. ben de onlardan biriyim. cidden çok kötü bir şey değil mi ya? bence bir insanın başına gelebilecek en kötü şeylerden biri. tamam sağlık da önemli ama para olmayınca şükredemiyor insan. insan hayata 10-0 geriden başlıyor sanki. çevreme bakıyorum herkese bir
geçen gün sözlükte de başlığını görmüştüm. ben de onlardan biriyim. cidden çok kötü bir şey değil mi ya? bence bir insanın başına gelebilecek en kötü şeylerden biri. tamam sağlık da önemli ama para olmayınca şükredemiyor insan. insan hayata 10-0 geriden başlıyor sanki. çevreme bakıyorum herkese bir şeyler kalmış, bize en ufak bir şey kalmamış. insanın ömrü başkalarına gıpta etmekle geçiyor. sizce de çok üzücü değil mi:(
0
nothing in my way
(19.06.24)
Sen bir de borç kalmasını gör:) ha çok şükür borç kalmadı ama yine de beterin beteri var
0
hlt1985
(19.06.24)
Olmamış demek ki. Sen ebeveyn olduğunda sen bırakabilecek misin, çocuklarına ve torunlarına?
0
rock n roll
(19.06.24)
@rock n roll sırf bu yüzden evlenmemeyi düşünüyorum:)
0
🌸nothing in my way
(19.06.24)
Eskiden biraz daha kolaydı galiba, şimdi daha zor mal mülk bırakmak :)
0
rock n roll
(19.06.24)
Anne babanı seçemezsin ama kayınpederi seçebilirsin :)
0
gabe h coud
(19.06.24)
zengin e$ bakacaksin +1
0
cooperr
(19.06.24)
Yani evet üzücü de, değiştirilemeyen bir durum için üzül üzül nereye kadar. Gereksiz hamallık sanki
0
muhayyer divan
(19.06.24)
Değil
Para, mal, mülk, makam, şöhret...
Bunlar mutlu olmak için, hayatın tadını çıkarmak için hatta hayatın anlamını öğrenmek için ve ebedi mutluluk için olmasa da olur şeyler.
0
etna
(19.06.24)
reddi miras hepsinden güzel
0
ala09
(19.06.24)
eskiden bu kadar problem degildi cunku sifirdan da bir seyler yapilabiliyordu ama su anda sifirdan gelerek bir seyler elde edebilecegin amerika disinda ulke kalmadi sanirim. burada bile sikinti olmaya basladi.

gittikce gerilim artiyor, muhtemelen bir yerde kirilip daha farkli bir sosyal duzenin icine girilecek. bu 10 yila mi olur, 50 yila mi, 100 yila mi bilmiyorum ama olacak net bir sekilde. siniflar cok netlesmeye basladi, sosyal mobilite azaldi. bizim neslin hala umudu var cunku guzel gunleri gorduk ama yeni nesiller harekete gecmezse problem yasayacaklar. kitlesel gocler aldi yurudu. gocmen adam katildigi topluma sifirdan giriyor. bunlar da denkleme fukara olarak katilacaklar.

sen daha bekle sosyal sigorta sistemleri patladigi zaman kiyamet kopacak. insanlar yaslaniyor, yeni nufus sansli bir azinlik disinda fakirlesiyor. millet emekli olamayip sokaga dustugunde o zaman ciddi ciddi kan cikacagini dusunuyorum. 50 yasinin uzerinde ozel sektorde para kazanilmaz. simdi 50 yasindaki adam is bulamasa bile evi barki var. su an 20 yasinda olan genc karin tokluguna calisip 50 yasina geldiginde ev yapamayip ortada kalinca o adam cekecek emaneti, saglayacak adaleti.

benim tezim ayni demokrasinin sosyal erki ailelerden alip vatandaslara esit dagitmasi gibi, ekonomik erkin de ailelerden alinip insanlara esit dagitilmasi lazim. ve hicbir hakkin seve seve verildigi gorulmemistir insanlik tarihinde. cok ciddi sosyal buhranlardan sonra olursa olur. bizim nesil dunyanin cok rahat bir doneminde buyudu. 70 ve sonrasi dogumlu insanlar cidden insanlik tarihinin en guzel donemini yasadilar ve hep boyle olacak saniyorlar. millet 90'lari 2000'leri ovunce romantizm yapiyorsunuz diye bos bir refleks cevap veriliyor ama sonuna kadar dogru bir tespit o. ikinci dunya savasi sonrasi yasanan ozgurlesme ve zenginlesme donemi bitti ve yerini insanlik tarihinde cokca orneklerini gordugumuz buhranlardan birine birakacak.
0
antikadimag
(20.06.24)
hadi olumlu olarak da sunu ekleyeyim.

10 tane evinin olmasinin sana katma degeri yok. bir kislik, bir yazlik ev aldiktan sonraki evlerin katma degeri yok. burada gusto onem kazaniyor.

mesela turgut altinok 600 evi var ama memur gibi yasiyor. sen kendine bir ev yapsan istedigin muhitte, aksam sarabini peynirini alip eve gelebilsen bu hayat seni mutlu eder. ama bu soylediklerime ulasabilmek de kolay degil iste. hele turkiye'de hic degil.

o yuzden bence ne yapip edip bir ev yapmak lazim. sonrasinda da hayattan zevk alacagin bir gusto gelistirmek lazim. o 10 tane ev kalan dizolar bir beach club'a 5000 lira gomerken sen ufak bir pansiyon kiralayip tarihi oren yerlerini gezdigin, gun dogduktan sonra halk plajlari dolmadan denizine girdigin, aksama da tuttugun baligi mangalda pisirdigin bir hayatla yuzlerce dolar harcayanlardan daha kaliteli ve keyifli bir hayat yasayabilirsin.

ama yine de kafa rahatligi icin bir ev sart. bir ev, bir araba, bir de hayat arkadasiyla gayet guzel yasanir bu hayat.
0
antikadimag
(20.06.24)
Bu hayatta bir yerlere gelip bir seyler yapabilmek icin birilerinin yardimina ihtiyacin yok. Once bu inanci beynine sokmalisin.
0
tezek
(20.06.24)
Şükretmek lazım. Kendinizden yukarı olana değil aşağı olana bakın. Para kazanılır sizde kazanabilirsiniz.
0
doharkoman
(20.06.24)
iki dededen bırak miras nasihat bile kalmadı,

sağlık desen o da yoktu ikisinde de. ikiside zengin idi kendi çevresince.
0
duyurukullanıcısı
(20.06.24)
sağlık ve sevdiğin bir işin varsa
kirada da değilsen geçmişi çok takmazdım

zengin olmak güzel bi şey de sınırlı sayıda insan bu luxe sahip
yapacak bir şey yok vakti zamanında ataları ya da kendileri doru hamleyi yapmış
kimse emek vermeden bu noktalara ulaştı diyemeyiz
ortada bir haksızlık yok
0
bir soru sorcam
(20.06.24)
Mirası geçtim,borç kaldı. Beterin beteri var:)
0
asteriks
(20.06.24)
antikadimag +1 durumu gayet iyi açıklamış.
0
komando kani var bende
(20.06.24)
ben bu mantigi anlamiyorum. senin olmayan bir sey icin neden sikayet edesin ki? ben neden rahmi koc'un oglu degilim demek gibi bir sey.

saglik problemin varsa anlarim, yoksa calisacaksin. para cok onemliyse ve turkiye'de bu cok zorsa yurtdisinda calisip para biriktirirsin. dunyanin hicbir yeri 50 yil onceki alim gucune sahip degil. bu abd icin de almanya icin de gecerli bir sey. yapacak bir sey yok.
0
bohr atom modeli
(20.06.24)
dedene - babana kalmış mı da sana kalacak
0
jamswety
(20.06.24)
(5)

telefonda iyi konuşmak diye bir yetenek var mıdır?

duyurukullanıcısı
sadece telefonda messi'leşen normal hayatta standarda bağlamak gibi bir şeyolabilir mi böyle bir yetenek?
sadece telefonda messi'leşen normal hayatta standarda bağlamak gibi bir şey

olabilir mi böyle bir yetenek?
0
duyurukullanıcısı
(19.06.24)
Var var, yetenek değil de beceri diyelim. Gerçek hayatta bildiğin keko ama telefonda İstanbul beyefendisi kesilen çok insan var, hatta konuştuğu kişiye verdiği önemde göre olduğu yerde ayağa kalkan biliyorum. Var öyle şeyler.
0
muhayyer divan
(19.06.24)
Gerçek hayatta sosyal ilişki dehası olup telefonda konuşamayan çok kişi denk geldiğim gibi gerçekte iki kelime edemeyip telefonda akan birkaç kişiye de denk geldim. İkinci gruba daha az denk geldim ama
0
nundu
(19.06.24)
direkt konuya girmen gerekiyor. ık mık dersen olmuyor telde. hafiften bir nasılsın iyi msiin deyip konuya dalacaksın
0
ferenc
(19.06.24)
İyi yapılan her şey bana göre yetenektir.
0
pavlis
(19.06.24)
Evet. Beni 6 yasinda dukkanda telefon basina oturttular senelerce telefona baktim yas 38 simdilerde.
0
Zetnikov
(19.06.24)
(16)

Bayramda tüm dükkanların kapalı olması

nundu
Bir senedir Eskişehirdeyim ve burada geçirdiğim ilk bayram, bayramın dördüncü günü bugün ama hâlâ fırınından, kasabına, şarküterisinden, manavına her yer kapalı mahallemizdeki. Migros olmasa evde aç kalacakmışız yani. Fırınlardan açık olanlar sadece düz beyaz ekmek yapıyor hadi açtık dükkanı zaten b
Bir senedir Eskişehirdeyim ve burada geçirdiğim ilk bayram, bayramın dördüncü günü bugün ama hâlâ fırınından, kasabına, şarküterisinden, manavına her yer kapalı mahallemizdeki. Migros olmasa evde aç kalacakmışız yani. Fırınlardan açık olanlar sadece düz beyaz ekmek yapıyor hadi açtık dükkanı zaten bu size yeter diye. Normalde çok çeşit olan çarşamba pazarı bile çok kısır geçmiş bugün babamın dediğine göre.

Şimdi İzmir mikromilliyetçiliği yapmak istemiyorum ama İzmir'de bayramın birinci hadi bilemedin ikinci günü hemen her esnaf açıktır. Hele üçüncü günden itibaren bayramda açmayan esnaf görmedim 28 sene neredeyse her bayram İzmirde geçirmiş biri olarak. Hadi küçük Anadolu şehrinde olsam anlıycam da Eskişehir'de bayramın son gününde hâlâ mahrumiyet çekiyor olmak çok tuhaf geldi. Öyle muhafazakar bir mahallede de yaşamıyorum en merkezi, modern denebilecek mahallelerinden birindeyim.

Sizde nasıl durumlar? Bayramın dördüncü günü sizin oralarda da tüm dükkanlar kapalı mı hâlâ?
0
nundu
(19.06.24)
Tatil yapıyor insanlar, muhafazakarlık ile ilgisi olduğunu düşünmüyorum.
0
jülsezar
(19.06.24)
Ben bayramlarda ve tatillerde apartman görevlilerinin dahi tastamam tatil yapmalarından yanayım. Sağlıkçılar için de olabildiğince onları da rahatlatacak çözümler getirilmesinden yanayım. 4 günlük bayramın 9 günlük tatile çıkarılması durumunda önceden eve stok yapmak mümkün, derin dondurucu marifetiyle hayatta kalınabilir bence. İsteyenlerin dükkan açmalarını hoş karşılamıyorum çünkü haksız rekabete ve psikolojik baskıya sebep olur bu da ekonomiyi dahi etkiler, nitekim etkiledi de. Bence biraz daha insaflı olmalıyız. Birbirimize karşı, hepimiz.
0
muhayyer divan
(19.06.24)
tatillerde hep beraber tatilde olabiliyorsak bir yerlere varmisizdir diye olumlu buldugumu belirteyim. bizde firin market acik ama sokaklar bombos yani kapatsalar daha iyiydi
0
ala09
(19.06.24)
Belediyenin temizlik görevlisi, migros kasiyeri, devletin polisi, doktoru çalışıyosa mahallenin temel ihtiyaçlarını karşılayan esnafları da en azından bayramın ikinci gününden sonra çalışmalı. Tatil isteyen de dükkanı birine emanet eder, dönüşümlü yapılır. Bayramın dördüncü günü olmuş hâlâ fırında ekmek yok, manav yok, peynir zeytin yok durumu bana tuhaf geldi. İzmir'de böyle bir alışkanlığım olmadığı için de olabilir tabii belki doğrusu budur bilemiyorum ama mahalle kültürü açısından bana doğru gelen diğeri
0
🌸nundu
(19.06.24)
Öyle bir yazmışsınız ki sanki devlet kurumu bunlar , açık olmak zorunda gibi.
0
jülsezar
(19.06.24)
Ortak yaşam kültürü gereği bence olsa iyi olur tarzı :) must/have to değil ama should diyelim :d
0
🌸nundu
(19.06.24)
Bu sene bende ilk defa böyle bir şeyi farkettim. Hala her yer kapalı olduğu gibi sokaklarda bomboş.
0
pavlis
(19.06.24)
tatil yapmaları daha "avrupai" olan şey. Mantıksız değil bence.

Fakat serbest piyasa varsa(?), birileri neden bunu değerlendirmiyor ona şaşırdım. Açsan daha çok satış yaparsın, hatta fiyatları birkaç lira yükseltsen bile satarsın.
0
nhk ni youkosu
(19.06.24)
Dukkan kapatanlarin genelde fakirim diyen kesim olmasi sorunsali asdf
0
Zetnikov
(19.06.24)
Daha "Avrupai" ve medeni olanı tatil yapmaları +1
Hizmet sektörü her gün her an full kapasite çalışsın istemek çok şımarıklık bence (o şımarıklık bende de var, yok etmeye çalışıyorum). Aferin insnlara, dinlensinler.
0
kobuzchu kiz
(19.06.24)
1. Kurban bayramında daha çok olur kapalı olma durumu, insanların kurbanı vs işi gücü var

2. Bu sene bayram ve tatilin aynı anda başlamış olmasından mütevellit insanlar daha iyi bir planlama yapma imkanı buldu. Dolayısıyla memlekete/tatile gitme oranı daha yüksek oldu bence. Yine bu nedenle işi gücü oldu insanların

İstanbul’un geçen haftadan beri tenhalaştığını görüyorum.
Bayramın üçüncü gününde fırın çalışıyordu ama açık olan marketlerde de performans düşüktü. Tedarik ve nakliye sürecinceki aksamalardan olsa gerek geçen bayram da ürünlerde eksikler olduğunu hatırlıyorum

Hasılı bayram dönemi için normal bir durum, önceden tedarikli olmak gerek
0
epitaf
(20.06.24)
kapalı olması muhafazakarlık değil, tam aksine gelişmişlik göstergesi bence.

ben de yurtdışında kısa dönemli öğrenci olarak bulunduğum sene christmas'ta aç kalmıştım. orada sadece küçük bakkallar değil migros, carrefour gibi büyük marketler de kapalıydı. zorluk çektim ama doğrusu bu. çalışanlar ve dükkan sahipleri de izin yapsınlar, kendilerine vakit ayırsınlar.
0
biseysorcaktim
(20.06.24)
benim elimde yetki olsa hicbir resmi tatilde hicbir avm ve marketi actirmam yasa zoruyla. kimse ramazan bayrami ogleden sonra zara magazasina calismaya gitmek zorunda degil ya barbarligin luzumu yok.
0
bay b
(20.06.24)
@bay b+1

Ben ofis çalışanı olarak tatil yapabiliyorum, aynı tatil hakkı hizmet sektöründe çalışanlarda da olmalı. Açık yer olmaması ihtimaline karşı bayramlardan önce stok yapıyorum ben genelde. Yani çok abartı olarak değil ama ihtiyaçlarımı çıkaracak kadar.
0
peki madem
(20.06.24)
91 senesinde oraya gitmiştim. akşam 6 olunca şehir kapanmıştı komple.
zamanında istanbul'da da hafta sonu her yer kapalı olurdu.
aslında doğrusu da bu. bu insanlar nasıl tatil yapacak veya dinlenecek?
0
lazpalle
(20.06.24)
Bayram olduğunu bile bile önceden alışveriş yapmadıysanız bu sizin sorununuz. Bir de mahrumiyetten bahsediyorsunuz siz mahrumiyet görmemişsiniz. Migros açıkmış işte daha ne olsun. (bkz. Muhafazakarlık nedir)
0
doharkoman
(20.06.24)
(60)

erkek arkadasim okuz mu

aferin cok iyi dusunmussun
bir kadin arkadasim var, cok tatli biri ve cok hamarat, elinden her is gelir ve her isi becerir. esi de biraz denyo biri. gecen erkek arkadasimla konusurken dedim ki "cok sansliyim, sen hic onlar gibi degilsin, iyi ki varsin." onlarin esleri bi sey istediklerinde yapmiyolar, gecen bana bi sey lazim
bir kadin arkadasim var, cok tatli
biri ve cok hamarat, elinden her is gelir ve her isi becerir. esi de biraz denyo biri. gecen erkek arkadasimla konusurken dedim ki "cok sansliyim, sen hic onlar gibi degilsin, iyi ki varsin." onlarin esleri bi sey istediklerinde yapmiyolar, gecen bana bi sey lazim olmustu misal ve vaktim hic yoktu, erkek arkadasim cok aradi bulmak icin, arkadasim o zaman demisti ne guzel benimki asla aramaz vs diye.

burdan sonra olay patliyor, benimki de bana dedi ki "asil sansli olan arkadasinin esi, karisi ne guzel ilgileniyor, hic kiymetini bilmiyor, bulamaz oylesini"

arkadasimla ben zit karakterlerdeyiz, ben daginik biriyim, yemek yapmayi sevmem vs. ben de memnun degilsin galiba dedim, o da "yani sen de oyle olabilirsin" dedi.

ben buna cok uzuldum, hatta sinirlendim o an kafasini koparasim geldi. uzuldugumu de soyledim, ben oyle olsam ben olmam ki dedim, yani sunu sunu degistir elbet denir ama direkt o ne sansli demesi okuz gibi icime oturdu.

ben de bk icinde yasamiyorum tabi ama arkadasim gibi asla degilim, o cok anactir, hemen herkesi sahiplenir, yemekler yapar, misafiri cok sever vs. ben hic sevmem, hic oyle biri degilim ozetle.

sizce kirilmakta hakli miyim? ben erkek arkadasimi kotu sekilde hic kimseyle karsilastirmam, maddi manevi. ona guzel bi sey soylerken olayin donup bana saplanmasi da sinirim bozdu ayrica.

ne dersiniz abartiyo muyum, yaram mi var gocunuyo muyum, yoksa hakli miyim uzulmekte?
0
aferin cok iyi dusunmussun
(19.06.24)
Haklısınız.

Karşılaştırma yapılacak en büyük hata.


Git öyle birini bul o zaman demeniz lazım
0
jülsezar
(19.06.24)
Cevap evet
0
grimavi
(19.06.24)
Hakkısın, erkek arkadaşın öküz. Bence boş bulunmuş ve asıl fikrini ortaya koymuş. Üzüldüm.
0
muhayyer divan
(19.06.24)
Bana böyle şeyler aşırı gözü dışarıdalık geliyor. Arkadaşınızı incelemiş de detaylara dikkat edip aklına kazımış da çok beğenmiş de offf. Ben de dağınıklığı genel olarak sevmem ama eski sevgilimin dağınıklığı bile bayılmasam da onu sevdiğim için sevimli geliyordu gözüme. Salt öküzlük de değil aslında, bugün bunu karşılaştıran yarın başka şeyleri de karşılaştırır ve kendince daha iyi bulduğuna meyleder. Saygısız tiplerle vaktinizi harcamayın.
0
duygusalatasi
(19.06.24)
Siz arkadaşınızı arkadaşlarınızın eşleriyle kıyaslamış olumlu bulmuşsunuz.
Kıyaslamanın kapısını açıp bunu da ona söylemişsiniz.
O da sizden heveslenip kıyaslama yapıp olumsuz bulmuş ve bunu size söylemiş.

Yanlış olan kıyaslama yapmaksa siz de yapmışsınız.
Sonucu söylemekse siz de söylemişsiniz.

Yanlış nerde?
0
Mirket
(19.06.24)
erkek arkadasını kullanıyorsun. adama istediği şefkati vermiyorsun. adam dolmuş en sonunda patlamış.

erkek arkadasım öküz mü diye soracağına acaba kendine mi dönüp baksan acaba sen biraz şey misin diye
0
abelardo
(19.06.24)
siz ona iltifat ederken o sizi üstü kapalı, dolaylı bir şekilde yermiş. siz sorunca da baya itiraf etmiş.

buradaki sorun şu: tabii ki karşımızdaki kişiyi bazı konularda eleştirebiliriz. ama eğer konu kişinin tüm karakterine, mizacına, hayat tarzına, hayata bakış açısına değinen bir şey ise bunu eleştirmek ne kadar mantıklı? üstelik son derece pasif agresif, üstü kapalı bir tutumla. son derece çözümden uzak ve çocukça bir tutum.

eleştirdiği şey sizin biraz gayret ederek değiştirebileceğiniz bir şey değil ki. ayrıca niye değiştiresiniz? dediğiniz gibi bu sizsiniz, sizin benliğiniz.

sevgilimize gerçekten derin bir saygı ve sevgi duyuyorsak ama onun karakterine, hayat tarzına dair bazı hoşnutsuzluklarımız varsa bu konunun yeri ciddi bir konuşmadır. bir kez konuşulur. kişinin değişme yönünde bir gündemi, niyeti, motivasyonu yoksa ya nezaketle o kişi öyle kabul edilir ya da yollar ayrılır.

yani bence bu öküzlük değil, düpedüz çocukluk. çok ayıp.

ben olsam çok soğurdum. benzer birkaç davranışı daha varsa da ayrılık düşünürdüm.

ilişkide x bir davranışı eleştirmek başka, bütün bir benliği eleştirmek başka. ikincisine izin vermeyin.
0
la lykia
(19.06.24)
erkek arkadaşınız bunu durduk yere söylese kırılmakta çok haklı olmuş olurdunuz (benim nazarımda tabii). Ancak kıyaslamayı siz başlatmışsınız. Evet siz olumlu şeyler söylemişsiniz ama bu kıyas yaptığınız gerçeğini değiştirmiyor. Olumlu kıyas yapan olumsuz da yapabilir diye düşünüp o da kendince bi kıyas yapmış. Söyledikleri de sizden içten içe bekledikleri ama göremedikleri şeyler. Bunda bence üzülecek bir şey yok. Kimse mükemmel değil. Zaten "sevgilimin/eşinin hiç eksiği yoktur o ne yaparsa doğru olan odur" bakış açısı yanlış. Önemli olan istenilen şeyler sizin yapabileceğiniz mi yapamayacağınız şeyler mi? Örneğin karakterinize dair beklentileri olsaydı bunlar değişmeyen şeylerdi. Ancak yemek yapmak, temizlik yapmak vs gayet yapılabilecek şeyler. Elbette sadece siz yapmamalısınız sevgiliniz de bu konularda sizinle yapmalı. Yemekleri sen yap, temizliği sen yap, misafirleri sen ağırla diyorsa o adam için hiçbir şey de yapılmaz.

Sorunuza cevap; bu olay nazarında öküz değil. Siz de kırılmakta pek haklı sayılmazsınız. O yüzden fazla üzmeyin kendinizi.
0
ilgeru
(19.06.24)
@Mirket ne biliyim icimden geldi soyledim, ben de farkindayim aslinda dusundugunu soyledigini, uzulmem normal o zaman. sonucta herkesin iliskiden beklentisi farkli, eger oyle biri uygunsa ona, oyle birini bulabilir tabii ki.

@gevezeyazar cok yanlis anlamissiniz konuyu, kim size yemek yapmadi da kizdirdi boyle bilmiyorum ama hakaret boyutuna geldigine gore mevzu baya uzulmussunuz
0
🌸aferin cok iyi dusunmussun
(19.06.24)
Alınmakta haklısınız. Ancak İlişkilerde yemek, evin düzeni falan erkek dünyasında önemli bir geçer akçe.
0
mbond
(19.06.24)
gevezeyazara verdiğin tepkiden anladıgım şu ki epey geçimsiz birisin. erkek arkadasın haklı. patiswiss ceosu gibi birşey canlandı gözümde. acıdım erkek arkadasına. adam içine atmış atmış dolmuş baksana :(
0
abelardo
(19.06.24)
@abelardo hele hele

@la lykia ikimiz de bu olgunluktan cok cok uzagiz ozellikle birbirimize karsi, keske oyle olabilseydik ama o da ben de ne dedigimizi bilemiyoruz ornekteki gibi. bu ikimiz bir araya geldiginde mi boyle yoksa ikimiz de duz denyo muyuz onu bilemiyorum. yine de insan uzuntusune engel olamiyor.

@ilgeru tam olarak bu yuzden ben de emin olamadim, durup dururken soylenmis bir sey degil sonucta. dusundugunu de belirtmis. zaten aslinda uygun da degiliz birbirimize. ama sevgi de var aramizda, hem de guclu bi sevgi. o yuzden de uzuluyor insan.
0
🌸aferin cok iyi dusunmussun
(19.06.24)
Mirket +1. Bence iliskilerde iyi-kotu kiyaslama yapmak guzel bi sey degil. İyi bi yonunu ovecekseniz onun ozelinde ovmek daha mantikli. Bence bunun dersini de almissiniz:) erkek arkadasin da okuz degil ve kirici.

Bu tarz negatif kiyaslamalar(bi nevi memnuniyetsizlik, begenmeme) ve sevgiliye ciddi olmasa da kabaligini ima eden "okuz" gibi kelimeler aranizdaki sayginin yoksunluguna isaret eder. Mesela bizim sevgiline "evet okuz" dememiz sizi rahatsiz etmeyecek mi? Bu da buyuk bi soru.
0
Feriyaanim
(19.06.24)
Yahu adam içine atmış dolmuşsa ya da haklıysa ayrılsın.

Eleştiri var eleştiri var.
0
jülsezar
(19.06.24)
bacim asiret icinde falan yasamiyorsan, cinsiyete gore atfedilen rollere gore yasamadiginda kafana sikmiyorlarsa, tercihine bagliysa bir seyler yemek yapmak, misafir agirlamak YEMEK YAPMAK zorunda degilsin bunu belirtmek zorunda olmak ne komik ve acinasi
arkadasina uzuldum o kadar cabaya karsiliginda ilgisizlik. senin de guzelligin baskadir eminim ama bu karsi tarafin "arkadasina yanlamasina" baska birini "essiz, bir daha bulunmaz boylesi" bilemm nesine sessiz kalirsan isigin yavaas yavas soner bilgin olsun. bazi seyler unutulmaz bastirmaya calisirsin surekli hortlar bi yerlerden bu da onlardan biri olur. sorunlarinin sebebini bulmaya calisirsin ama bulamazsin, oyle bir sey bu. o yuzden kibarca bir bye
0
ala09
(19.06.24)
@mbond evet ben de farkindayim bunun. ama asla oyle olamam, o duvar siler, koltuklarina ortu serer, benim koltugum belki 10 senedir ayni, gunesten rengi solmus ama beni rahatsiz etmiyor. o her gun yemek temizlik ugrasir benim boyle bir gudum yok. yemek yaparim, duzenli temizlik yaparim ama bi annem kadar hamarat asla degilim, o da elbette bundan rahatsiz olabilir veya baskalarini ovebilir ama ne bileyim arkadasim neticede, belki de soyleme sekli sorunluydu bilmiyorum.
0
🌸aferin cok iyi dusunmussun
(19.06.24)
@lambircek kotu bi ifade olmus haklisiniz tabii ki kafasini koparmak istemem ama soru bu degil
0
🌸aferin cok iyi dusunmussun
(19.06.24)
2 kişi de çalışıyorken niye kadından hamarat olması bekleniyor.

Öyle bir beklentideyse öyle birini bulsun.

@geveze yazar Kime karşı 10-0 öne atar bir insnaın yemek yapması? Hangi durumda ? Eş bulurken mi?
0
jülsezar
(19.06.24)
Adam haklı ama öküz.
0
gabe h coud
(19.06.24)
Ayıp etmiş. Erkek adama böyle laflar yakışmaz.
0
numlock
(19.06.24)
Siz beraber mi yaşıyorsunuz? Beraber yaşıyorsanız eğer, erkek arkadaşın yemek ve temizlik yapıyor mu? Yapıyorsa iş bölümü yapsanız güzel olur. Ama bunların hiçbirini yapmayıp senden bekliyorsa yapmayacaksın tabi ki. Bunları kadının görevi olarak gören bir güruh var çünkü inatla yapmayacaksın. Aynı ev içinde yaşayan herkes bu işlerden sorumludur. Eğer geliriniz iyiyse bu işleri yapan kişiler var profesyonel olarak. Yoksa da beraber yapın.
0
rock n roll
(19.06.24)
@dissendium begenmis olabilir arzulamis olamaz sanirim orda bi fark var, kotu niyetli olsa mal gibi soylemezdi diye de dusndum ama kendimi de kandiriyor olabilirim hakli da olabilirsin

@gevezeyazar hashsh yok ama bi an bana neden gerizekali dendi diye bi dusundum. cok iddiali olmamakla beraber tabii ki yemek yapiyorum yani magarada yasamiyoruz, eskiden cok disaridan soylerdim artik o da mumkun olmadigindan yapiyorum bi seyler. ama keyif almiyorum yaparken, sinir geliyor. annem de boyledir, cok guzel yapar ama cok sevmez yapmayi, hakli buluyorum, dakikalarca dogra pisir onu koy bunu koy ortaligi toparla bence bk gibi aktivite

@julsezar sanirim kadindan hamaratlik erkekten de mal mulk beklemek bizim toplumda mevcut bi durum, kadinlara karsi daha agresif sekilde soylenebilirken erkeklere karsi daha caktirmadan yapiliyor herhalde aslinda ayip bi sey oldugu icin
0
🌸aferin cok iyi dusunmussun
(19.06.24)
Adam haksız.

Sen karşılaştırma yaparken olumlu yapmışsın, bunda negatif bir durum görmüyorum.

O ise tamamen öküzlük yapmış. Sen hamarat olmayabilirsin bu ilişkide bir zorunluluk değil. Burada bazı yazarlar yine olayı tersinden anlayıp sana kendini kötü hissettirecek şeyler yazmışlar.

Çok sinirlenmekte haklısın, seni suçlu hissettirmeye çalışanları da takma. Yemek yapmak da atla deve değil burada yazanlar sanki atomu parçalıyor gibi davranmış ama herkes karnını doyuruyor bi şekilde işte, müthiş sofra kurmanın hayatta kimseye artı değer yüklediği yok profesyonel olarak bu işi yapmıyosanız
0
nundu
(19.06.24)
@rock n roll beraber yasiyoruz sayilir, ama ise el surmemesi gibi bi durum yok asla, ben pisiririm o tiplar, o supurur ben silerim, birinin isi varsa digeri yapar, cok beceriklidir. ama soyle bi durum var, cok geleneksel biri bana gore. mesela bize ilk geldiginde ayakkabilarini kapida birakmisim, onu soylemisti misafirin ayakkabisi birakilmaz, birakilirsa da duzeltilir diye. ben de sasirmistim kardes icine anam mi kacti diye ahdhsh onlarin ailesi cok daha derli toplu, bizim biraz kotu bu islerde ama yuzume yuzume soylemesine gerek var miydi bilmiyorum
0
🌸aferin cok iyi dusunmussun
(19.06.24)
1 Arkadasinin yetkin oldugu ve birlikte oldugu kisinin sansli oldugunda hemfikirsiniz. 2 Senin sansli oldugun konusunda degilsiniz cunku o kendini normal goruyor. 3 Senin de istersen oyle yetkin olabilecegin konusunda hemfikir degilsiniz cunku sen o durumda benligini kaybedecegini dusunuyorsun. Anlattiklarin bu sekilde. O halde sen niye kizginsin?
0
osssy
(19.06.24)
Sizin karşılaştırma yapıp eşinizi övdüğüz durumda o karşılaştırma yapıp sizi yermiş. Bence bu sözlüklerde öküz olmanın tanımı olarak yer alabilir.

Çok takılma, kendini de sorgulama. Seni bu üzdüyse üzdü. Bizim üzülecek bir şey yok dememiz neyi değiştirecek ki seni üzdükten sonra.

Ki bu su götürmez öküzlük. Yani yarası olmakla falan hiç alakası yok. Kabalık resmen.
0
zimbirik
(19.06.24)
@geveze yazar

Denişsiniz ki "yemek yapmayı bilmem o yüzden 1 hafta sonra karnımı doyurcam diyemezsin"

Siz partnerinize yemek yapıyor musunuz? Yapmayınca size bağırılıyor mu mesela neden yemek yapmadın diye, veya yüzünüze duyuru sahibine yapıldığı gibi çemkirildi mi?

Şunu anlamıyorum, yemek yemek her insanın kendi temel ihtiyacıyken neden erkekleri doyurmak kadınların göreviymiş gibi görülüyor? Biz vakitten ve enerjimizden tasarruf etmek için kolay yemekleri seçince de "bana bakmıyorsun" diyenleriniz çok. Hatta sizin gibiler "farklı bir zeka geriliği" gibi bir hakaret edebiliyorsunuz. Gidin kendi karnınızı kendiniz doyurun arkadaşım ne bitmez tükenmez zeka arayışınız varmış.
0
muhayyer divan
(19.06.24)
Okumadım daha doğrusu okumaya verecek kafam yok. Yine de kadınlar ikili ilişkilerde ciddi derecelerde bencil olduğu için haksızsın diyorum.
0
pavlis
(19.06.24)
@geveze yazar, kadinin 3 kez bosanmasi yemek yapmamasindan dolayi mi? Eger oyleyse o kadin zaten oyle birisi oldugunu belli etmistir. Bunu bile bile evlenen erkeklerde asil zeka geriligi varmis. Kimse evlenince belki yemek yapar, evlenince degisir kafasiyla evlenmez eger iq su tek haneli degilse. Umarim kadin bosanmistir ucunde de.

Yemek yapmamak ne zamandir zeka seviyesini belirleyen bi kriter oldu ki bu da komik ayrica. Yemek yapmayi bilmem o yuzden 1 hafta sonra karnimi doyurcam demiyordur, siparis verecegim ugrasmayacagim diyordur. Sanki atomu parcaliyoruz yemek yaparken aq +1

Bu yemek mevzusunda seni suclu hissettirenlerin yorumlarini dikkate alma +1. Ama erkek arkadasina da bizim gibi yabancilar tarafindan yine de okuz dedirtme gerekiyorsa ayril.
0
Feriyaanim
(19.06.24)
@aferin cok iyi dusunmussun, ikiniz de tam zamanli islerde calisiyor muydunuz? Adam muhtemelen cesitli ev isleri yapmis ama icten ice size kurulmus. Sonra boyle bir ornek cikinca size yansimis konu. Bu konunun erkek dunyasindaki eslenigi, erkege iyi kazanmiyorsun, eve yeterince gelir saglayamiyorsun diyen kadin.

Siz tabii ki ev isleri vs yapmak zorunda degilsiniz kimseye, herkes calisiyorsa hakkiniz da yapmamak, o da istemiyorsa yardimci tutarsiniz. Buna gelemiyorsa da ayrilir bu kadar basit. Bu arada bizde esim calismiyor, ben kendi arkami toplamak disinda ev isi yapmak istemiyorum aslinda, ama coluk cocuk vs yapmak gerekiyor, yapiyorum bazen.
0
mbond
(19.06.24)
@geveze yazar

Herkes kendi iyiliği için öğrenmeli evet ama konumuz kendi iyiliği için yemek yapan ve hayatı sevgilisiyle paylaşan erkeğin bunu şanssızlık olarak görmesi, onun için dile getiriyorum. Bunu işaret ederek "farklı bir zeka geriliği" deseydin olurdu da, doğrudan "yemek yapmayan kadınlarınki farklı bir zeka geriliği" dediğin için tepki gösteriyorum.

Kaldı ki kendisi yemek yapmayı çok iyi bilen ama evde karısı yorgunluktan yemek yapmadığı için duvarları titretecek kadar bağıran erkekler biliyorum, emekli olmuş oturmuş falan. Bu kafayı değiştirmek lazım. Yani kadınların çalışıp para kazanmasını istiyorsa erkekler.
0
muhayyer divan
(19.06.24)
"ben erkek arkadasimi kotu sekilde hic kimseyle karsilastirmam"
iyi bir şekilde de karşılaştırmama üzerine düşünebilirsin.
0
WithWorth
(19.06.24)
Bence herkes yemek yapmayı bilmeli. kadını erkeği yok. Ben erkeğim yemek yapmasını bilmiyorum diyelim sürekli karım yapsa sence hoş olur mu? Yemekler beraber yapmalı kadın,erkek.Banada hiç yemek yapmasını bilmeyen kadınlar garip geliyor. Erkek arkadaşınız içine atmış belli. yazdıklarınızdan dolayı söylüyorum dağınık biri olmak, yemek yapmayı bilmemek negatif duygular yaratabilir karşı tarafta.

Bence haksızsınız.
0
komando kani var bende
(19.06.24)
Anam bu site yuva yıkar. Üzüldüğünü söyle mutlaka ve konuyu daha derin konuşun derim.
0
sekizdokuzon
(19.06.24)
Erkek arkadaşınız evet öküz ama asıl dert etmeniz gereken mesele bu değil.

Erkek arkadaşınız sizin alışkanlıklarınızı beğenmiyor. Bunun şimdi ortaya çıkması ise sizin için bir şans (evlenmiş de olabilirdiniz). Bence oturup düşünün neyi ne kadar değiştirmek istiyorsunuz, istemiyorsunuz, onun istekleri sizin için ne anlam ifade ediyor vs. Ona göre de sonra erkek arkadaşınızla konuşun. O da oturup düşünsün, çünkü bence de gözü dışarıda biraz. Konuşurken ne kadar kırıldığınızı, neden kırıldığınızı da ifade edin.

Ben olsam gerçi düşünmeden fişini çekerdim.

Ayrıca sizin de mis gibi bir kişiliğiniz var, gelmişsiniz arkadaşınızı övüyor, gıpta ile bahsediyorsunuz, hatta hak ettiği değeri görmediği için üzülüyorsunuz. Kıskançlıktan geberiyor da olabilirdiniz. Erkek arkadaşınız da bulamaz öylesini.

Ve de ayrıca: arkadaşlar kafayı mı yediniz tabiiki kendini doyurabiliyor bu kişi, sadece hamarat değil, hamarat olmak zorunda da değil.
0
orangesandsea
(19.06.24)
Hocam hamarat ev kadını istiyorsa seviliniz, öyle birini bulmakta özgür. Sizin neşenizi alıp götürecek biri gibi sevgiliniz. Buraya sormayın bu konuları. Burası erkek ağırlıklı bir ortam ve çoğu eşlerinden saçma beklentileri yüzünden mutlu bir ilişki yaşayamayacak, her fırsatta evden kaçacak koca adayı. Sorunun kendi davranışlarında ve kadına yükledikleri saçma görevlerin kadınları getirdiği durumda olduğunu asla farketmeyecekler.
Bu yüzden buradan yorum almayın. Bu insanların kendine zaten faydası yok, olmayacak.
Karşılaştırmanın kapısını siz açmışsınız diyenlere hiç katılmıyorum. O zaman yapılan her iltifat bir değerlendirme ortamı oluşturur ve iltifat ettiğimiz durumda yergi ile karşılaşmamız olası ve normaldir demeliyiz. Yok öyle bir şey.

Ev hanımı isteyen partner ev hanımı bulsun. Sizin hayat neşenizi, mutluluğunuzu çalmasın bir zahmet.
Üzülmekte haklısınız. Ama hatasını anlamayacak biri varsa karşınızda kısa yoldan yol verin. Bu davranışlara okey olmayın. Hiç bir kadın olmasın.
0
zimbirik
(19.06.24)
Erkeğim. Erkek arkadaş öküz.
Benim hanım beni sürekli över çünkü kendi babası ve en yakın arkadaşının nişanlısi iliskide hoduk. Dün bana anlatiyordu klozette sorun var, bir panjurda sorun var. 1 haftadir hiç bir şey yapılmamış diye. Diyordu sen olsan kafayi yerdin, hemen çözüm bulmaya çalışırdin diye.
Buna verilecek cevap karsilastirma yapıp elestiri yapmak değil. "O kiz da iyi kiz o çocuk yanlış yapıyor" deseydi muhabbet olurdu.

Bunu ben hanıma yapsam bicaklar heralde.
Bu arada hanim heralde çoğu kisiden iyi yemek yapar (isi bu bir nevi). Ama benim ailemdende onun ailesinde de yemeği baba yapar. Yani kadın güzel yemek yapmali falan öyle çok da gerekli bir şey değil.

Konuşun. Kendinize saklamayin. Çok derdi varsa bu konuda su akar kendi yolunu bulur.
0
logisticsmanager
(19.06.24)
20 li yaşların başında, okulda bir kız arkadaşım vardı. Evde yatağını annesi toplarmış, bunu böbürlenerek anlatırdı, yağa yumurta kıramam ben, hiiiç işim olmaz derdi. Uzuuun yıllar sonra karşılaştık. Kafa çok hafif değişmiş. Çok ilişkisi olmuş, çok ciddi yöne doğru gidenler olmuş. Ama demişti, bir yerden sonra ilişki tıkanıyor, terkediliyorum, nedendir, anlamıyorum.

Hayat bir koşturma. Bu koşturmada herkese roller biçilmiş. Yolda lastik patlamış da adam çocukla ilgileniyor, kadın lastik değiştiriyor gibi bir manzara hiç görmedim ben. Ailecek gidilen bir yolda benzin şuraya kadar yeter, şurdan benzin alırız, şurada da iyi bir mola yeri vardı diye düşünen kadın da görmedim. Bu sitede hiç, bulaşık makinesi su kaçırıyor, tamirci çağırmadan nasıl hallederim diyen kadın sorusu yoktur mesela.
Anlarım kadın da erkek de çalışıyordur da evdeki işlerde biri iş yaparken öbürünün yatması olayı uygunsuz denir. Ama kişi hayatın kendine biçtiği rolün sahibidir, diğeri onun yardımcısı olur ancak.

En başta verdiğim örnekteki arkadaşım sorunun nereden kaynaklandığını bulamamış ama sen şanslısın. Erkek arkadaşın bir yolunu bulup sorun olacak şeyi dile getirmiş. Dediğim gibi. Hayat bir koşturma. Kimse yanına kimseyi biblo diye almaz. İlişki bir yere kadar gider. Sonra erkek düşünür. Nereye kadar diye.

Bence 'Öküz mü?' diye düşünme de, Çoluklu çocuklu bir ailede, erkek kişisinin seni konumlandıracağı yere uygun musun onu düşün.

Bir de bir arkadaş çok güzel söylemiş. Erkek arkadaşına 'Öküz' dememiz seni mutlu edecek idiyse zaten o ilişkiyi iyi bir sorgulamak lazım.
0
Mirket
(19.06.24)
Neredeeen nereye.
1940'lı yıllarda dedem anneannemden boşanmak için, ev işlerinde beceriksiz olduğunu ileri sürmüş.
Hakim de "kadın hizmetçi değildir, insan tutup yaptırabilirsin" deyip boşanma işlemi yapmamış.
Yani böyle hakimler varmış bir zamanlar.
Ama yüzyıllardıe erkek eşlerin zihniyeti değişmemiş.
Bence sorunuzun yanıtı evet.
Sizi olduğunuz gibi kabul etmemiş ve iş paylaşımında gönülsüz olduğunu ağzından kaçırmış. İyi ki de kaçırmış.
0
pro9it9is9
(19.06.24)
Yazık olmuş dedeye.
Evlenmeye karar verebiliyor. Boşanmaya karar veremiyor.
Bir Hakim 'Hayır' dedi diye bir ömür istemediği bir insanla yaşamak zorunda bırakılıyor.
0
Mirket
(19.06.24)
zit kutuplar birbirini ceker. bence ayni tip iki insanin birliktelik yasamasi cok sikici.
ben de bu yuzden gittim zittimla evlendim ehuehu.
0
cooperr
(19.06.24)
Cevapları bir yerden sonra atlayarak okudum. Ondan sonra da komple bıraktım. +1 vermediğim için kusura bakmasın diğer kişiler @mirket ve @abelardo +1

@ala09'un bakışıyla yaklaşacaksak ilgisiz erkek arkadaşları sebebiyle arkadaşların ne kadar şanssızsa, erkek arkadaşın da o kadar şanssız.

Zaten bunun lafını etmiş. Yani belli ki adam pervane oluyor etrafında ama karşılığında beklediğini belirttiği tek şey "ilgi görmek" onu bile göremiyor. Buna rağmen iletişimi kesip bu duyurudan anladığımız kadarıyla "hak ettiği gibi birini" bulmak yerine bu duyuruda görmediğimiz sebepler ile sevdiği için rahatsız olduğu konuyu belirtmiş.

@geveze yazar +? Kimse düzenli olmak ya da yemek yapabilmek zorunda değil ama bunları yapmayıp üstüne bunlarla övünmek ve "ben böyleyim" demek cinsiyetten bağımsız olarak saygı duymadığım bir konu. Yani duyurunun kendisinde tam olarak böyle denmemiş o yüzden "?" ile bıraktım ama arada öyle bir açıklama varsa "?" yerine "1" yoksa "0" koyabiliriz.
0
nawar
(19.06.24)
vay amski "ayda 40 MİLYAR kazanan kadınlar, bulaşık makinesi tamir etmeyen KADINLAR" neler okuyorum ahhhhh işte bu yüzden yemek yapmamalıyız kızlar böyle kudurabiliyorlar unbelievable but gerçek....
0
ala09
(19.06.24)
40 milyar yazan insanların yorumlarini okurken harcadigim 1,5 dkyi geri istiyorum :(

Bu munferit bı olaysa öküzlüüne denk gelmiş. Konuşur çözersiniz. Genel olarak içini giciklayan davranislari/ tavırları varsa daha detaylı düşünmek gerek

Kimse hiçbir işi yapmak ZORUNDA değil. Böyle bir şeyi kabullenme, normallestirme
0
abuzer
(19.06.24)
kimse dememiş. ayrıl coco.
0
art cat chocolate
(19.06.24)
Erkek arkadaşınız öküz mü bilemeyiz ama bu davranışı öküzce olmuş. Üzülmekte haklısınız. Açık açık konuşmanız gerekir bu konuyu.

Ayrıca orangesandsea +1

Bu arada duyuru'da cevap kalitesinin en kötü olduğu sorulardan birisi bu herhalde. Ona da ben üzüldüm biraz.
0
pispinti
(19.06.24)
Nolmuş burda ya :D

Ben haklısınız demeye geldim. Sebebi şusu busu önemli değil. Benim sevgilim benim arkadaşımın sevgilisi için "esas o şanslı öyle biriyle beraber, bulamaz onun gibisini hak etmiyor" dediği yerde ip kopar. Bu kadar karmaşık değil bence konu.

Yani bence burda mevzu tek tek olayların hiçbiri değil. Ya erkek arkadaşınız aranızdaki ilişkiye güvenmiyor ve "zaten evleneceğimiz falan yok" kafasında zaman geçiriyor ya da ağır öküz. Artık orası sizin bileceğiniz iş. Ben her iki halde de vakit kaybetmezdim.
0
akhenaten
(19.06.24)
Benve herkes kazanci kadar konussun evde. Ev hanimlari konusmasin bu durunda
0
lapaz
(19.06.24)
duyuruda tartışan erkekleri takma. nicklerini biliyorum, ergen, aşk acısı çekiyor ve biraz ezik tipler.
kimseye yemek yapmak zorunda değilsin ve erkek arkadaşın bir öküz. bu adamı bırak çünkü öküzlükten ziyade seni sevmiyor, duyuruyu da dinleme. duyurudaki erkek profili çok kötü.

edit: ayy aylık 40 MİLYAR okurken kahkaha attım :D bari 80 deseydin yahu 40 asdfsdf.

ek olarak ben de son derece savruk, dağınık ve yemek yapmayı sevmeyen biriyim. eşime arada bir takılırım keşke hamarat olsam daha mı çok severdin diye. cevabı her zaman "yemeği de temizliği de parayla satın alabilirim ama bir tane daha senden bulamam" olur.
0
kaptan maydanoz
(19.06.24)
Erkek arkadaşınız kendisini enayi gibi hissetmiş.

Ulan herif öküz, sevgilisi el üstünde tutuyor. Ben bizimkine ağzımla kuş tutacam, her şeyini ince düşünüyorum ama bi o herifin gördüğü ilgiyi, alakayı göremiyorum yine de demiş kendi kendine ve helal olsun senin yüzüne de söylemiş. İçinde tutsa daha büyük bir yara.
0
air
(20.06.24)
Sevgiliniz biraz öküzmüş, çünkü bu onun için bir problem ise bu şekilde söylenmez daha normal bir şekilde belirtebilirdi. Arkadaşınızla karşılaştırmadan yani. Bu kadar mutsuzsan, değer görmediğini hissediyorsan neden bu ilişkinin içindesin o zaman diye sorulur adama. Sonuçta o yetişkin bir insan, zindanda zincirlemediniz diye tahmin ediyorum. Konuşularak halledilebilecek bir konu konuşulmayıp içe atıldığı için böyle saçma bir yerden çıkmış sanki.

Onun dışında cevapların bazıları çok eğlenceli. Ayda 40 milyar kazanan kadın zaten kara para aklama falan yapıyordur, 6 sıfır atılalı neredeyse 20 yıl olacak. Onun başka dertleri vardır. Bir de herkes hayatın kendine biçtiği rolün sorumlusuymuş. Yani benim kadın olarak görevim bir erkekle evlenip çocuk yapmak, zira toplumumuzun bana biçtiği rol bu. Ama ben eşcinselim ve çocuk istemiyorum bunu ne yapacağız?

Ayrıca burada soru soran kişilerin cinsiyetini nereden biliyorsunuz da kadınlar şöyle soru sormuyor diyorsunuz? Daha çok olan insanların sorulan sorunun çeşidine göre cinsiyete karar verip ona göre muhabbet etmesi. Benimle de erkekmişim gibi konuşanlar oluyor, ben de cevap yazıyorum konu öyle kapanıyor yani. Her saniye benim cinsiyetim bu diye bağırmıyoruz, burası görece anonim bir internet ortamı.

BÜDÜT: Aslında bu soruya cevap yazarken gereksiz olduğunu düşünmüştüm ama bayram malum aile ziyaretinde erkek akrabalardan garson muamelesi görünce bazen ekstra bir asabilik geliyor.
0
peki madem
(20.06.24)
bi kek yapıver adama canı çekmiş
0
duyurukullanıcısı
(20.06.24)
Erkek arkadaşın ve sen ayrı dünyaları insanlarısınız. Bunu hala farkedememiş olman üzücü, ama neyse ki bunlar hep tecrübe. Yok yemek, yok misafirin ayakkabısı. Anasından gördüğünü, arkadaşlarının ve çevresinin onayladığını istiyor, öyle bir kadın arzuluyor. Ancak bunu sizinle açık açık konuşamayacak kadar da silik bir kişiliği var maalesef. İçindeki "kadın dediğin" ile başlayan cümleleri henüz seslendiremiyor ama yavaş yavaş bunların sayısı artacak haberiniz olsun.

Burası söylendiği gibi tavsiye almak için pek de uygun bir yer değil. Sözlükte de burada da ataerkiden başka bir ses duyamazsınız. Gencecik insanlardan iç anadolu köylüsü kalibresinde yorumlar çıkıyor. Bunun sebebi de maalesef son 20 yıldaki ekonomik çöküntü. Aile evlerinden ayrılamayan, ne üniversitede ne de sonraki yaşamında bu bağı ekonomik sebeplerle de koparmayı becerememiş gençler birey olmayı da başaramıyor. Bireyselleşme gerçekleştirilemediği için de ailesinin, içinde bulunduğu mikro toplumsal yapının bir kopyası olmanın ötesine geçemiyor.

Özet: erkek arkadaşının taleplerini, onu neyin mutlu edeceğini samimi bir şekilde konuş, bunların sana ne kadar uyup uymadığına bak ve kararını ver. Çok zor bir karar olmayacak.
0
thracia
(20.06.24)
yuh butun duyuruyu toplamis soru. herkes guzin abla, guzittin abi.

cevap: bence manda.
0
ermanen
(20.06.24)
Öküz olsa yine neyse de hayatında istediği kişi sen değilsin.
0
asteriks
(20.06.24)
lol 40 Milyar
0
zimbirik
(20.06.24)
Aferin sana :) bence sen eltilerini, görüncelerini falan çağır. Çayla bir güzel yersiniz.
0
zimbirik
(20.06.24)
jülsezar
(20.06.24)
şimdiye kadar paylaşılmamasına şaşırdım ve bana kısmet olduğu için mutlu oldum :D
0
jülsezar
(20.06.24)
çok fazla ev işi ve yemek yapmak üzerinde durulmuş ancak bu bana biraz yorum olarak geldi. erkek arkadaşınız bence sizin ona karşı genel tutumunuzu kastetmiş. arkadaşınızın eşi ''hödük'' olduğu halde karısı gözünün içine bakıyor (sevgilinizin gördüğü bu), ama o size karşı çok alakalı olduğu halde bu ilgiyi göremediği için alınmış. siz de bunu gördüğünüz halde böyle olmanız sonucunda da kullanılıyor hissetmiş. aktarım şekli doğru/ yanlış buna bir yorum yapmayacam (ben bir ufak patlama anı olarak görüyorum) ama durum bu.
0
air
(22.06.24)
(2)

Kedi cinsiyeti ve sevdirme hk. bir soru

duygusalatasi
Tekir sokak kedilerim var düzenli olarak beslediğim. Erkek olanlar aşırı sırnaşıkken dişi kediler istisnasız kendini asla sevdirmiyor. Bazıları bebekliklerinden beri 2-3 yıldır beslediğim çocuklar yani alışmama durumları da yok. Az önce yine aynısını yaşadım. Erkek olan yüzüme ağzını, burnunu sürttü
Tekir sokak kedilerim var düzenli olarak beslediğim.

Erkek olanlar aşırı sırnaşıkken dişi kediler istisnasız kendini asla sevdirmiyor. Bazıları bebekliklerinden beri 2-3 yıldır beslediğim çocuklar yani alışmama durumları da yok.

Az önce yine aynısını yaşadım. Erkek olan yüzüme ağzını, burnunu sürttü. Her yerimi yaladı, bir göbeğimde takla atması eksik kaldı ama dişi olan iki kardeşine elimi uzatsam tıslıyor ya da kaçıyor. Elime doğdunuz siz benim diye cırlamak istiyorum kendilerine.

Cinsiyete göre bir sebebi var mı bunun? Ya da mahallemdeki dişi kediler mi çok haşin?
0
duygusalatasi
(19.06.24)
Dişiler zaten genelde kaprisli olur, elletmez kendini. Hele sokakta olanlar iyice savunma odaklı yaşadıkları için daha bir hırlayabilirler. Bir de dişilerin peşinde erkekler gezerken çiftleşicem çiftleşmeyecem kavgası olur ve yaralanırlar sık sık. O yaralardan dolayı da elletmezler kendilerini.
0
muhayyer divan
(19.06.24)
Siz kadın olduğunuz için(eski duyurularınıza baktım sapık değilim) erkek size ,kokulardan feromonlardan vs dolayı ilgi gösteriyor olabilir
0
jülsezar
(19.06.24)
(9)

Eşimle şu diyaloğumuzda sizce kim haklı

psmstc
Şehirdışına ablasını ziyarete geldik. Arkadaşının kınasına düğününe katıldık. Kısa bir çift oturması yaptık. Bugün aynı arkadaşı yine çift oturması yapalım demiş onu söyledi ben biraz gezelim daha dün buluştuk dedim. Demez olaydım... Suratlar asıldı nefret dolu bir bakış. Klasik rutinimiz bu şekilde
Şehirdışına ablasını ziyarete geldik. Arkadaşının kınasına düğününe katıldık. Kısa bir çift oturması yaptık. Bugün aynı arkadaşı yine çift oturması yapalım demiş onu söyledi ben biraz gezelim daha dün buluştuk dedim. Demez olaydım... Suratlar asıldı nefret dolu bir bakış. Klasik rutinimiz bu şekilde.

Sonra ablası bir akrabasına gidiyordu. Dönüşte bir gezmelik bir yakın yere uğrayabiliriz diyerek. Son dakika siz de gelin dedi. Eşim Kendisi ben kısa sürede çocukla hazırlanamam dedi. Sonra bana döndü sordu. Ben de daha önce gittik zaten o gezmelik yere şart değil dedim.

İki saat sonra surat asma seansı devam ediyor. Ve diyorki buraya evde oturmaya bireysel zaman geçirmeye mi geldik. Ablalarla gidebilirdik. :)

Sizce yaşadığımız iletişim problemi nedir? Kim haklı?

Sonra ben de veryansın edip söylenip evden çıkıyorum. Nefret dolu davranıldığını hissederek. Sonra ağlama bağırma krizleri...
0
psmstc
(19.06.24)
Ben evli değilim ama çevremde baktığım zaman kadınların dediği oluyor artık. Yapacak birşey abicim kadınların dediğini yapmak lazım ama her söyleneni değil kırmızı çizginizde olacak.
0
komando kani var bende
(19.06.24)
'Ya benim dediğim olur, ya surat asarım.' durumunda 'onun dediğini yapıvereyim' derseniz zaman içinde onun kuklası olursunuz. O kendini evrenin merkezine yerleştirir. Size onun yörüngesinde bir uydu olmak düşer.

Onun suratına siz sinirle cevap verirseniz zaman içinde evlilik yıpranır.

En güzeli baştan yüz vermemek ama hır da çıkarmamak. Sinirler yatışınca 'şu konuyu bir konuşalım.' deyip çözüme kavuşturmak, tekrar etmemesini sağlamak.
0
Mirket
(19.06.24)
her yere mirin kirin edilecekse niye gittiniz ben de anlamadim
0
ala09
(19.06.24)
Henüz dengeniz oturmamış gibi geldi bana. Bir de ablanın arkadaşının kınasına gitmek neden onu anlamadım, siz de mi arkadaşsınız? Sanki gereksiz bazı teferruatla enerji ve tahammül kaybediliyor da sabırlar tükeniyor gibi geldi.

Bir de ablayı ziyarete gitmişsiniz neden sürekli dışarı ve başkalarına gidiyorsunuz anlamadım. Hadi dışarı gidilir de ablayla gidilir, birlikte vakit geçirilir, bu başkalarını işin içine karıştırmak nedir?

Karı koca tercihleriniz pek uyumlu değil gibi, biraz da bunu gördüm. Ama tepkiler şiddetli, anlamıyorum fermuar usulü (bir sen bir ben usulü) uyumlu olmak o kadar zor mu?
0
muhayyer divan
(19.06.24)
Partnerinizin isteklerine çok karışıyorsunuz.
Aile ziyareti için bi yere gidildiyse, kimin ailesinin yanına gidildiyse o zaman o katılım gösterilexek etkinliklere karar verir.

Arkadaşıyla ikinci kere takılmak istediğinde reddetmişsiniz, 2. Kere takılmamışsınız. Bu defer partneriniz istediği şeyi söyleyememiş size “ablamlarla gidelim” diyememiş çünkü muhalefet oluyorsunuz.

Aranızda iletişim problemi olmuş. Karşınızdaki kişi beklentisini ve isteğini son olayda size söyleyememiş çünkü bir öncekinde garip bi şekilde reddetmişsiniz.

Tabi ki partnerinizin tanıdıklarının olduğu bir ortama gidiyorsanı partneriniz kimle takılmak istiyorsa onla takılırsııız. Çünkü onun özne olduğu bir ortamdasınız. Onun tercihlerini önceliklendirmelisiniz.

İleride bi gün sizin ailenizin olduğu bir yere giderseniz o zaman o sizin isteklerinizi önceliklendirerek hareket eder.

Konu iletişim problemi ama bence sizin yüzünüzden oluşmuş.
0
zimbirik
(19.06.24)
zimbirik +1
0
jülsezar
(19.06.24)
1. olay ortada

2. olay
"Eşim Kendisi ben kısa sürede çocukla hazırlanamam dedi. Sonra bana döndü sordu."

sizden yardım istemiş hazırlanmak konusunda, oralı olmamışsınız

ev-çocuk işlerinde paylaşımı adaletli yaparsanız esas sorun çözülür gibi
0
bir soru sorcam
(19.06.24)
sadece şikayet var bir çözüm ve uzlaşma çabası yok. sorun ortada değil mi? soruyor hayır diyorsunuz küsüyor. bu kısır döngü siz sadece hayır dedikçe böyle devam eder. "oraya daha önce gitmiştik gel şuraya (daha önce gidilmemiş bir yere) gidelim." deseniz hiç sorun kalmayacak sanki. ama sürekli muhalefet ederken sorun ne demek de ne bileyim... ben de anlamadım madem sadece evde oturacaktınız niye gittiniz oraya :)
0
in vino veritas
(20.06.24)
İn vino ve zimbirik +1
0
Kediyi üzdün
(20.06.24)
(22)

(Özellikle Türkiye'de) İnsanlar Bilimdışı/Akıldışı İnançlara Nasıl Kayıyor?

pantepember
Nasıl bir süreçle gerçekleşiyor bu, merak ediyorum.Çevremdeki neredeyse herkes şifa, kuantum, enerji, evrene mesaj, astroloji, reiki, aile dizimi, homeopati gibi abidik gubidik her şeye inanıyor. Biz aynı eğitimlerden geçmedik mi? Ben, ve az bir avuç ben gibi insan, neden böyle değiliz? Neden akılcı
Nasıl bir süreçle gerçekleşiyor bu, merak ediyorum.

Çevremdeki neredeyse herkes şifa, kuantum, enerji, evrene mesaj, astroloji, reiki, aile dizimi, homeopati gibi abidik gubidik her şeye inanıyor. Biz aynı eğitimlerden geçmedik mi? Ben, ve az bir avuç ben gibi insan, neden böyle değiliz? Neden akılcı düşünceye, şüpheciliğe, bilimsel yaklaşıma sahibiz? Kime ne oldu da böyle ayrıştık?

Bu insanlar nasıl böyle bir dönüşüm geçirdiler?

EK1:
Mesela, eskiden din vardı bunun yerine, ama insanlar (bazı nedenlerle) dinden soğudukları için oluşan boşluğu bunlarla mı gidermeye çalışıyorlar?

EK2: "Eskiden din vardı, ne güzeldi" demek istemiyorum. Tanrı ve özellikle din akılcı bir insanın inanmayacağı kurgular.

EK3: @abelardo'ya cevap olarak: ben sıradan bir eğitim aldım. Düz ilkokul, düz ortaokul, düz lise, düz üniversite (mühendislik). Özel bir eğitimim kesinlikle yok.

Ek4: Gelen cevaplar yalnızlığımın kanıtı gibi oldu maalesef.
0
pantepember
(18.06.24)
hocam sanki eskiden herkes bilimin ışığnda yol alıyormuş gibi sormuşsun, dönüşüm geçirdiler diyerek.

nazar kurşun döktürme, fala inanan insanların devamı işte. e bir de refah olmayınca, insanlar sığınacak yer arıyor.
0
jülsezar
(18.06.24)
Saydıklarınızın çoğuna inanmasam da bilim dışı/akıl dışı olarak değerlendirilen bazı şeylere inanıyorum sanırım. Nasıl böyle şeyler düşünmeye başladım diye kafa yordum biraz çok net olmasa da sanırım biraz çevre ile ilgili. Bir de ben çok muhafazakar olmasam da müslümanım ve türkiyede bu durum sanki iki kampa ayrılmış gibi geliyor, nasıl anlatsam bilemiyorum ama "bilime inanan" insanlar sanki bilime bir dinmiş gibi yaklaşıyorlar gibi geliyor. Sözlükte okuduklarımdan hep böyle anlıyorum ve ben olayın diğer tarafında kaldığımdan komplo teorilerine inanma eğiliminde oluyorum. Bana göre abartılı olmayanlara tabii.

Bir de şu kısa ömrümde bile "bilimsel" olan şeylerde değişiklik oldu. Tabii belki herkes mutabık değildir bilemiyorum. Zaten bilimin doğası gereği bugün kötü olan şey yarın iyi görülebilir.

Kısaca 90'lara dönelim. Hayvansal doymuş yağlar kesinlikle kötüydü, çiftlikten alınıp evde pişirilen süt kötüydü. Oruç tutmak (islami veya değil farketmez, 2 kez yemek yemek de diyebiliriz) kötüydü. Bunlar hep bilimsel görüşlere dayandırılıyordu. Algılarımıza bir örnek vereyim. 2007 yılında üniversitede bölüm başkanı ders esnasında "bence çiftlikten alınıp evde yoğurt yapmak daha iyi" dedi, ben devletin okulunda bir öğretmenin bunu demesine şok oldum. Bugün büyük çoğunluk bunu normal görüyor. Oruçla ilgili ramazan öncesi tüyolar verilirdi, orada hep "çok sağlıksız ama hadi bunu mümkün olduğunca sağlıklı yapmaya çalışalım" tadında anlatılırdı. Bugün aynı durum aşılar için de geçerli, sanıyorum bilimsel olarak doğru olanın aşı olmak olduğunu düşünüyorsunuzdur. Bende buna doğal olarak e abi zamanında tereyağı kötüydü, şimdi iyi oldu, yarın da aşı kötü olabilir diyorum. Tabii bunlar bilimsel açıdan hep normal şeyler, zararlı olduğu kanıtlanırsa bilimsel olarak zararlıdır.

Kusura bakmayın çok dağınık oldu, hafiften konudan da saptım. Özetle bilimsel yaklaşıma bir garezim olmasa da, bazen çok güvenemiyorum.
0
mbond
(18.06.24)
@mbond selam,

"Bir de şu kısa ömrümde bile "bilimsel" olan şeylerde değişiklik oldu."
Her gün dünyayı daha iyi/doğru anlıyoruz. Bu da bilimsel yaklaşımla elde edilen sonuçları değiştirebiliyor. Kusurları da olsa bilim özeleştiri yapıyor ve ilerliyor. Bilim dışında ne var bu özellikler taşıyan? Hiçbir şey. Bilim kadar isabetli ne var elimizde? Yani en iyi çalışan aracımız bilim.

Oruç hala kötü bir şey. Onca zaman susuz kalmak zararlı. Aralıklı oruç (intermitent fastin) başka bir şey. Onda enerji kısıtlaması var. Enerjisi olmayan her sıvı içilebiliyor.

Şimdi zararlı bulunan bir şeyin bir zamanlar yararlı bulunması (veya tersi) bilimin çalışmadığını mı gösterir, yoksa bilimsel çalışmaların yetersiz yapıldığını mı, yoksa politikacıların ahlaksızlığını/vurdumduymazlığını mı, teknolojinin yetersizliğini mi? Bunların hepsi mümkün. Bilimden ne bekleniyor, anlamış değilim. İnsan ürünü olan bir şey bu. Bilimle bir anda evrenin sırrının çözülmesi mi? Kusurları olabilir, zamanla gelişir vs. Bu arada buna "ya hep ya hiç safsatası" deniyor literatürde.
0
🌸pantepember
(18.06.24)
mbond

sizin verdiğiniz örnekler ile pantepemberin verdiği örnekler aynı kulvarda değil bence.
astroloji vs tamamen zırva.

sıcakta o kadar susuz kalmak zaten zararlı

dinle enerji reiki astrolojinin ilgisi yok hocam zaten
0
jülsezar
(18.06.24)
İnsanların inanç ihtiyacından ileri geldiğini düşünüyorum. Bence de geleneksel dinlere olan ilgi azaldı, azaltmaya devam ediyor. Bilim bir insana nasıl yaşaması gerektiğini söylemez ya da insan hayatında çok önemli yeri olan iyilik, kötülük, aile, aşk, evlilik, hak gibi kavramları açıklamaz. Bunları anlamdirmak için din vardı bin yıllardır, şimdi o da çekiliyor sahneden. İnsanlar canhıraş new age akımlara,.uzak doğu dinlerine, spiritüalizme yöneliyorlar. Ama ben bunun böyle kalacağını da düşünmüyorum, bir geçiş dönemi bu. Bugünün insanını çok da avutmaz gibi geliyor bütün bu öğretiler. Buradan felsefe, sosyoloji, tarih, psikoloji okumaya geçeceğiz diye düşünüyorum.
0
sekizdokuzon
(18.06.24)
@jülsezar evet, "dönüşüm" kelimesi uygun olmamış gibi. Şunu kastettim: Böyle adetlerimiz yoktu. Onun yerine islami versiyonları vardı, senin de dediğin gibi kurşun vb. Ne oldu da bu (sanırım) uzakdoğu hurafeleri bu topluma nüfuz etti?

Daha geniş sorarsam: Neden bazıları akılcılığı seçerken diğerleri (ezici çoğunluk) akıldışılığı seçiyor/buyur ediyor?
0
🌸pantepember
(18.06.24)
hocam etkileşim arttı, herkesin her şeyden haberi var. sosyal medyanın ilgisi var. biraz da hobi gibi. dinle ilgisi olmadığı için seküler tayfanın da hoşuna gidiyor bu tarz şeyler. ben reiki 1. seviye şeysine katıldım. lan harbi çalışıyor mu diye, çalışmadı.

aslında bu tayfa bunları hobi olarak yapıyoruz, biz de bunla eğleniyoz dese sorun yok benim gözümde ama, astrolojinin reikinin gerçekten doğru olduğuna falan inanıyorlar.

bir çok farklı alanda bir çok farklı şey nüfuz ediyor aslında topluma.
0
jülsezar
(18.06.24)
Kuantumun bilimden uzak olduğunu iddia etmek se bie tuhaf oldu şimdi. Bilim sadece bilinebilen şeyleri çalışmaz, bilinemeyeni de deşer sürekli ve sürekli yeni bilgiye ulaşır, doğru veya yanlış olduğunu ispat ettikçe yol alır. Yeni bilgilere "bilinmez"den hareketle ulaşmanın nesi acaip? Bir soru soruyor veya bir hayal kuruyor ve peşine düşüyor. Bunun kendisi üzerine çalışma süreci işte, insanların bu "üzerinde çalışma süreci"ni yaşamadıklarını ne biliyoruz?

Bir de astroloji bir istatistik arşividir, aynı zamanda istatistikî verileri yorumlama anlayışıdır. Bilimle karşılaştırmanın anlamı yok yani.
0
muhayyer divan
(19.06.24)
selam @pantepember,
Bilim ile alakalı söylediklerinizde esasında mutabıkız. Ben de onu da vurgulamaya çalıştım, bilim bu, bugün bir pratik insan sağlığı için kötüyken, yarın iyi olabilir. Bunu da deneye ve gözleme dayandırır, kulağa hoş geliyor sıkıntı yok. Ancak bilimin içinde olmayan biri olarak, söz gelimi covid aşıları mevzusunda, bir doktor negatif bir yorum yapıyor, direk aforoz ediliyor bilim dünyasından. Bilimle ilgili bir kişi böyle aforoz edilince ben de ister istemez herhalde bilimde de belli trendler var ve karşıt sesler susturuluyor diye düşünüyorum. Şahsen gözlem yapıp bilme şansım yok.

Beslenme konusunda da aynı şeyler geçerli. Bir bilimadamı çıkıp diyor ki 1 gram yağa ihtiyacınız yok, diğeri de keto yapın falan diyor. Her konuda çok da mutabık olunamıyor gibi geliyor.

Oruç konusunu, bilemiyorum azizim :) dini amaç olmaksızın susuz yapanlar da var, kendilerine göre sağlık için. Mesela bu örnekte bilim bunun iyi olmadığını söylüyorsa gerçekten, ben bunu dikkate alamayacağım.

jülsezar'ın dediği gibi örnekler de tam benzemiyor aslında biraz konunun dışına çıktık.

Ekşisözlük'ten bu tarz tartışmalı konularda ne zaman birşeyler okusam içimden geçen şey, insanların bilime fanatikçe bir bağ ile yaklaştığı yönünde. Sanki baştaki tanım ile uyuşmuyor gibi.
0
mbond
(19.06.24)
Cevabı pr'ın bu yönde yapılıyor olması.
0
doharkoman
(19.06.24)
Kuantum ve enerjinin bilimsel olmadigini iddia etmek enteresan, soylediginiz konular gayet uzerinde calisilan ve farkli cok sey kesfedilen alanlar. Bilmedigimiz cok sey var, bana aksine minnak beynimizle, bilim bile bir cok seye her sene bambaska bakarken o bilimsel bu bilimsel degil demek garip geliyor. Sadece son 4 yilda covid ile ilgili yasananlar bile kafanizda soru isareti olusturmuyorsa ben buna garip bakarim. Fanatikce bilime anladiginiz anlamda baglilik bana garip geliyor. Mbond'a katiliyorum bu anlamda. Son olarak bana insanlarin neye inanip, neyde huzur bulduklarini sorgulamak ve ayiplamak yargilamak da enteresan geliyor, siyasal islamcilar gibi yasam tarzini size empoze etmiyorsa nasil bir etkisi var size?
0
kassiopeia
(19.06.24)
bilimsel açıklamaların anlaşılması zor ve insanlara tatlı gelmiyor, ilgi çekmiyor. o yüzden inanmak istedikleri şeylere inanıyorlar.
0
ferenc
(19.06.24)
bir avuc insan misiniz? eskiden din mi vardi? kusura bakmayin ama bu cumleleri kurmak bence bir kopukluk gostergesi. oncelikle bir avuc insan degilsiniz, hatta bilim insani degilseniz buyuk oranda bilimi populer kulturden genis kitlelerle birlikte takip ediyorsunuz. fizikci, sinirbilimci olmayip bunlari makalelerden takip eden birini hic gormedim. belki istisnasinizdir. din dediginiz sey hala var. bu saydiklarinizla ilgilenenler, eskiden dindar olanlar degil genelde ateistler, deistler, agnostikler.
0
Sour
(19.06.24)
@muhayyer divan @kassiopeia,

"Kuantum bilim değildir" demek istemedim. Nasıl bunu anladınız? =) "Enerji yoktur" der mi bir insan? =)
"Kuantum beslenme", "kuantum şifa" vb her neyse, bunlar bilimdışıdır demek istedim.
0
🌸pantepember
(19.06.24)
@mbond selam,

"Beslenme konusunda da aynı şeyler geçerli. Bir bilimadamı çıkıp diyor ki 1 gram yağa ihtiyacınız yok, diğeri de keto yapın falan diyor. Her konuda çok da mutabık olunamıyor gibi geliyor."

Eğer bilimin ilkelerine ters bir şey yapıyorsa "aforoz" edilmesi normal.

"Ancak bilimin içinde olmayan biri olarak, söz gelimi covid aşıları mevzusunda, bir doktor negatif bir yorum yapıyor, direk aforoz ediliyor bilim dünyasından."

Bence burada sorun şu: Aslında bilimsel temelle bu iddialar incelense birçoğu (belki tamamı) çürütülecek. Elde yeterli veri ve düzgün bir metodoloji olmadan ortaya atılan iddialar olduklarını düşünüyorum. Yani burada sorun bilimin değil, bilimsel metodolojiyi uygulayan (veya doğru uygulayamayan) bilim insanlarının.

"Ekşisözlük'ten bu tarz tartışmalı konularda ne zaman birşeyler okusam içimden geçen şey, insanların bilime fanatikçe bir bağ ile yaklaştığı yönünde."

Ah keşke bilime (yani akılcılığa) fanatikçe bağlı olsak. =)

Soru: Bilim kadar isabetli başka ne var insanlığın elinde?
0
🌸pantepember
(19.06.24)
Türkiyede evrim konusu nedeni ile bilim hep sorgulanan ve bir grup insan tarafından “inanılan” bir şey oldu.
Aslında bilim inanılacak ya da inanılmayacak bir şey değil. Ama işte türkiyede sanki bir inanç sistemiymiş gibi bakılıyor. Böyle olunca bazı insanlar daha eğlenceli konulara kayıyor. Hayatlarına alacakları her oldunun şuana kadar edindikleri bilimsel tabana uyması gibi bir dertleri yok. Bilim de o oldulardan biri onların gözünde.
Maalesef bunun nedenini de evrime bağlıyorum ben. Sürekli bir tartışma, yalanlama. Halk ne yapsın.

Sonradan yanlışlanan konular konusunda da;
Bir konuda yapılan araştırmaların ilkleri kapitalist düzeni destekleyecek yönde ticari şirketler tarafından finanse edilebiliyor.
Mesela sigaranın boğazı yumuşatması için içilebilir denilen kısa bir dönem oldu. Ama ilk araştırmalar böyle hatalı sonuçlar çıkartabilirken sonra bağımsız araştırmalar yapılıyor konu hakkında ve doğruya ulaşılıyor. Bizim şu saatten sonra tekrar sigara aslında yararlıymış dememiz mümkün değil bilim camiasında.


Bir konu hakkında 20 tane yarar ve zarar keşfedilecekse ilk yapılan araştırmalar bir kaç yararını keşfeder nitelikte olabiliyor. Sonra zamanla çok daha doğru, nitelikli, tarafsız araştırmalar yapılıyor. Ve daha etraflı bir sonuca ulaşılıyor.

Bu durumu “bilim de fikir değiştiriyor” olarak değerlendirmek biraz kendini kandırmak biraz da medyatik aldatmalara kanmak gibi.

Zaten bilimsel verileri medyadan takip etmek bir dünya bilimsel olmayan ama “bilimsel” gibi verilen bilgiyi de bilgi dağarcığına katman demek. Sonra noluyor, bilim de aslında arada saçmalayan, inanılabilen ya da inanılmayan bir olgu haline geliyor

Şu evrim konusu islami camiada kendine oturacak bir düzlem bulsa aslında bence bu sahte bilim olarak nitelendirdiğimiz konular azalır. Çünkü bilim böyle inanılmayacak bir oldu olmaktan çıkar.
0
zimbirik
(19.06.24)
@Sour

Doğru bilgiye ulaşmak için bilimsel okur yazarlığı olan, bilimle sıradan insanları (örn. ben) buluşturan güvenilir insanları, yani bilim anlatıcılarını, örneğin Evrim Ağacı'nı, takip ediyorum. Bunu yeterli olduğunu düşünüyorum. Gazetelerdeki "falanca şeyin şu faydaları varmış!" başlıklı haberlerden değil.

Hatta güvenilir bulduğum bir kaynağın verdiği bilgiyi internette başka güvenilir bulduğum kaynaklardan doğruluyorum zaman zaman.
0
🌸pantepember
(19.06.24)
Konuşma "bilim güvenilir midir?"e döndü. Sorum şuydu:
Ne oluyor/oldu da bu toplumun "eğitimli" kesimi bu kadar çok hurafaye (reiki, şamanizm, şifa vb) inanır oldu?

Gülmeyin ama kimle flört etsem bu tür inançları olduğu ortaya çıkıyor ve (haydi kendime yakıştıramamayı, onu saçma sözler ederken gördüğümde saygımın azaldığını fark etmeyi geçtim) bu beni tedirgin ediyor çünki bir an gelecek, bu inançlarının "saçmalık" olduğunu söyleyeceğim ve büyük kavgalar yaşayacağız ve ilişki bitecek.

Veya hangi arkadaş ortamına girsem aptalca konuşmalara şahit oluyorum (yukarıda saydığım doğa üstü inanışlar olmak zorunda değil, mantıksız herhangi bir şey iddia/yaklaşım da olabilir.)

Hatta örnek vereyim: "Abi, dedem her gün 2 paket sigara içerdi, 95 yaşına kadar yaşadı." Genellikle de sonuç/çıkarım açıkça söylenmez bu tür ifadelerde. Üstü örtülüdür. Demiş olur ki, "bak, sigara o kadar da zararlı bir şey değil." Başka bir örnek de, mikrodalga fırının zararlı olduğunun iddia edilmesi. Burada bahsettiğim şey kritik/eleştirel düşünce eksikliği.

Ve bir noktada da, burada da olduğu gibi, bilim kötüleniyor, ona güvenilmez olduğu söyleniyor. Yukarıda da dediğim gibi, bilimden her şeyi bir anda tam doğru olarak yapmasını beklemek "ya hep ya hiç" safsatasına düşmektir.
0
🌸pantepember
(19.06.24)
neden kaymasın ki diyerek cevap vermek istiyorum

sen bunlara inanmıyorsun çünkü iyi bir eğitim almışsın.

ülkemizdeki insanların çoğun çok kötü bir eğitim aldılar. o yüzden inanıyorlar.

"biz aynı eğitimlerden geçmedik mi?" demişsin. geçmedik kardeşim.
0
abelardo
(19.06.24)
Bu arada bilimin sınırları konusundaki görüşlerim şu videoyla birlikte değişmeye başladı dün gece itibarıyle :)

youtu.be
0
sekizdokuzon
(19.06.24)
Ama şöyle de bir şey var; ben bu bilim adamının söylediklerini yogadaki birlik, tasavvuftaki vahdeti vücut kavramları üzerinden algılayabiliyorum. Yani buradan önce sezgi, sonra bilim oluşur gibi noktaya varıyoruz. Spiritüalizmi çok da boklamamak lazım.
0
sekizdokuzon
(19.06.24)
Sana mantıksız gelen her şey aslında mantıksız olmayabilir. Yakın zamana kadar halk olarak kuantum bilmezdik internet bilmezdik vs, birileri düşündü akletti çalıştı yaptı, yaygınlaşınca bilmenin ötesinde yaşıyoruz. Sen anlamıyorsun ya da inanmıyorsun diye bu saydığın şeyler veya diğerleri yoktur ya da safsatadır anlamına gelmeyebilir. Biraz da insanların algı çeşitliliğine, anlama kodlarına saygı duymak lazım.
0
muhayyer divan
(19.06.24)
(22)

Neden kötü bir insan olmuyorsunuz?

sorularimicinfeykhesap
Sorum kendini iyi insan olarak görenlere. Ya da bir altta saydığım davranışları yapmayanlara. Kötülükten kastım bariz suç oluşturan kötülükler değil.Kötülükten kastım;Manipülasyon, duygu sömürüsü, kandırma, yalan söyleme, aldatma, entrika vs türü şeyler.Bunları yapınca kendinize yarar sağlayabilecek
Sorum kendini iyi insan olarak görenlere. Ya da bir altta saydığım davranışları yapmayanlara.
Kötülükten kastım bariz suç oluşturan kötülükler değil.

Kötülükten kastım;
Manipülasyon, duygu sömürüsü, kandırma, yalan söyleme, aldatma, entrika vs türü şeyler.

Bunları yapınca kendinize yarar sağlayabilecek olmanıza rağmen neden yapmıyorsunuz? Sizi tutan ne?

Somutlaştırmak için örnek vereyim. Manipülasyon yaparak iş yerinde yükselme imkanınızın olduğunu biliyorsunuz, ancak bunu yapmıyorsunuz?
Ya da ne bileyim entrikalar çevirerek birini yanınıza çelebileceğinizi biliyorsunuz ama yapmıyorsunuz gibi...

Dini inanç kısmını irdelemiyorum. Bunun haricindeki kısmı merak ediyorum. Yani lütfen "çünkü günah" demeyin :)

Tşk ederim.
0
sorularimicinfeykhesap
(18.06.24)
Içim rahat etmez. Sonradan kendi kendimi yiyeceğim şeyler yapmak istemiyorum.
0
nic cage
(18.06.24)
çünkü hayatımın her alanında adil olmaktan yanayım.
adil olmayan şey kendi çıkarıma da olsa kabul etmem.
0
rentts
(18.06.24)
onur..
0
unabomber
(18.06.24)
insan bence default kotu.

mukemmel kesinlikle degilim ama iyi olmaya calisiyorum. cunku bunu asilmasi gereken bir baraj olarak goruyorum.

biraz da karmaya inaniyorum, arada yaptigim cakalliklar bana uzun vadede iyi gelmiyor.
0
cooperr
(18.06.24)
İnsanoğlu sosyal bir canlı. Bir topluluk içinde yaşamak zorunda. Bunun olabilmesi için de o topluluğun yönetiliyor olması yanında kuralları da olmalı. Bu kuralların başında da topluluk üyelerinin birbirlerine, senin tabirinle kötü olmaması gerekiyor. Aksi taktirde toplulukta düzen sağlanamaz. Milyonlarca yıl uygulanan bu kurallar, genlerimize 'vicdan' olarak işlemiş. Aidiyet duyduğumuz toplum içindekilere kötülük yapamıyoruz.

Geri kalanı tamamen öğreti. Örneğin çok yakın tarihimize kadar savaşlar sonrası kazanan tarafa 3 gün talan ve tecavüz hakkı verilirmiş. Bu hiçbir insanlığa sığmaz ama her dinde de yeri var hala. O zaman normal sayılıyormuş. Şimdi farklı. Muhtemelen ben yapamazdım diyorsun ama o öğretiyle yaşamış olsan yapardın.
gibi
0
Mirket
(18.06.24)
Vicdanım. Vicdanıma ters hareket etmek kendim olmama engel.
0
boyalı kuş
(18.06.24)
Günün sonunda vardığım nokta şudur: Bir insan isteyerek iyi veya kötü olamaz kanaatimce. Belki bir süreliğine… sonra özüne döner elbette. Maya dediğimiz şey var ya işte ona çeker seni.
Kötü olamadığı için, toplumun çürümüş ahlaki norm ve kurallarına uyum sağlayamayarak, yediği kazıklar sonunda,aslında içten içe kızdığı şey insanların kötü olması değil, kendisinin engelleyemediği iyiliğidir. Bilir kendisini ve değişmeyeceğini ve bilir toplum nazarında bunun para eden bir şey olmadığını.
O yüzden insanın toplum nazaranda bir kıymeti harbiyesi olması için kötü olmak değil kötü doğması gerektiğidir. Hangi taraftan doğarsa doğsun insan, bu övünülecek şey değildir. Çünkü; bilinçli yapılmayan eylemlerle sadece deliler övünür.
0
dedeminhirkasi
(18.06.24)
Bu saydığınız kötülükleri belli dozlarda, farkında olsak da olmasak da içinde bulunduğumuz koşullar eğer dikte ediyor ve hoş görüyorsa hepimiz yapıyoruz. Günümüz Türkiye'sindeki ahlak anlayışıyla cumhuriyetin kuruluş zamanlarındaki anlayış aynı değil mesela. O zaman örneğin adam kayırma büyük ve bütün toplumu etkileyen bir kötülükken bugün hoş görülebiliyor. Çünkü yapmayan zarara uğruyor ya da uğratılıyor. Bir de büyük çoğunluğun yaptığı ahlaksızlığa karşı toplumun toleransı artar. Bence ahlak kuralları, kötülük tanımı öyle çok da subjektif değildir ama çoğunluğun bunları kötülük olarak algılayıp sergilemesi ya da geri durması zamanın ruhuna ve içinde yaşanan toplumun dejenerasyonuna bağlı. Örneğin bir otobüs durağında hiç kimse sıraya girmiyorsa bir noktadan sonra, ara sıra da olsa sen de sıra ihlal etmeye başlarsın. Kesinlikle sıra ihlal etmem, diyecek insanların görüşlerini sorduğunun farkındayım ama öyle ilkeli, ahlaklı insana çok kolay rast gelemezsin. Yapmıyorum diyen de ya yaptığının farkında değildir ya da sürüye uyup yapmaktan hicap duyuyordur.
0
sekizdokuzon
(18.06.24)
Bu saydıklarını yaptıktan sonra hissedilen şeye göre belirleniyor bence hareketin iyiliği ya da kötülüğü (kişinin kendisi için olan kısmı). Arkasından kötü hissetmediysen, harekete belki ezbere "kötü" dersin ama deneyiminle vardığın bir sonuç olmaz. Dolayısıyla sende yansımasını bulamadığın ahlaki bir sistemin içinde hissedersin kendini ve sana kötü diyip dursalar bile buna "kötü" demeyi sürdürürsen bölünürsün.

Terapi burada devreye giriyor. Hissettiğimiz şeyleri hangi şablonlara göre kategorize ederiz, hangi şablonu benimser ve yaşatmaya gayret ederiz.

Adam öldürmediğiniz sürece, zarar verirken zarar verdiğinizi bilerek zevk almadığınız sürece gerisi fasa fiso, gerisi insanlık halleri. Ne kendinizi, ne iyiliği ne de düsturları falan çok da büyütmeyin bence. Yaşıyoruz ve öleceğiz.
0
foreignsilhouette
(18.06.24)
Hani derler ya, babadan oğula nesil bu o...çocuklari diye. Belkide ondandir. Benim peder de dadluş gillerden hani.
0
Zetnikov
(18.06.24)
Bu arada söylediklerimden "Nasılsa yaptırımı yok, herkes gönlünce yapabildiği kadar kötülük yapıyor sürekli." gibi bir anlam çıkmasın. Her birimizin bir kotası var, astigimizda kendimizi gerçek bir kötü gibi hissedeceğim8z ve büyük sorgulamalara gireceğimiz, kimse o kotayı aşmaz kolay kolay. Yani diyelim bir işyerinde bir iş gününde çalışanların huzurunu devasa ölçüde kaçıracak ya da insanları galeyana getirecek kadar kötülük yapılmaz. Bir gün kötülük yapan ertesi gün onu telafi edecek bir harekette bulunur. Bence ahlak kuralları bağlamında bir aksiyonun telafisi başka bir aksiyon değildir ama çoğumuz böyle düşünmeyi severiz. Odunleme mi deniyordu buna psikolojide. Yani genel bir huzursuzluk olsa da kimse çileden çıkmaz. İnsanlar sosyal canlılar oldukları için bu dengeleri çok iyi gözetiyorlar. Deminki otobüs sırası örneğinde birine "Sıra var, lütfen sıraya girin" dediğinde genellikle başlarını önüne eğip susuyorlar. O da biliyor yaptığını, herkes bilir. Vicdan neredeyse elle tutulur, fiziksel bir şey insanlar için ama değişen şartlara, çıkarımıza göre bir süre susturup görmezden gelebiliyoruz.

Ben yine de kötülüğün, iyilik üzerine yapılan bir makyaj olduğunu düşünüyorum. Er geç siliniyor, doğru olan, olması gereken görülüyor, yaşanıyor. O yüzden umutsuz değilim.
0
sekizdokuzon
(18.06.24)
peki arkadaşlar, çok teşekkürler.

ilk başlığımdaki davranışlar neticesinde, terfi alan/sizden daha çok para kazanan birisine karşı, şunu mu diyorsunuz "olsun, ben doğru olanı yaptım, mutluyum".

sizi kandırarak/aldatarak manevi yıkımınıza ya da maddi zararınıza sebebiyet veren durumlardan sonra, "olsun ben yine de iyi insan oldum, içim rahat" mı dersiniz?

KİLİT NOKTA; sizin de aynı "kötülüğü" yapma şansınız vardı. yani yalan, aldatma, entrika yapabilirdiniz. yapmadınız. ve şimdi yapan kişi sizden çok daha mutlu/zengin vs. burası mühim tekrar edeyim. fırsat sende de var, karşı tarafta da. sen doğru adam olmayı seçtin.

neticede, takdiri/övgüyü vs karşı taraf aldı. sen ise beceriksiz/pasif/salak vs oldun. kimse karşı tarafın aslında "kötülük" yaptığını bilmiyor. herkes ise senin beceriksiz/pasif/salak olduğunu düşünüyor.

diyeceksiniz ki belki "ben biliyorum, yeterli". kendini kandırmak gibi olmuyor mu bu? kimse iyi adama " evet sen doğru olanı yaptın" demiyor. çünkü bunu iyi adamdan başka bilen yok. BUNU SENDNE BAŞKA BİLEN YOK. gece başınızı yastığa koyduğunda huzur mu yoksa kerizlik mi gibi bince bir düşüncede bulmuyor musunuz kendinizi?
0
🌸sorularimicinfeykhesap
(18.06.24)
yapabilsem yaparım. evham çok ben de. yalan söylesem kandırsam, bir şekilde açığa çıkar diye yapmıyorum.
0
jülsezar
(18.06.24)
@ sorularimicinfeykhesap

Cevap iki uc nokta da degil, ortasi.

Asiri iyi niyetli olmak da bence bir sikinti belirtisi. O zaman direk dogal seleksiyona girersin ve yokolursun. Ama surekli cakallik pesinde kosmak da normal degil.

Manipulasyon teknigini kullanmadan bence basarili olmak imkansiz. Mesela ben satis yapan birisiyim, verdigim servisi satmam icin manipulatif olmam gerekli. Bazen aradiklari servis bizde olmuyor ama buna ragmen var diyorum, isi aliyorum. Sonra gidip o is icin gerekli olan adamin pesinde kosuyorum, buluyorum, isi cozuyorum.
0
cooperr
(18.06.24)
Bu sorunun çözümü basit aslında: iyi adam olup "oyunu kurallarına göre oynamamak" seni aptal, pasif biri gibi hissettiriyorsa ya da insanların sana öyle baktığını düşünüyorsan bor sonraki senaryoda bu sefer oyunu kuralına göre oynarsın. Birine kötülük edip vicdan azabı çekmek mi (ki cekmeyebilirsin de, herkes yapıyor, ben de yaptım, dersin) yoksa doğru olanı yapıp kendini aldatılmış, hakarete uğramış gibi hissetmek mi?


Beni yıkıp geçip kariyerine tam gaz devam eden biri oldu yakın xamanda. İlk tepkim "Sağlık olsun" olmadı açıkçası. İçimden ve bazen dışımdan kızdım, sovdum. Ama şu an içim rahat, o insanın yüzünü bile unutmaya başladım. Ki o benim yüzümü daha çok hatırlar.

Seçim senin.
0
sekizdokuzon
(18.06.24)
Yeteneğim yok. Yeteneğim olsaydı da vicdanım rahat huzur vermez bana.
0
muhayyer divan
(19.06.24)
Çünkü kötü değilim. Bunu kendime yapamam. Ruhumu kirletemem. İçimden de gelmez.
0
gabe h coud
(19.06.24)
Normal kişilikteki insanlarda ahlak mekanizması vardır yukarıdaki özellikteki kişiler ise kişilik bozukluğuna sahip oldukları için onları durduran bir mekanizma yoktur. Bir narsistten bir psikopattan ahlaklı erdemli bir insan olması beklenemez normal kişilikteki insan yukarıda saydığınız davranışları sergilese bile vicdan azabı duyar pişmanlık çeker ayrıca normal insanın rutin davranışı değildir bunlar. Yukarıda saydığınız özelliklere sahip insanlar ruh hastasıdır. Din kısmına girmemeniz düşündürücü fakat din zaten akıl sağlığı yerinde olan insanlar içindir.
0
doharkoman
(19.06.24)
---KİLİT NOKTA; sizin de aynı "kötülüğü" yapma şansınız vardı. yani yalan, aldatma, entrika yapabilirdiniz. yapmadınız. ve şimdi yapan kişi sizden çok daha mutlu/zengin vs. burası mühim tekrar edeyim. fırsat sende de var, karşı tarafta da. sen doğru adam olmayı seçtin.---

Su kisma cevap vermek istedim. Doharkoman +1. Her insanın kendisine gore olusturdugu bi ahlak var ve "ben biliyorum, yeterli" demek kendimi kandirmak olmuyor. Kendini bilmek oluyor. Burada mevzu benim nasil hissettigim, benim vicdanima ne kadar uyup uymadigi. Bir de zaten kimsenin benim yaptigim iyi bi sey icin(kotulugu yapmadigim icin) bi alkis borcu ya da "wooww ne erdemli" deme lutfunda bulunmasina gerek yok. Bu benimle alakali, ben rahatsiz oluyorsam mesele bitmistir. Arkamdan da pasif, basarisiz, beceriksiz diye sallayabilir, bana ne.

Son kisimda da yattiginizda keriz gibi hisseder misiniz demissin. Ona da cevabim, keriz gibi hissetmem ama sinirim bozulur saglam kufurler ederim. Onun yaptigi kotulugu ben yapmadigim icin degil, o yapabildigi icin guzel soverim.
0
Feriyaanim
(19.06.24)
kendimi değersiz gördüğüm için başkaları için daha çok çabalıyorum. kendi menfaatim yerine başkalarını önceleyen kendimi iyi zanneden korkak bir aptal olduğum için.
0
ercu cozer
(19.06.24)
Yapabilme imkanımın olması ya da olmaması bana engel değil. Bir şeyi yapıp yapmayacağımın kararını vicdanım veriyor. Bilerek birisine ya da herhangi bir şeye kötü davranmak istemiyorum. Öyle bir negatifliği hayatımda istemiyorum. O negatifliğe neden olan kişi olmayı hiç istemiyorum. Zarar veren olmak istemiyorum. Bana yanlış gelen hareketi kendi çıkarım için yaparsam kendi değerlerime zarar vermiş olurum. Evdeki karıncalarından öldürerek kurtulursam hayvanlara zarar vermiş olurum. İş yerindeki asalaklarla ise açık bir şekilde uğraşırım. Gizli kapaklı işler bana göre değil. Olduğu kadar olur artık. Onlar gibi davranarak hoşlanmadığım insan tipi olmak istemem. Omurga sahibi olmak benim için önemli bir değer. Benim hakkımda benim ne düşündüğüm, içimin rahatlığı önemli, hesabım kendime. O tipler yüzünden yaşadığım haksızlıklara vs ye küfrediyorum, ettiğini bulsun, yaşattığını yaşamadan ölmesin deyip konuyu kapatmaya çalışıyorum…
0
boyalı kuş
(19.06.24)
eskiden iyi insan olmaya çalışıyordum sürekli. sanırım öğretilenlerden dolayı. artık kötüye kötü oluyorum, onlardan daha kötü oluyorum hatta. böylece bulaşmıyorlar.
0
antihero
(19.06.24)
(6)

Bu anlamlı bir yüzük mü?

foreignsilhouette
Selam dostlar şu yüzüğün bir anlamı var mı acaba? Hani oluyor ya bazı tarikatların ya da toplulukların yüzükleri falan, öyle bişey mi bu da? Tuğramsı bişeye benzettim sanki ama.Teşekkürler.https://eksisozluk.com/img/ez1xkbcz
Selam dostlar şu yüzüğün bir anlamı var mı acaba? Hani oluyor ya bazı tarikatların ya da toplulukların yüzükleri falan, öyle bişey mi bu da? Tuğramsı bişeye benzettim sanki ama.
Teşekkürler.

eksisozluk.com
0
foreignsilhouette
(18.06.24)
Ve tuğralı yüzüğü insanlar neden takar, ne düşünerek takılır, ne hissederler?
0
🌸foreignsilhouette
(18.06.24)
Görüntü çok net değil. Tuğra olabilir.
Daha çok bildiğim böyle yüzükler takmak geçmişine ve inancına bağlı olanların bir ifade şekli.
Ayrıca üstündeki taşların niteliğine göre sağlık açısından faydaları söz konusu
0
diyecevaplandı
(18.06.24)
Herhangi bir taşın herhangi bir sağlık sorununa faydalı olacağına inanan birine boğaz köprüsünü de satabilirsiniz. Bunun da anlamı yoktur ama osmanlıcı bi tip tuğra görüp beğenip almıştır muhtemelen
0
nundu
(18.06.24)
Doblo'sunun arkasına tuğra çıkarması yapıştıran, evinde salona tuğra tablosu asan ya da tuğra biblosu koyan insanların takmayı tercih ettiği bir yüzük.

Eskiden daha yaygındı sanki. Artık pek görmüyorum.
0
Mirket
(18.06.24)
Ecdat temalı diziler izleyenler ya da ülkücüler takıyor böyle yüzükleri.

@nundu +____ (açık çek, kaç istersen)
0
nawar
(18.06.24)
Çok kötü bir tuğra taklidi.

Tuğralar padişahların imzasıdır, oradan pay biçilebilir.
0
muhayyer divan
(19.06.24)
(15)

Bu dünyada en çok sevdiğiniz insan kim?

sekizdokuzon
Ben en çok üç buçuk yaşındaki yeğenimi seviyorum. Benim için dünyanın bütün güzelliklerinin temsili. Bana en karanlık zamanlarımda güç veren yegâne ışığım. Siz en çok kimi seviyorsunuz?
Ben en çok üç buçuk yaşındaki yeğenimi seviyorum. Benim için dünyanın bütün güzelliklerinin temsili. Bana en karanlık zamanlarımda güç veren yegâne ışığım. Siz en çok kimi seviyorsunuz?
0
sekizdokuzon
(17.06.24)
Valla kendimi dersem çok mu narsistçe olur diye kafamda deli sorular.
0
Amaranta ursula
(17.06.24)
Once kendimi sonra yegenim cunku cok masum sonra kardesim annem babam: ailem:)
0
Feriyaanim
(17.06.24)
Annem.
0
muhayyer divan
(17.06.24)
5 yaşındaki oğlum.
0
cilekli pasta
(18.06.24)
oğlum. anne ve babam.
0
deartheodosia
(18.06.24)
Kız kardeşim
0
juliette
(18.06.24)
canım anam bu alanda rakipsiz
0
mark greg sputnik
(18.06.24)
Kardeşlerim ve yakın arkadaşım.
0
gabe h coud
(18.06.24)
annem
0
abelardo
(18.06.24)
Eski sevgilim dışında kimse.
0
numlock
(18.06.24)
Kocam
0
zimbirik
(18.06.24)
annem, teyzem, sevgilim
0
ala09
(18.06.24)
sevgilim , 1-2 yakın arkadaşım
0
jülsezar
(18.06.24)
Ailem
0
boyalı kuş
(18.06.24)
bir ekleme yapmak istiyorum; teyzelerimi ve kuzenlerimi de çok çok seviyorum.
0
deartheodosia
(19.06.24)
(11)

Turkiyede istanbulun disindaki illerde de herkes dolandiricimi acaba?

Zetnikov
Arkadaslar merak ediyorum. İstanbulda yasiyorum. kime selam versem dolandirici olmus. Bir tane uc kagit yapmadan bisey satan adam gormek nasip olmadi uzun suredir.Merak ettigim soru şu, sadece istanbul mu boyle yoksa Tr nin heryerimi artik boyle? Siz ne dusunuyorsunuz?
Arkadaslar merak ediyorum. İstanbulda yasiyorum. kime selam versem dolandirici olmus. Bir tane uc kagit yapmadan bisey satan adam gormek nasip olmadi uzun suredir.

Merak ettigim soru şu, sadece istanbul mu boyle yoksa Tr nin heryerimi artik boyle? Siz ne dusunuyorsunuz?
0
Zetnikov
(17.06.24)
Normalde de çok etik - ahlak anlayışı olan bir esnaf kültürümüz yoktu zaten. Enflasyonist ortam herkesi daha da "Herkes tuttuğunu öper" moduna soktu.
0
salihdt
(17.06.24)
Bir büyüğümüzün 'Benim memurum geçinmenin bir yolunu bulur.' dediği günden bu yana bu ülkede hiçbir şey eskisi gibi olmadı.
0
Mirket
(17.06.24)
İstanbul'da daha yaygın diyelim fakat Türkiye'de insanlar şaşırmış durumda toplum çok kötü durumda hiç bir ahlak etik yok neredeyse para için her şey yapılır olmuş durumda. Konu ahlaki yozlaşma ekonomik sorunların ahlaki yozlamada payı olsa da bir yere kadar. Türkye'den çok kötü durumda olan insanların Türkiye'de ki asgari ücretin dörtte biri oranında maaş aldığı ülkelerde bu ahlaksızlık fırsatçılık yalan dolan yok. Dizilerde sosyal medyada sürekli insanlara ahlaksızlık aldatma yalan dolan sahtekarlık kolay yoldan para kazandırma pompalanıyor. Netice ortada. Tesadüf değil toplum mühendisliği.
0
doharkoman
(17.06.24)
Para bulmak şu ortamda herkes için kolay değil. Hak arayabileceğin kurumsal büyük mağazalardan alışveriş yap. Referansı olmayan birine iş yaptırma. İşi tamamlamadan para verme. Fiyat sormadan hizmet alma. Hizmeti beğenmediysen tekrar yaptır öyle parasını ver.
0
ferenc
(17.06.24)
Ankara öyle değil. Dolandırıcı çok daha az.
0
muhayyer divan
(17.06.24)
anlatamıyorum + 1
0
alfired
(17.06.24)
Doharkoman +1

Yozlaşmışlık ülkenin her yerini sarmış durumda.Ben bu durumun başka ülke ve milletleri aşağılamanın ilahi bir sonucu olduğunu düşünüyorum. Aşırı da kibir var. Sorsan herkes kötü biz iyiyiz.
0
hebanon
(17.06.24)
Herkes demeyelim de epey artmış dolandırıcılar diyelim :(((
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(17.06.24)
Çok ucuz ürünlerde ve çok cazip fırsatlarda her zaman dolandırıcı ihtimali çok yüksektir. Ben çok denk gelmiyorum dolandırıcıya İstanbul'da değilim ama orada da denk gelmemiştim uzun süre.
0
enteg
(18.06.24)
Anadolu'da çok saf yani saf demeyeyim temiz yürekli insanda var ama sayısı fazla değil. İstanbul kadar yoktur ama hala vardır.
0
komando kani var bende
(18.06.24)
Memlekete geldim mersine. Bilenler bilir çok meşhur bir dondurmacı vardır 52. Katın orda. Özkaymak. Bir top dondurmayı 10 liraya satıyorlar. İstanbul'da sikimsonik yerlerde 50-60 lira.

İstanbul türkiyenin çöplüğü olmuş. Anadoluda hala temiz insanlar temiz işletmeler mevcut.
0
birmilyonunvarmi
(18.06.24)
(16)

Hayatta en uyuz olduğunuz kisa kelime/cumle yazabilir misiniz?

Zetnikov
Benim en gicik kaptigim 5 li bu, siz cumle de yazabilirsiniz1- bakarız2- hallederiz3- bisey olmaz4- sen rahat ol5- ayip ediyorsun
Benim en gicik kaptigim 5 li bu, siz cumle de yazabilirsiniz

1- bakarız
2- hallederiz
3- bisey olmaz
4- sen rahat ol
5- ayip ediyorsun
0
Zetnikov
(17.06.24)
- Onemli olan donanim (araba veya bisikletten bahsederken)
- Kalori acigi.
- cik cik cik (mesela otobus ani fren yapinca)

Bunlarin disinda sosyal medyada yaygin kullanilan, agir karamsarlik iceren ve/veya cok abartili her turlu ifade.
0
mbond
(17.06.24)
"o kolay ya"
(Şu yapılacak, bunu halletmek lazım... konuşmalarında bu cevap gelince "ben de zor demedim ama yapılması lazım işte" diye çemkiriyorum. Gayet haklıyım.)
0
kobuzchu kiz
(17.06.24)
Kısmet
0
ermanen
(17.06.24)
Mük
Tmm (boyle yazilacak ama)
Bakariz
Iyi
Evet/hayir (tek kelime)
0
mor oje
(17.06.24)
-ya uzun hikaye şimdi anlatamam
-başkan naber
-bilader
-naptın gardaş
-günün sonunda bıdı bıdı
-hacı
0
mr.green
(17.06.24)
- O iş bende
- Birbirine hocam, hacı, baba gibi sözcüklerle seslenilmesi.
0
pro9it9is9
(17.06.24)
Misafirin evden ayrılırken kapı önünde :
- bize de bekleriz. demesi
Çayı demle, telefon et, çağır ki anlayalım beklediğini değil mi ama

Bir de sık sık "başkan" kelimesini kullananların çoğu boş gereksiz adamdır. Net.
0
diyecevaplandı
(17.06.24)
Burası Türkiye
0
sekizdokuzon
(17.06.24)
"Burası Türkiye" +1

Ayrıca "tüketmek", yemek ve içmek anlamında kullanılırsa gerçekten yalan konuşmak oluyor. Tüketmek anlam olarak yemek demek de değil içmek de değil. Azaltmak, azaltıp yok etmek demek.

İnatla bunu kullananlar var, biri de "daha kibar oluyor" demişti, en temel ihtiyaçları ifade etmek kabalıkmış gibi.

Kısacası,

İnsanların ağızlarından çıkanı kulaklarının duymamasına, düşünmeden konuşmalarına çok sinir oluyorum.
0
muhayyer divan
(17.06.24)
Sorun yok
0
alfired
(17.06.24)
- uza
- mental
0
deartheodosia
(17.06.24)
-Aynen
0
kaptan memo
(17.06.24)
Nanay, auvv sıkıntı, yatak yapmış, yatak sarmış, subap vuruyo, gayış,sekromeç, gırank, hatasız, şase podye, kartel (karter)
0
hebanon
(17.06.24)
-yav he he
-tamam sensin
0
beetlejuice
(17.06.24)
"sıkıntı yok" basi cekebilir benim icin.

onun yaninda yeni jenerasyonun kullandigi bircok kaliplasmis soz obegi...

- yemin edebilirim ama ispat edemem

- şuna patladım / buna gümledim

yani aslinda kullansinlar beni ilgilendirmiyor cunku onların kullandığı yerlerde zaten ben olmuyorum ama herkes kullanır oldu, o biraz itiyor beni.
0
supergirl
(17.06.24)
Bakarız +1
Ok
-yor olacağım tarzı tüm cümleler

Gözüm seğiriyor bunları duyunca/okuyunca.
0
chicha_v2
(18.06.24)
(1)

Biteral, bizmopen, tetrasiklin

yansitmayan ayna
Helikobakteri yüzünden bu ilaçları kullanan kızımız bunlardan sonra kas ağrıları el ayak şişmesi, ağır taşıyamama, az biraz yürüyünce yorulma, odaklanamama sorunları yaşamakta. Kız 2 ay sonra evlenecek ama psikolojisi çökmüş durumda. Düğünü ertelemeyi düşünüyor. Bir sürü yere gittiler çözüm bulam
Helikobakteri yüzünden bu ilaçları kullanan kızımız bunlardan sonra kas ağrıları el ayak şişmesi, ağır taşıyamama, az biraz yürüyünce yorulma, odaklanamama sorunları yaşamakta. Kız 2 ay sonra evlenecek ama psikolojisi çökmüş durumda. Düğünü ertelemeyi düşünüyor. Bir sürü yere gittiler çözüm bulamıyorlar.
Ne yapmalı, nereye gitmeli, aynı şeyi yaşayan veya tavsiye verebilecek var midir?
0
yansitmayan ayna
(16.06.24)
Helikobakter Pilori için mi verilmiş bunlar?? Yan etkileri bu saydıklarınız mı olmuş? Hayatımda duymadım böyle şeyler.

Aynı şeyi yaşamadım, doktor da değilim. Tek bildiğim bu kadar yan etki kesinlikle normal değil, hoş görülmemeli. İlaçları bırakma imkanı varsa, yani antidepresanlar veya antibiyotikler için söylendiği gibi "şu kadar zaman kullanmadan bırakırsan patlarsın" tarzı bir ikaz yoksa ilaçları bırakıp sağlıklı yaşam moduna geçmeli, çeşitli doğal ürünler kullanmalı, mümkünse önce bağırsak florasını sonra midesini düzeltmeli. Bunlar tamamen yeme ve uyku alışkanlıklarıyla ilgilidir.

İmkanı varsa Ümit Aktaş'a gitsin derim.
0
muhayyer divan
(17.06.24)
(4)

Sönmeyen yeşil mesaj ışığı

muhayyer divan
SelamBir yazar bana mesaj atmış, gelen kutusunda okunmamış olarak görüyorum ama dokununca içeriği asla göremiyorum, boş sayfa geliyor ve yukarıdaki "okunmamış mesajın var" anlamına gelen yeşil ışık da sönmüyor bir türlü. Bunun için kime ulaşmam gerektiğini bilemiyorum, yardım eder misiniz?
Selam

Bir yazar bana mesaj atmış, gelen kutusunda okunmamış olarak görüyorum ama dokununca içeriği asla göremiyorum, boş sayfa geliyor ve yukarıdaki "okunmamış mesajın var" anlamına gelen yeşil ışık da sönmüyor bir türlü.

Bunun için kime ulaşmam gerektiğini bilemiyorum, yardım eder misiniz?
0
muhayyer divan
(15.06.24)
Duyuruda yıllardır ara ara ortaya çıkan bir bug o. Yazara yeni mesaj atın, gönderdiği mesajı kopyalayıp size cevap olarak göndersin. Boş sayfa gelen mesajı da silin.
0
kobuzchu kiz
(15.06.24)
Boş sayfaya gelen mesajı hiçbir şekilde göremiyorum ve silemiyorum maalesef. Mobil görünümden çıkınca da böyle.
0
🌸muhayyer divan
(15.06.24)
Mobilde değilken gelen kutusunda mesajı seçip en alttaki "seçili mesajları sil"e basınca da mı silemiyorsunuz?
0
kobuzchu kiz
(16.06.24)
Web görünümündeki işleyişi unutmuşum, siz deyince fark ettim, teşekkürler.
0
🌸muhayyer divan
(16.06.24)
(13)

bana meslek bulalım

deranzo1
derdimi sevebilirsiniz. "ne iş yapıyorsun" lafına çok uyuz oluyorum. yeni tanışılan insanlarda özellikle bir şey sallasam bile detay üstüne detay isteyenler de oluyor. "maddi kaygım yok, para ezip hayatımı yaşıyorum şekerim ;)" demek de istemiyorum. ne olalım? hem soruyu savuşturalım hem de olası "t
derdimi sevebilirsiniz. "ne iş yapıyorsun" lafına çok uyuz oluyorum. yeni tanışılan insanlarda özellikle bir şey sallasam bile detay üstüne detay isteyenler de oluyor. "maddi kaygım yok, para ezip hayatımı yaşıyorum şekerim ;)" demek de istemiyorum. ne olalım? hem soruyu savuşturalım hem de olası "tam olarak nasıl oluyor o işler" diye uzatma dakikalarından kaçınalım?
0
deranzo1
(15.06.24)
Öğrenci koçluğu yapıyorum de.
0
sekizdokuzon
(15.06.24)
Ne deseniz detay soracaklar.

Mezun olduğunuz alanla ilgili makale çevirisi yapıyorum vs diye bilirsiniz
0
jülsezar
(15.06.24)
Masaj terapistiyim de. Başka kapılar açar belki, belli olmaz.
0
sekizdokuzon
(15.06.24)
mezun olduğun bir bölüm varsa onu söyle. detay sorarlarsa şu an çalışmıyorum dersin.
0
neira
(15.06.24)
Lojistik de. Lojistik işiyle uğraşan kimi tanıdıysam mesleği hakkında hiçbir soru sorulmadı kendisine. İlgi çekici en ufak bir tarafı yok. Lojistik de geç.
0
cay koy geliyorum
(15.06.24)
Editörlük.
0
Amaranta ursula
(15.06.24)
Çalışmıyorum de? Soran olursa hesap mı istiyosun dersin, uzatırsa kafa göz dalarsın. Niye yalan söyleyesin ki?
0
muhayyer divan
(15.06.24)
işsizim de
0
Yılmaz920
(15.06.24)
emlakçılık, galericilik, müetahhitlik herkesin yapabileceği işler.
0
paintov
(15.06.24)
Pornocuyum de. Yılda 2-3 tane filmde oynuyorum o kadar dersin.
0
ferenc
(15.06.24)
freelancer? :)
0
robert bosch
(15.06.24)
değnekçiyim de. kim ne detay soracak sanki değnekçiye?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.06.24)
Reklam sirketinde calisiyorum
0
halk
(16.06.24)
(2)

Böbrek Taşı vs. Mesane Kanseri

duma duma dum
Merhaba,Erkek bir arkadaşım idrarında kan görünce doktora gitti. Bir doktor direkt tomografi istedi fakat bayramdan sonraya kaldı o tabi. Başka bir doktor ultrasonda kristal gördü. Bunları döküyorsun dedi, dökerken çiziyordur o kanıyordur dedi. Mesanede kanserle ilişkili bir görüntü yoktu. Arkadaşım
Merhaba,

Erkek bir arkadaşım idrarında kan görünce doktora gitti. Bir doktor direkt tomografi istedi fakat bayramdan sonraya kaldı o tabi. Başka bir doktor ultrasonda kristal gördü. Bunları döküyorsun dedi, dökerken çiziyordur o kanıyordur dedi. Mesanede kanserle ilişkili bir görüntü yoktu. Arkadaşım çok evhamlı. Ya kitle var da mesane duvarı içindeyse ya da çok küçükse ve görülmüyorsa vs diye düşünüp duruyor. Ağrısı yok bu arada. Böyle bir konusa tecrübesi olan yazabilir mi? Her türlü belirti, teşhis ve tecrübeye açığız çünkü çok düşünüyor, sürekli makale okuyor.

Şimdiden teşekkürler.
0
duma duma dum
(15.06.24)
Bırak vehimini doya doya yaşasın.
Doktorun 'kum döküyorsun' sözüne inanmayan burada yazan kişiye mi inanacak.
Okusun işte, aydınlansın. Öyle mutlu oluyor demek ki.
0
Mirket
(15.06.24)
@Mirket +1

Yalnız böyle vehmine saplandıkça kanseri davet etmiş olur, tercih onun.
0
muhayyer divan
(15.06.24)
(3)

Hayattan neden bu kadar korkuyorum iç dökmece

dedim ama dinletemedim
Merhaba,13 senedir birlikte yaşadığım biri var, mevzu çok daha derin olsa da ev arkadaşı diyelim. Şimdi bu arkadaşlık bitmeli, bu da beni ayrı kahrediyor güçlü durmaya çalışıyorum, yoğun iş tempom sağolsun(!) gün içinde kafam dağılmasa hiç iyi değilim. Detaylarına giremeyeceğim ama burada kaldıkça k
Merhaba,

13 senedir birlikte yaşadığım biri var, mevzu çok daha derin olsa da ev arkadaşı diyelim. Şimdi bu arkadaşlık bitmeli, bu da beni ayrı kahrediyor güçlü durmaya çalışıyorum, yoğun iş tempom sağolsun(!) gün içinde kafam dağılmasa hiç iyi değilim. Detaylarına giremeyeceğim ama burada kaldıkça kendime saygımı ayaklar altına alıyorum. Kendime ev bakıyorum. Ben bu döngüyü Aralık'tan beri yaşıyorum, ya ev bakacak gücü kendimde bulamıyorum ya da evi döşemek falan kendi başıma altından kalkabileceğim bir şeymiş gibi gelmiyor bana. İstanbul'dayım, Aralık'tan beri baktığım evler oldu tabii ki ama ben hep bir kulp buldum kendimce kılımı kıpırdatmamak için. Ki ben hayatım boyunca her şeyi kendi başına yapmış birisiyim :) Kiradan, evi sıfırdan döşemekten, tek yaşamaktan maddi manevi her şeyden korkuyorum. Beni biraz cesaretlendirmenize ihtiyacım var... Yaparsın aslansın kaplansın :)

Kira kalemi de ayrıca korkutuyor beni. Maaşım her ay farklı yatıyor, Temmuz zamı olmayacak gibi, en son 60k aldım, baktığım kiralar 25 bin bandı. Fazla mı kendimi korkutuyorum yoksa korkmakta haklı mıyım ? Yarın bir yere bakacağım. Ev sahibinin aynı binada 3 dairesi varmış, bu da iyi bir şey mi kötü bir şey mi bilmiyorum, sizce? Kira 25k, kartal minibüs yolu, 2+1, aidat düşük. Nasıl sizce?

Yorumunu esirgemeyecek herkese teşekkür ederim.
0
dedim ama dinletemedim
(14.06.24)
13 sene önce biriyle eve çıkarken de ev düzdünüz ve (belki) yarısı olsa da ev masraflarını karşıladınız, hallettiniz. Üstelik de her aldığınızı ikiye bölerek... Bu sefer hesap vereceğiniz kimse olmayacağı için tabii ki yaparsınız. 13 sene önce daha genç, daha akılsızdınız (büyüdükçe olgunlaşıyoruz ya ondan), o yüzden şimdi hayli hayli yaparsınız. Korkutması da normal ama korkularla ne yapabiliyoruz ki?
0
charbiel
(14.06.24)
hayatta her şey insanlar için ve insan olanın başına her şey gelecek. Hayatın kendisi de belki bu başımıza gelenler. Her bir olayda büyüyor, tecrübeleniyorsunuz. Aslında bir hikaye yazıyorsunuz.
Sonuçta da her şey geçiyor ve insan unutuyor. Her şey mutlaka geçiyor.
Bence kimsenin burada yazdığı sözlere ihtiyacınız yok. 3 vakte kadar kendi evinizde ve büyük ihtimalle yeni dertler ile uğraşıyor olacaksınız. Şimdiden o dertler için kolaylıklar dilerim.
0
sparkle kiddle
(14.06.24)
60 bin lira karşısında 20 bin lira kira gayet uygun sanki, bundan korkmamak lazım, sadece taşınma masrafı depozito vs çok aşabilir, gireceğiniz ev tadilat isterse mecbur kalırsanız vs. Korkutması normal.

Onun gitmesi neden söz konusu olmuyor? Eve beraber girdiniz evden de beraber çıkın bence. Ya da onun imkanları daha iyiyse o gitsin.

İstersen şu "bitmeli" meselesini özelden konuşabiliriz.
0
muhayyer divan
(15.06.24)
(45)

arkadaşımın evimden zeytinyağı çalması

la lykia
eski bir arkadaşım kahvaltıya gelmişti.evde zeytinyağının içinde duran iki küçük bidon milas yağlı zeytinı var, ondan çıkarmıştım. çıkarırken de anlatmıştım, "işte bu zeytin böyle yağın içinde duruyor, yağda durmazsa hemen küfleniyor, coğrafi işaret aldı daha yakınlarda" vs. diye. o gün kahvaltı yap
eski bir arkadaşım kahvaltıya gelmişti.

evde zeytinyağının içinde duran iki küçük bidon milas yağlı zeytinı var, ondan çıkarmıştım. çıkarırken de anlatmıştım, "işte bu zeytin böyle yağın içinde duruyor, yağda durmazsa hemen küfleniyor, coğrafi işaret aldı daha yakınlarda" vs. diye. o gün kahvaltı yapıldı, dağıldık.

ben bir süre sonra bir baktım o zeytinin içinde durduğu yağ yok olmuş, haliyle zeytin de küflenmiş.

eve de başka kimse gelmemişti. duruma hiçbir anlam veremedim. acaba ben tuvalete gittiğim bir ara arkadaşım biraz daha çıkarmak istedi de yağı mı döküldü, belki elinden kaydı, olur ya insanlık hali. ama öyle bir şey olduysa bana niye söylemedi? belki unutmuştur ya da utanmıştır dedim.

arkadaşıma nazikçe sordum: "bizim o gün çıkardığımız zeytinin yağı mı döküldü o gün? zeytinler yağsız kalmış küflenmiş" dedim. haa evet ya galiba döküldü biraz dedi o kadar.

çok tuhaf buldum tavrını. zeytin de o bölgeye giden birinin getirdiği zeytin, markette falan satılmıyor, üzüldüm haliyle, koca bidon zeytin çöpe gitti. ama yine de zeytinde değilim, tavır ve rahatlığı tuhaf geldi ama neyse dedim üzerinde durmadım.

aynı arkadaşım başka bir gün akşam oturmasına geldi. tuvalete gitmiştim. döndüğümde mutfaktaydı, ben de mutfağa yöneldim, bir şey lazım mı dedim. yok peçete alacaktım dedi, önümü kesti, yani mutfağa girmemem için. bir şey istiyorsan ben vereyim dedi. ben yine bir şaşırdım, ne alaka benim evimde, sen bir şey istiyorsan ben vereyim asıl diye düşündüm ama bir şey demedim. yok su alacaktım ben de dedim, girdim mutfağa.

mutfağa girdiğimde gördüğüm manzara: evinden iki tane cam kavanoz getirmiş, bizim diğer ikinci bidondaki zeytinin yağını onlara aktarmış.

ne yapıyorsun dedim? ya işte bu yağ fazla gelmiş zeytine, aktarayım dedim falan diye saçmaladı. dedim ne alaka, o zeytinler yağın içinde duruyor, diğeri zaten küflendi, anlattım sana. sen ne yapıyorsun bana bir anlatır mısın dedim.

bu sefer itiraf etti, işte benim yağım bitmişti, bu yağ da bu zeytine fazla gelmiş diye düşündüm, bir şey olmaz nasıl olsa diye birazını alayım dedim dedi.

diğer zeytinin yağını da mı almıştın dedim, çok az almıştım dedi.

o kadar afalladım ki, ne diyeceğimi, ne tepki vereceğimi bilemedim. yemin ederim zeytininde, yağında değilim tabii ki, ama evime giren çıkan insan, bu düpedüz hırsızlık değil midir? kendimi salak gibi hissettim.

siz olsaydınız ne yapardınız, nasıl tepki verirdiniz? arkadaşlığınızı bitirir miydiniz, konuşur muydunuz?

*** ekleme 1 ***

ön yargı olmasın diye yazmamıştım başta:

bu kişi çok eski bir çocukluk arkadaşım. aynı mahallede büyüdük, ailesini tanırım. ben tahmin ediyordum ama arkadaşım yakın zamanda itiraf etti; babası ve baba tarafı çok sorunlu tipler maalesef. evde psikolojik, ekonomik, fiziksel şiddetle büyümüş.

kendisinin de kişilik bozukluğu ve/veya psikolojik sorunları olduğuna ve son zamanlarda daha da belirgin hale geldiğine inanıyorum.

işsiz ve aylardır iş bile aramıyor ve her gün düzenli alkol alıyor.

ben biraz manevi destek olmak istemiştim kendisine. aylardır iş aramasına yardımcı oldum, derdini anlamaya çalıştım, konuştum vs vs.

benden zeytin ve yağ istese veya para istese verecek biri olduğumu da, sırt çevirmeyeceğimi, bunun da asla lafını yapacak biri olmadığımı çok iyi biliyor ama bence asıl derdi "istememek" idi çünkü isteseydi kendini ezik hissedecekti muhtemelen.

zeytini anlatma nedenim ise; böyle şeylere çok meraklı ve ilgili olmasıydı. kahvaltıda sofraya çıkarırken bu nasıl zeytin böyle diye sordu. zira dediğim gibi markette olan bir zeytin değil. ben de anlattım.

yağ miktarı: 2 tane 5 litrelik cam kavanozdu. yarısında zeytin vardı. sanırım her iki seferde de 2 litreye yakın yağ yapıyor. bu arada yazmayı unutmuşum. ilkinde de yağ almış, dökülmemiş. benim evden bulduğu boş bir pet şişeye almış.

*** ekleme 2 ***

olay günü yani evden henüz gitmemişken biraz sert bir tepki verdim ve konuştum. bu yaptığın çok yanlış, başkasının evinde yapsan adın direkt hırsıza çıkar, niye benden istemedin vs. gibi bir konuşma. o da evet, çok haklısın, salaklık bu yaptığım, ben de çok üzüldüm seni üzdüğüme falan dedi.

ama ben olay günü ciddi şok yaşadım. hani insanlar bazen der ya, olay anında bağıramadım diye. o kilitlenme hissi nasıl bir şeymiş direkt yaşadım. insan birkaç dakika içinde aa 20 yıldır tanıdığım insan hırsızmış diyemiyor. gerçek anlamda afalladım.

olayın üzerinden birkaç hafta geçti şu anda. olaydan 1 hafta sonra ben bir mesaj attım. kendisini iyi görmediğimi, arkadaşı olarak destek olmaya çalıştığımı ama benim de yapabileceklerimin sınırlı olduğunu, düzenli ve az olmayan miktarda alkol alımının uzun vadede illaki ciddi sorunlara yol açacağını, en kısa sürede profesyonel destek alması gerektiğini nazikçe yazdım.

tamam konuşalım falan dedi ama o zamandan beri ben uzak duruyorum, o da bir tuhaf davranıyor. tersliyor, sonra şaka yaptım diyor. ben de biraz kaçtım açıkçası. zaten hakikaten işlerim de çok yoğundu ama biraz da bahane edip görüşmedim. eve zaten davet edemem artık.

bu arada ben psikoloji mezunuyum ama klinik uzmanlığım yok, terapi eğitimi de almadım. onun için tam bir yorum yapabilecek ya da tanı koyabilecek durumda değilim ama aklıma gelen şeyler var tabii.

son zamanlarda tam olarak şöyle bir tablo çiziyor: sürekli bir haklılık hali var. eleştiriye karşı çok hassas. her şeyi biliyor, herkesten farklı, herkesten zeki, kimse onu anlamıyor. evden çıkmıyor, kimseyle görüşmüyor ve sıkı alkol alıyor. işsiz ve iş aramıyor. şimdiye kadar yaptığı birikim ile geçiniyor. (erkek, yaş 38)

yani baya bitik bir halde aslında. biz de pandemide çok görüşmemiştik. sonra birkaç şey oldu, ben iş aramasına yardımcı oldum, bulduk da iş ama oradan da 2 günde gönderdiler. hatta patron demiş ki, sen çok tuhaf bir tipsin, adını koyamıyorum ama sana güvenemedim, birlikte çalışamayız. belki orada da birşey yaptı bilemiyorum.

benim de bundan sonra görüşmeye niyetim yok zaten.

çocukluk arkadaşımdı, eskiden böyle biri değildi. bir şeyler yapmaya çalıştım, sırtımı çevirmek istemedim bu haldeyken ama çoğu kişinin dediği gibi kimsenin doktoru değiliz, yapabileceklerimiz sınırlı.

yani öyleyken böyle...
0
la lykia
(14.06.24)
Zeytinyağı çalan arkadaş mı olur yahu? O an evinizden ve hayatınızdan kovmanız gerekir o kişiyi. Kovdunuz değil mi?
0
pispinti
(14.06.24)
Bunun adı hırsızlık.
O kişiyi evinize de almayın, yakınınıza da almayın. İletişiminizi kesin.

Basit bir zeytinyağı kaybetmek değil insanı sürekli tedirgin edecek bir şey. Kendi evinde böyle bir olay olunca insan kendini savunmasız ve çaresiz hisseder.

Ben olsaydım "Bence bu hırsızlık ve asla kabul edebileceğim bir şey değil. Seninle arkadaşlığımı sonlandırıyorum." derdim. Siz de öyle deyin hatta umarım o anda söylemişsinizdir bunu.
0
michael_knight
(14.06.24)
Ohaa cok urkutucu bence ya, gercekten insan ne tepki verecegini bilemez. Ciddilesip hadi ordan siee deseydiniz iyi olurdu, direkt arkadasligi bitiririm tabii ki konusmak ne demek.
0
Feriyaanim
(14.06.24)
evime davet etmem. özellikle görüşmem. karşılaşırsam selam selam. çok çok yakın arkadaşlarıma da anlatırım.
0
elorelia
(14.06.24)
hocam zeytinin yağını çalan kişi kesin başka şeyler de çalmıştır. bu şahsın size gelmesi sonrası kaybolan eşyalarınız oldu mu bir onu düşün bence.

her halükarda da şahsı hayatınızdan çıkarın, kabul edilebilecek bir davranış değil bu zira. ayrıca "bir anlık şeytana uydum" gibi bir durum da yok, hazırlık yapıp evden şişe getirmiş diyorsunuz. böyle birine zerre güven olmaz bence.
0
shadowfollower
(14.06.24)
elorelia +1
0
jülsezar
(14.06.24)
Arkadaşınız olduğu için belki daha geniş perspektiften bakamıyorsunuz ama insan sadece zeytinyağı çalmaz. Sizden istemek yerine gizli kapaklı çalmayı tercih etmiş. Huydur bu. Görüşür müsünüz bilmem ama evinize sokmayın okurken rahatsız oldum.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(14.06.24)
çok kötü ya, o kişiyi bir daha evine sokmamanı ve hatta iletişimi tamamen koparmanı gerektirecek bir durum bence bu. resmen hırsızlık.
0
hrskrs
(14.06.24)
Hırsızlık.
Hayatımdan çıkarırım. Böyle bir insana nasıl guveneceksiniz? Ya başka şeyler de çalarsa?
"Ya param bitmişti sende fazla varmış"
0
logisticsmanager
(14.06.24)
herkesin aksine yorum yapacağım. herkes dışarıdan bir insan olarak kesin ve net kıssas istemiş, ama arkadaş var arkadaş var. bazen bazı insanlara karşı o kadar radikal olamıyorsunuz. benim de evime gelen arkadaşlar oluyor. şeytana uymuştur, salaklığına denk gelmiştir, idrak edememiştir vs...o yüzden herkese ikinci bir şans veririm. tabi bu karşıdakinin ne kadar üzüldüğü, sıkıldığı, pişman olduğu ile paralel. eğer bu dediklerim varsa ikinci bir şans veririm. eğer iflah olmaz, rahat biriyse her zaman yapıyor ve yapar demektir. direkt yol verirdim. hatta etrafımdakilere de rezil ederdim herkes dikkat etsin diye.
0
buenosdias
(14.06.24)
ya hırsızlık deyip kriminal tarafına yüklenmeden bu bence direkt mallık. istiyorsan söyle ya zeytinyağı çalmak ne sjkdhfsd ben olsam hırsız da hırsız diye anlatmam da böyle tuhaf hasta değişik biri olduğunu anlatabilirim belki yakın arkadaş çevreme, o da daha çok gülmek için jhgd ve kendisiyle de tabii sohbeti keserim. başka şeyleri almış mı bi kontrol bence de manyak belli ki.

edit: ön yargı dediğiniz şey arkadaşı tamam normal değil ama biraz anlaşılır kılıyor. cidden hastaymış adam.. grimavi ve paintovaa hak verdim, bu hikaye karşılıklı acayiplik olmadan zor.
0
nic cage
(14.06.24)
ovdugun birsey oldugu icin, bana hirsizliktan daha cok sana gicigi var da zarar mi vermek istedi diye dusundum.
0
durgunfoton
(14.06.24)
nic cage +1
Bize göre tabii ki hırsızlık da, benim evime giren çıkan bir arkadaşım bunu yapsa mal mısın aq diye ensesine vurur dalga geçerim. Sonra da neden böyle bir mallık yaptığını anlatması için sıkıştırırım.

Tuhaf bi davranış kesinlikle, hırsızlık gözüyle bakmayabilirim ben de yakın bir arkadaşım bunu yapsa.
Biraz köylü kurnazı, sinsice bir hareket; bu huylarla uyuşan genel bir tavrı varsa bu insanın dikkat etmek gerekebilir.
0
Bruce
(14.06.24)
bu suçtan ceza evinde yatanlar var. aydın bölgesinde yaşıyorum, zeytinyağ hırsızlığı çok yaygın burda.
0
mikahakkinen
(14.06.24)
korkunç ya, bir de böyle bir insanı evime almış olma fikri içimi ürpertir dururdu.

planlamış bi de, evden cam şişe getirmeler falan. daha fazla vakit geçirse, başka şeyleri gözüne kestirse küçük küçük soyacaktı demek ki. asla görüşmem, yakınımdan bile geçirmem.
0
ofelia
(14.06.24)
evinden direkt kov bu hırsızı.
bu yarın senin evinden paranı, pulunu her şeyini çalar.
yuh ya ben tutar küfür ederek kovardım evden.
ayrıca herkese hırsız olduğunu söyle durumu anlat.
başkasının evinden ufak çaplı neler çalmıştır bu aklın durur.
bak konu çok önemli herkese söylemezsen vebali senin boynuna.
0
OgutucuRecep
(14.06.24)
hırsızlık bu. arkadaşın hırsız, kleptomanyak veya düpedüz mal. böyle birisi oldugunu bu zamana kadar nasıl anlayamadın hayret. evine nasıl alıyorsun böyle birisini, evinden başka şeyler de almıştır bu. almadıysa da alır yani, güvenemezsin ki.

yapacağım şey, bir daha asla evime, arabama almamak. yakınlarıma anlatmak. mümkün oldugunca az muhatap olmak.
0
abelardo
(14.06.24)
Evime gelecek kadar yakın arkadaşım beğense ve istese gerekirse tamamını veririm o yağın ama benden çalınca ı ıh. Kavanozdaki yağı geri boşaltıp yollarım kapıdan.
0
nawar
(14.06.24)
Ben hırsızlıktan fazlasını gördüm bu olaylarda. Şöyle ki ilk bidondaki zeytinyağını zeytinler küflensin diye lavaboya dökmüştür. Sizin açıklama yaptığınız gün yapmışsa yanında zeytinyağını koyacak kap vs yoktur çünkü. İkincisinde de yine zeytinler bozulsun amacı var ama zeytinyağı da boşa gitmesin istemiş. Arkadaşınızın amacı hırsızlık değil kötülük yani. Belki sizi kıskandığından da yapıyor olabilir
0
gnosis
(14.06.24)
ikiniz de acayipsiniz. zeytinyağını almışsa ve sana söylememişse salaklık yapmış. muhabbeti azaltırsın en kötü ihtimal. bu kadar büyütmelik bir şey göremiyorum
0
paintov
(14.06.24)
Koşarak uzaklaş ondan.
onu tanıyan arkadaşlarınıza da söyleyin :
- eve geldiğinde yağlarınızı bodruma saklayın.. diye.

@paintov ,
bu tür hırsızlıklar başka hırsızlıklara gebedir.
0
diyecevaplandı
(14.06.24)
Yalnız hocam senin arkadaşına zeytinyağı şovu yapman da gereksiz olmuş, ona da bir hediye boyu alırsın o zaman bilgi verirsin anlarım da

ikiniz de tuhafsınız+1
0
grimavi
(14.06.24)
ya bırak gitsin
insanlar kendini kurtarmak istemiyorsa sen niye fazlasını yapıp kurtarmaya çalışasın ki
0
OgutucuRecep
(14.06.24)
Herkes gerekeni söylemiş zaten ben de ne kadar bir yağ onu merak ettim? 1 litre filan mıydı yoksa daha mı fazla?
0
yenibirgüzelnick
(14.06.24)
bence de hirsizligin disinda birde cekememezlik gibi bir seyde olabilir gibi gorunuyor. korkunc bir durum gercekten, ozel alanin ihlali
0
foster
(14.06.24)
Arkadaşınızın psikolojik rahatsızlığı olduğunu düşünüyorum (kleptomani) kendisi ile konuşup tedavi olması için ikna edin. Böyle bir durumda nasıl tepki verirdim bilemedim ama soğuk kanlı ve mesafeli olmakta fayda var.
0
doharkoman
(14.06.24)
enteresan valla. son ana kadar hep "kesin bidon delinmistir akmistir, insan arkadasinin evinden zeytinyagi mi calar ne kadar sacma" diyodum. maddi durumu falan mi kotu? ekmek falan da degil ki, zeytinyagi. kleptomani olabilir mi? veya istahina duskun birisi de kaliteli zeytin yagina mi karsi koyamadi?

yani arkadasligimi bitirmem ben muhtemelen, ama baya bozulurum ve arayi da acarim diye dusunuyorum. ama grupla arkadaslik durumu varsa gorusmemezlik etmem yani sahsen. borc alip geri odemeyen arkadaslarima da ayni tarifeyi uyguluyorum, biraz saf olabilirim ben.
0
icim urperiyor
(14.06.24)
"bir şey istiyorsan ben vereyim"
ve
"iki tane cam kavanoz getirmiş"

kısımlarına koptum yalnız.

bu kısa hayatta, kimseyi düzeltmekle falan uğraşmayın. bazı şeyleri tamamen kesmeli insan.
0
la traviata
(14.06.24)
Ben de arayı açardım, bir daha da asla evime almazdım. Ne saçma bir durumdur bu valla dönüp dönüp tekrar okudum duyuruyu.
0
peki madem
(14.06.24)
Olayı normalleştiren ve ''nolcak yeaa'' diyenlere bir anlam veremedim. Bu bildiğin hırsızlık. Hadi amacı hırsızlık değilse bile kasıtlı bir şekilde zarar vermek e bu da hırsızlık kadar kötü bir şey.

insan arkadaşının malına vs. bile isteye neden zarar vermek istesin. İstiyorsa da arkadaş değil düşman denir ona.

Ben olsam arayı açardım ha açmasam bile evime almazdım bir daha.

Hadi ilkinde oldu neyse unutalım desek bile bunu bir daha yapıyorsa bunun devamı da gelir çünkü.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.06.24)
Soruyor musun bir de olduğu çıkart gitsin. Mesele zeytinyağı değil düpedüz planlı soyguna gelmiş
0
birmilyonunvarmi
(14.06.24)
Sizi nasıl "ilginç" bulmuş bazı yanıtlayanlar hiç anlamadım.

Bu mevzubahis arkadaşı yaptığı hiçbir şeyin sorumluluğunu almayan, şuursuzca yaşayan, aman nolcak ya diye her senaryoda eğer mümkünse mevzuyu kendine doğru yontan tiplere benzettim ben.

Hayatta tutmak için bi sebep yok, varlığı zarar çıkarın gitsin elbette.
0
hedep
(14.06.24)
ananiyimioguz
(14.06.24)
son zamanlarda okuduğum en garip şeylerden. manyak mı yanında kavanoz taşıyor bir de? zeytinyağı yani bu?? direkt arkadaşlığımı bitiririm ben, bu tiplerin yanında korkuyorum. çevreme de anlatırım tabii.
0
deartheodosia
(14.06.24)
Arkadaşlık bitirilir, sorarsa da içinde olulan her türlü sözü yüzüne boca edersin, her yerden de engellersin. Bu kadar.

Eski bir arkadaş olup senden bir miktar yağ isteyemeyecek kadar seni tanımayan, buna karşılık yaşab söyleyerek yağını çalmaya yeltenecek kadar cüretkâr ve girişken(!!!) olan insan düpedüz hırsızdır kıskançtır hazımsızdır. Üzgünüm, kötü biri o. Acilen hayatından çıkar derim.
0
muhayyer divan
(14.06.24)
Yaşab = yalan
0
muhayyer divan
(14.06.24)
Aradaki açıklamanı şimdi okudum, şahıs işsizmiş, "artık" iş bile aramıyor ise ciddi çıkmaza girmiş ve kafası bulanmış olabilir, hele ki erkekse veya eline bakanlar varsa iyice sıyırmaya yaklaşmış olabilir.

Evet meraklıymış ilgiliymiş ama o ilgisi merakı çok yüksek ihtimalle bundan para kazanılır mı bakış açısından kaynaklı. Yoksa övdüğün şeyin sendeki mevcudiyeti onu kudurtmuş olabilir. Bazı insan gerçekten kıskanç olur, hazımsız olur, hazmedemediği şeyler karşısındakinde de olmasın ister. Öyle biri mi bilmiyorum ama aç kedilerin önünde et yemek gibi olmuş seninki. Keşke yapmasaydın. İnşallah bir daha yapma.
0
muhayyer divan
(14.06.24)
arkadaşının çok ciddi sorunları var. sadece hırsızlık değil akli bir sıkıntısı olduğunu düşünüyorum. her durumda uzak durmakta eve sokmamakta fayda var.
0
orpheus
(14.06.24)
İletişimi keserdim. Eve kavanozla gelmiş, plan yapmış, kleptoman olduğunu sanmıyorum. Ya art niyetli ya da başka psikolojik sorunları var. Her türlü uzak duymak isterim. Ha param çoktur, psikiyatr ücretine yardım ister, onu öderim, o kadar.
0
asteriks
(14.06.24)
arkadasin balatayi siyirmis..
0
cooperr
(14.06.24)
bence ellerini aç ve tanrıya evden başka birşeyde çalmamıştır inşallah diye dua et.
0
Zetnikov
(14.06.24)
çok çok çok uzun zamandır ne ben bence ne de duyuru böyle bir olaya denk gelmemişti. Bunu yapabilecek "cesaret" içinde olan insan bence sizden isteyebilirdi de. İstemekten utanacak olsa çalmaktan, almaktan daha çok utanmalıydı. Nereden tutsan elinde kalan saçma sapan bir olay. Sırf böyle anlarda yok olmak istiyorum ben. devamını nasıl kotardınız çok merak ettim.
0
sparkle kiddle
(14.06.24)
birine bunun şovunu yapmış kendi yağı gibi sonra o kişi istemiş olabilir mi xd her ne sebeple olursa olsun hırsızlık kötü ve devamı gelir
0
ala09
(14.06.24)
bugün bir entry gördüm, çok hoşuma gitmişti favorilemiştim.

insanlığın sonu hümanizm yüzünden olacak şeklinde bir entry.

hırsız hırsızdır, ailesinden psikolojik şiddet görmesi filan geçin bunları. normalde evinize giren hırsızla arkadaşlık kurmuyorsanız, bu şahısla da olmamalısınız. ayrıca bu rezaletten sonra, mesaj atmanız filan, işte insanlığın sonunu getirecek hümanizmden anladığım mikro örneklerden.
0
wilhelmwasmuss
(15.06.24)
Tabii ki bundan sonra görüşmek olmaz, çevremizdeki kişilere onlar özellikle istemediği sürece yardım etmek maalesef imkansıza yakın, incindiğinizle kalırsınız.

İşsiz olması, zamanla kendini en haklı görmesi, kimsenin onu anlamaması patternleri bir tanıdığımda da vardı. 45 yaşında olmalı şu an hala işi yok ve hiç düzelmedi, biz de görüşmeyi kestik. Umarım destek alır ama kendini her durumda en haklı gören birinin destek almaya gitmesi mümkün olamıyor herhalde.
0
montreal
(15.06.24)
(18)

En köylü önyargınız nedir?

sekizdokuzon
Ben kısa boylu insanların sinsi, anasının gözü olduğunu düşünüyorum. Sizde neler var?
Ben kısa boylu insanların sinsi, anasının gözü olduğunu düşünüyorum. Sizde neler var?
0
sekizdokuzon
(13.06.24)
Beyaz tenlilerin zengin, sarışınların züppe, uzun boyluların genelde aptal olduğunu düşünüyorum. Ama köylü değil, yedi cetten şehirliyim.
0
prole
(13.06.24)
Büyük memeyi daha güzel buluyorum.
0
gabe h coud
(13.06.24)
Erkeklerin sorumsuz ve ben merkezci olduklarına inanıyorum.
0
muhayyer divan
(13.06.24)
dövmeli insanların hedonist olduğunu düşünüyorum.
0
biravekahve
(13.06.24)
Burca göre insan kategorize ediyordum, o bayağı geçti.
0
🌸sekizdokuzon
(13.06.24)
Bı seksüelliği hedonistçe buluyorum.
0
Amaranta ursula
(13.06.24)
ben genel olarak önyargılı bir insanım zaten. bir insanın bakışları, kıyafeti, memleketi, mesleği, ailesi ile olan ilişkileri, okuduğu okul, güzellik derecesi, boyu, kilosu, her şeyi benim için kriter.

bunların hiç birinin köylülükle alakalı oldugunu sanmıyorum. şehirde doğdum büyüdüm, köylüleri sevmem. avam önyargısı dersen belki kabul ederim :) ama bence asıl önyargı asilzadelerde var. önyargı o kadar kötü bir şey değil bence.
0
abelardo
(13.06.24)
Mühendislik, mimari, tıp gibi teknik konular dışında kısa mavi/yeşil saçlı + septum halkalı gördüğüm ya da bıyıksız uzun sakallı birinin fikirlerini ciddiye alamıyorum. Işid sakallıların fikirlerini teknik konularda da ciddiye alamıyorum. Bunlar dışında da tipe göre inanılmaz insan ayırırım. Yanılma oranım çok düşük.
0
nawar
(13.06.24)
Somon füme ve havyar yemem, gereksiz bulurum.


Bir de kendimde asla çözemediğim ve bu konudan utandıgim şey: kapalı birini görünce otomatik olarak AKP'li olduğunu düşünüyorum. İnsanlar kizabilir, haklılar. ben de düzeltmeye çalışıyorum.
0
fraise
(13.06.24)
Bu başlıkta kimseye kızmıyoruz :) @fraise
0
🌸sekizdokuzon
(13.06.24)
Alt çenesi üst çenesine göre önde olan insanlara güvenmiyorum. Belli komedyenlere gülen insanları avam buluyorum, bu insanlarla muhabbeti kesiyorum. Belli el ve tırnak yapıları belli özellikler çağrıştırıyor (mesela kesin iyi yemek yapıyordur ya da kesin sinsidir gibi) ama bunu tam olarak açıklamaya kelimelerimin gücü yetmedi sdfgd.
0
inawen
(13.06.24)
ateist biri olarak, alevilere direkt "iyi insandır" diyorum. 2,3-0 önde başlıyorlar skalamda.
0
hops
(13.06.24)
üst dudağı ince olan insanlar sinsi değil mi? hatta incelik ile ters orantılı.
Bir de uzun boylular : (
ve daha, rasyonel bir seviyeye indirebildiğim halde enerji, astroloji, burç konuşan insanlar : (
0
sparkle kiddle
(13.06.24)
Nazara çok inanıyorum :)
0
numlock
(14.06.24)
Kadın düşmanlığı yapan erkeklerin iktidarsız veya küçük pipili olduğunu düşünüyorum. Redpillciler dahil.
0
kaptan maydanoz
(14.06.24)
ferrari kullanan hırsız orospu çocuğudur falan :)
0
OgutucuRecep
(14.06.24)
şöyle düşününce utanç verici olduğunu farkedip yazmaktan vazgeçtim :)
0
foolrules
(14.06.24)
Cep telefonunu ön cebinde taşıyanlar
Cüzdanını göt cebinde taşıyanlar
Akp' liler

bu şahıslara karşı önyargım var.
0
kumandanim
(14.06.24)
(3)

Eczane güneş kremini gıda takviyesi-mama olarak fiş kesmiş, doğru mu?

gezegen olan pluton
Güneş kremi ve yanında reçetesiz ilaç aldım, fişinde gıda takviyesi-mama %1 kdv olarak görünüyor, bu doğru mu, güneş kreminin kdv oranı nedir?
Güneş kremi ve yanında reçetesiz ilaç aldım, fişinde gıda takviyesi-mama %1 kdv olarak görünüyor, bu doğru mu, güneş kreminin kdv oranı nedir?
0
gezegen olan pluton
(13.06.24)
Google'a sadece "güneş kremi kdv oranı" yazdım, doğrudan güneş kremi olarak çıkmadı, kozmetik olarak çıktı, o da 7 temmuz 2023 tarihli şöyle bir pdf çıktı karşıma:

www.google.com

İsmmmo.org.tr adresinde.
0
muhayyer divan
(13.06.24)
%20
0
mutlu yillar sana
(13.06.24)
Her esnaf gibi vergi kaçırmayı seçmiş.

Uğraşasınız varsa şikayet edin maliyeye. Bir tek biz maaşlı çalışan enayiler vergi veriyoruz resmen ülkede.
0
chicha_v2
(13.06.24)
(6)

Çok tüy döken kedi

lrdrylgh
Merhabalar British short hair bir kedimiz var görseldeki gibi. Bu sıralar çok tüy döküyor. Aslında genel olarak da tüy döküyordu ama bu aralar baya arttı. Her gün taramama rağmen top top tüy topluyorum ve bir o kadar da etrafa saçılıyor. Mama olarak da Hill's kısırlaştırılmış balıklı kedi maması ver
Merhabalar British short hair bir kedimiz var görseldeki gibi. Bu sıralar çok tüy döküyor. Aslında genel olarak da tüy döküyordu ama bu aralar baya arttı. Her gün taramama rağmen top top tüy topluyorum ve bir o kadar da etrafa saçılıyor. Mama olarak da Hill's kısırlaştırılmış balıklı kedi maması veriyoruz. Mamadan kaynaklı olduğunu düşünmüyorum. Veteriner mevsim geçişlerinde normal dedi ama bilemiyorum. Tüy dökümünü azaltacak malt tarzı vitaminler var. Bunlar bir işe yarıyor mu? Kullanıp memnun kalan var mı acaba? Son çare olarak traş ettirmeyi düşünüyorum ama bu da kedi için iyi midir onu bilemedim.

eksiup.com
0
lrdrylgh
(13.06.24)
tıraş ettirmek kedi için iyi değildir ama bu aralar biz de çok yakınız o düşünceye ki bizimkinin tüy uzunluğu benim saçım kadar neredeyse. vet. hekim de asla önermiyorum demişti.

ama cidden bu ara tüy dökmesi normal. senede iki defa filan böyle bi dönemleri oluyor.
0
elorelia
(13.06.24)
Aynı durumdayız ama ben her gün yanıma az bir su alıp onunla tarayarak kontrol altına alıyorum, almaya çalışıyorum. Bu sıcakta mevcuttaki tüm alt tüylerini döküyorlar. Kimisi destekleyici yağ kullanıyor ama çok etki de edeceğini sanmıyorum. Bırakın döksün rahatlasın, taramaya devam :)
0
silverleaf
(13.06.24)
1) Bu mevsimde bol tüy dökerler, normal.
2) Tıraş ettirmeyin, depresyona girer.
3) Gülü seven dikenine katlanır.

Bolca taramaktan başka çare yok.
0
prole
(13.06.24)
Hava çok sıcak, muhtemelen sıcaklara karşı vücudun savunma mekanizması tüy dökmek oluyor. Tıraş ettirmeyin vücudun dengesini bozarsınız.
0
muhayyer divan
(13.06.24)
haziranla birlikte; hava sıcaklığında birden bir artış oldu. 3 kedimiz de inanılmaz tüy döküyor. tüy dökmeleri, mevsim normalinde tuhaf değil. traş ettirmeyi doğru bulmuyorum. ihtiyaçları kadar tüyü kendileri döküyor zaten.
0
from where i ride
(13.06.24)
traş konusu kedinin karakterine bağlı. bazı kediler traş sonrası strese girerken bazıları tam tersine çok daha mutlu olabiliyor. bizim iran kedimiz traş sonrası aşırı neşeli hareketli olurdu, çünkü hayvan rahatlıyor. sağlıklı olup olmadığını ben yorumlayamam ama ezbere sağlıkısız demek de yanlış. bu konuyu bir veterinere danışın. bizim iran kedimiz defalarca traş edildi ve çok da uzun yaşadı. açıkçası stres hariç sağlığına etki edecek bir faktör aklıma gelmiyor.
0
orpheus
(13.06.24)
(2)

Dincilerdeki Coca Cola'ya karşı olan nefretin sebebi ne?

komando kani var bende
Dincilerde bi cola nefreti var. Nereden kaynaklanır bu olay? mesela facebook'un sahibi yahudi, ınstagram ve whatsapp'ta bir nevi yahudi oluşumu sayılır ama kimse facebook yahudi şirketi ben hesabımı silerim demiyor. Türkiye'de birçok yahudi malı satılıyor ama hiçbirisi cola kadar tepki çekmiyor. Ner
Dincilerde bi cola nefreti var. Nereden kaynaklanır bu olay? mesela facebook'un sahibi yahudi, ınstagram ve whatsapp'ta bir nevi yahudi oluşumu sayılır ama kimse facebook yahudi şirketi ben hesabımı silerim demiyor. Türkiye'de birçok yahudi malı satılıyor ama hiçbirisi cola kadar tepki çekmiyor. Nereden kaynaklanıyor bu olay?

Teşekkürler.
0
komando kani var bende
(12.06.24)
Ayni dincilerin büyük cogunlugu coca cola‘nin fontunyla ters cevirip tersten okununca allah yok, muhammed yok diye yazdigina da inaniyor :)))

Özellikle türk insani sorgulamaz isine geldigi gibi davranir. Cola‘ya düsman olmak kolay diye onu ve strabucks‘i simge yaptilar o kadar
0
c1b2k3
(12.06.24)
Türk insanı sorgular, işine geldiği gibi davranmayanı da çoktur, genellemelerden nefret edenler genellemelerden uzakmdurmalılar, birer "Türk insanı" olarak :)

Kolanın sadece sahibinin yahudi olması değil bağımlılık yapması ve vücuda çok zarar vermesi de bir etken, kaldı ki dinci olmadığım halde ben de o şirketin bütün ürünlerine karşıyım, bu sebeplerden dolayı, damla su dahil.

Biraz da kola vaktiyle her eve girerdi, üstelik ramazan ayında reklamları domine eden de koladır mesela, kola insanların her alanına çok el attığı için dahi olabilir.

Dinci filan olmadığım halde içecek olan kolaya ve onun şirketine kesinlikle karşıyım, diğer bütün yahudi şirketlerine de karşı olmak isterdim fakat bazı şeylerden kaçmak ya mümkün olmuyor ya da çok pahalıya patlıyor, mahkumiyet oluşuyor, bu bile yeterli sebep aslında.
0
muhayyer divan
(13.06.24)
(15)

Açlık krizleriyle nasıl baş ederim?

psmstc
Obezim Kilo vermeye çalışıyorum. Fakat akşam 8 sonrası müthiş açlık krizleri yaşıyorum. Bu krizlerle nasıl baş edilir? Şimdiden teşekkürler..
Obezim Kilo vermeye çalışıyorum. Fakat akşam 8 sonrası müthiş açlık krizleri yaşıyorum. Bu krizlerle nasıl baş edilir?

Şimdiden teşekkürler..
0
psmstc
(10.06.24)
Haşlanmış brokoli, salata falan yesen olur bence.
0
rock n roll
(10.06.24)
erken yatarsan sorun buyuk oranda cozulur. 8'den gece 1'e kadar aclikla mucadele etmekle 10'a kadar etmek arasinda cok fark var.

sekersiz cay veya kafeinsiz kahve falan icebilirsin.
0
hot potato
(10.06.24)
bol salata ye
0
jelly bear
(10.06.24)
diyetisyene gitme şansınız yok mu? ben bugün başladım, isterseniz sizinle de paylaşabilirim listeyi. ara öğünler de olduğu için acıktırmaz diye umuyorum.
0
anna sun
(10.06.24)
bildiğim kadariyla diyetisyenler bunun için öğünlerde yeterli besin değeri alımı ve ara öğün öneriyorlar. ben de bir süredir diyetisyene gidiyorum, listemi paylasabilirim +1
0
yuvarlanantencereninkapagi
(10.06.24)
karbonhidrati tamamen dietinden cikararak ve aralikli oruc yaparak. meyve bile yemeyeceksin. karbonhidrat aldigin muddetce o krizlerden kurtulamazsın. o krizlere neden olan sey insulin pikiyle kan sekerinin hizli dususu. karbonhidrati kestikten sonra ilk 10 gun cok zorlanirsin, yataklarda kivranirsin, cinayet isleyecek duruma gelirsin ama inan bana 10 gun sonra bırak açlık krizini, yemek görünce miden bulanacak. ara ogun falan sakin deneme, insülin direnci icin en kotu seylerden biridir ara ogun. Aksam 5-6 gibi karbonhidratsiz aksam yemegini ye, ama tika basa yiyebildigin kadar ye, artik yiyemecek noktaya gelinceye kadar ye ve ertesi gun oglene kadar ac kal.
0
tekdir ile uslanmayan kiz
(10.06.24)
abicim yeme önerilerini idnleme. o saatten sonra yememen gerekiyor. gir uyu çok acıkıp direnemediğinde.

akşam 6dan sonra asla hiçbir ihtimalde yememen çok önemli. sabah da ne kadar geç yersen o kadar iyi. mümkünse öğlen başlarsan ilk öğününe.
0
whatdreamsnevercome
(10.06.24)
yoğurt demeye geldim, sülale morbid obez, elmalı dilimli yogurt, tarçınlı yogurt birde meşgale bulmak lazım akla yemek gelmemesi için, ilk başlarda çok zorlayacak mümkünse eve geç gir veya eve girdiğinde yine yoğurt yiyip bir yürüyüşe falan çık dönünce banyo ve direk uyuma ile kafayı oyalayabilirsin.

birde balon düşünürsen kuzenimde inanılmaz işe yaradı tabi diyet ve balonla birlikte verilen protezin tozu diyeti önemli ve inanılmaz tok tutuyor diyetisyenin verdikleri.(klasik protein tozu değil)
0
eja
(10.06.24)
ben sarı leblebi yiyorum
0
neira
(10.06.24)
Diyette açlık çekiyorsan bir şeyleri yanlış yapıyorsun demektir.

Ölüm orucu vari bir şey mi uyguluyorsun. Günlük kalori ihtiyacını hesapladın mı? -500 yaptın mı? hangi sporla kaç kalori yakacağını hesaba dahil ettin mi?
0
Mirket
(10.06.24)
Bütün yeme bozukluğu yaşayan kızların gizli püf noktalarını söyleyebilirim:

1. Sade soda + sakız çiğnemek. İkisini birlikte yapacaksınız. Mideyi soda ile, beyni de sakız ile meşgul ederek tokluk illüzyonu oluşturmak.
2. Salatalık ya da yeşil biber yemek. Açlık kilo verirken tavsiye edilir, aç kalmakla barışmak istenir ama dayanamıyorsanız ilk etapta bu neredeyse sıfır kalori sebzeleri yiyebilirsiniz.
3. Giydiğiniz pantolona kemer bağlamak. Biraz da sıkarak hatta. (Üzgünüm, başta söylemiştim...) Rahat ve geniş kıyafetler giymek de insanda "yerim var" hissi oluşturuyor-muş daha doğrusu. Dar, rahatsız kıyafetler giyebilirsiniz :)
0
silverleaf
(10.06.24)
Bol su iç.
Günde 10 000 adımdan fazla yürüyüş yap. En önemlisi bu
Karbonhidratı tamamen kes.
Şekeri tamamen kes.
0
ferenc
(10.06.24)
Doktorumun bana verdiği diyet 21 saat açlık, 3saat protein ağırlıklı beslenme. Yiyebileceklerim içeceklerim sınırlı.

Açlık hissetmiyorum. Hayatımda hiç oruç tutmamış olmama rağmen neredeyse 23 saate kadar aç kalıyorum. Oysaki ilk gün ölürüm zannetmiştim.

Açlık krizlerim için doktorun tavsiyesi :
Ağzına bir çimdik tuz at.
3-4 taze yeşil nane yaprağı çiğne
En az 100mt olmak üzere yürüyüş yap.
0
strawberry first
(10.06.24)
Şu iki şeyi beraber yapmayınca o açlık ve tatlı krizleri yok olmuyor:

1. 6-8 saat süren gece uykusunu mutlaka 23.00 - 07.00 arasında uyumak; havalandırılmış, ışıksız ve hafif serince bir odada uyumak. Her kalemi çok önemli. Uyku mutlaka 23.00'te "derin uyku" olarak başlamış olmalı, evet tavuk gibi erken yatmak demek bu ama bedenlerimiz aslınsa buna ayarlı, fabrika ayarlarımız böyle. (bkz: sirkadiyen ritim)

2. Gün içinde beyaz un, her türlü tatlı gıda (bal, meyve gibi doğal olanlar da dahil) ve patates bezelye mısır gibi doğal olanlar hariç nişastalı yiyecekler yemek, paketli market ürünleri yemek, meyve suyu gazlı içecek gibi şeker katkılı içecekleri içmek.

Evet bunları bir süre için kademeli veya birdenbire kesip zaman içinde çok kontrollü ve çok çok ölçülü miktarlarda yemeye başlamak doğru olur, uykuya alabildiğine titizlenmekten sonra bu yeme davranışı düzenlemesi çok iyi gelecektir.

Yalnız işin stres, yani duygusal yeme kısmı da var, bunu kontrol altına alamıyorsanız bir psikoloğa başvurun derim, bu alanda uzmanlaşmış olmalı.
0
muhayyer divan
(10.06.24)
Su içmek de çok önemli evet, açlık ve şeker krizi susuzluktan da oluyor, arkadaşlar çok doğru söylemişler.
0
muhayyer divan
(10.06.24)
(11)

karbon ayak izi ve gıda engellemeleri

avatar is back
mehmet şimşek'in açıklaması malum zaten. eu ve us'de çoğu yerde de karbon ayak izi vergilendirildi veya başlanacak. doğayı koruyalım sevelim herkes ok. ilerde (20-30 sene sonra çok daha ağır önlemler geleceği söyleniyor o da ok) bunun gıda engellemelerine kadar gideceği konuşuluyordu. gülüp geçiyord
mehmet şimşek'in açıklaması malum zaten. eu ve us'de çoğu yerde de karbon ayak izi vergilendirildi veya başlanacak. doğayı koruyalım sevelim herkes ok. ilerde (20-30 sene sonra çok daha ağır önlemler geleceği söyleniyor o da ok) bunun gıda engellemelerine kadar gideceği konuşuluyordu. gülüp geçiyordum ama biraz 3-5 veriye bakınca aklıma şüpheler geldi.

mesela karbon ayak izi için en fazla eleştirilen konular araçlar ve tekstil vs.

araç için şu verileri buldum;
Benzinli bir otomobil yaklaşık 18.48 kg CO₂e,
Dizel bir otomobil yaklaşık 16.08 kg CO₂e,
Elektrikli bir otomobil yaklaşık 12-15 kg CO₂e karbon ayak izi bırakır.

tekstil de ise 3,6 ile 5 kg CO₂e karbon ayak izi bırakıldığı gösteriliyor.

buralara kadar hepsi ok. arabaları bi şekilde çözelim, ki bu dünyanın gündemi. tekstil tarafına da ayak izi az olsa da çok üretilip satıldığından bi çözüm gerekiyor.

ama gıdaya bakarsak;

Sığır eti: 27 kg CO₂e
Kuzu eti: 39 kg CO₂e
Peynir: 13.5 kg CO₂e
Kahve: 16.5 kg CO₂e
Çikolata: 19 kg CO₂e

yani mesela 1 kg kuzu etinin karbon ayak izi 200 km benzinli araç sürmek kadar. çikolata da hakeza öyle. sonra diğer taraftan çikolata fiyatlarının küresel borsalarda uçması son yıllarda, pahalılaşması, et yerine yapay ete geçilmesi vs vs. ilerde bu konu nereye varacak? ne olacak? komplo teorisyenleri haklı olabilir mi?
0
avatar is back
(09.06.24)
Vejetaryen beslenebilirsiniz. Fiyat artışları karbon vergisinde değil, artan maliyetlerden. Eğer ekolojik bakış açınız varsa et yemeyi bırakabilirsiniz. Hem hayvanları da öldürmemiş olursunuz. Konu nereye varır? Yapay et gibi bir şey olmaz sanırım. Ağız tadımız eti lezzetli bulduğu, yani alışık olduğu için yiyoruz. Ama örneğin Budistlerin böyle bir ağız tadı yok. Dolayısıyla hiç de et eksikliği yaşamıyorlar. Ha bence konunun varacağı yer yahudilik, hristiyanlik ve islam gibi anthropocentric dinlerin savunucuları ile etobur tipler ve hayvancılık endüstrisi et savunuculuğu yapacak, karşılarında ise ecocentric ve biocentricler olacak. Tr'de ekoloji kaygılı bir et tüketimi azaltma politikası olmaz. Bizde parası olmadığı için et yiyemeyen halka "karbon ayak izi" bahanesi pazarlanır.
0
prole
(09.06.24)
Komplo teorisyeni dediğiniz insanların önemli bir kısmı artık komplo teorisyeni değil. Simsons videoları ne kadar gerçeği gösteriyorsa onlar da en az o kadar gerçeği haykırıyorlar. Bundan 3 sene önce de karbon ayak izi lafı vardı ve epey konuşuldu, tepki gösterildi ama maalesef birileri alay etmek dalga geçmek aşağılamak gibi yöntemlerle bunları görünmez kılmaya çalıştılar. Bugün sonuç ortada. Bir yandan elektrikli araç üretilirken diğer yandan karbon ayak izini vergilendirelim diyenler türüyor, öte yandan öyle toplu taşıma araçları trafiğe sürülüyor ki sizi kimliğinizle bilmem neyinizle "biyometrik" olarak """değerlendirip""" toplum içinde dolaşmanıza izin veriyor veya vermiyor.

Bugüne kadar hiç olmadığı kadar suçlu çıkarılıyoruz insanlık olarak. Bence komplo teorisyeni diye görülen insanlara ciddi olarak kulan vermenin zamanı geçiyor bile.
0
muhayyer divan
(09.06.24)
taylor swift gibiler su içmek için özel jet kullanıyor, bir amerikan futbolu maçı için las vegas'a 500 tane özel jet inip kalkıyor ama sorarlarsa türkiye'de aylık maaşıyla 10 kilo et alabilen insanın karbon ayak izi yüksek dersiniz :)

dünya inanılmaz distopik ve korkunç bir yere gidiyor, ben şu an yaşayabildiğim kadar yaşamaya çalışıyorum. korkarım ileride hiçbirimizin iki gram et yemek gibi bir şansı dahi olmayacak.

milyar dolarlık şirketlere ve zenginlere kimse dokunmuyor. her şeyin yükü orta sınıfın, garibanın sırtına yükleniyor. ulan bizim mahallenin koca bir senede kullandığı suyu bir tane fabrika bir günde kullanıyor. önce onları vergilendirin, önce onları kontrol edin.

ama yok. aptallar da çanak tutuyor buna işte yok yeşil çevre yok iklim krizi bilmem ne. taylor swift özel jet kullanmayacaksa ben de dikkat edeyim eyvallah ama yok öyle yağma, niye dünyanın derdi çalışan insanın sırtına yükleniyor? bizim etimiz ne budumuz ne?
0
mark greg sputnik
(09.06.24)
Nereye varacak? Vallaha etrafımda harbiden bunlardan korkan görmedim ben. Bazı ürünlerin fiyatlari bazi sıkıntılara, özellikle tedarik zinciri, göre artar/azalır. Misal bir dönem kereste vs tedariği sikintiydi çünkü lojistik fiyati hayvan gibiydi. Sonra düzeldi.

2017de hayvani bir tereyağı krizi vardi. O da düzeldi.

Şimdi cikolata ve zeytinyağı var. Onlar da düzelir. Yani simdi son 50 senedeki fiyat krizlerine baksak ilk defa mi olmus olacak? Tabiki hayir.

Merak edip baktım; 90larda cikolata fiyatlari gene olusan sıkıntı sebebiyle 12 bin dolara cikmis. Yani gördüğümüz üzere ilk defa olmamis. Peki 90larda çıkıp sonra düşen simdi tekrar olan olay komplo mu şimdi?

Lab grown meate geçilmesi diye bir şey yok. Olmayacak da en azından gelecek 20-30 sene. Olan sadece bunun fiyatı ucuzladikca daha kolay erisilebilir olması. Ha bu arada yedigimiz çoğu ürünün üretilis şekli zaten lab grown etten daha kötüdur. Ben bir seçenek olmasindan yanayim sonuçta yüksek protein vs verdiği sürece.

Ben etimi lokal alıyorum, o yüzden carbon footprint bu kadar yüksek olmuyor. Olması gereken de bence lokal tedarik zincirleri.

Komplo teorisyenleri haklı mi? Misal son 10 yılda duyduğumuz komplolari bir kenara koyup yüzde kaç haklilar bakalim. Yüzde 10 bile cikmazlar. Kendi kayın validemi örnek alirsam yüzde 0.0001 çıkar heralde. En son asilar ile cipleniyorduk, kısır kalıyorduk falan filan.
0
logisticsmanager
(09.06.24)
Konu uzun ama akademideki etkisi dahil, medya gücünü elinde bulunduran, hükümetlerin kararlarını etkileyen küresel akla sahip gücün yaptıklarını en azından son 5 yıldır söyleyen anlatan ve komplo teorisyeni diye ötekileştirdiklerimiz haklı çıkıyor.
salgın döneminde haklılıkları daha da fazla arttı.

Mesele şu ,küreselciler bir uygulama çıkarıyorlar. bu uygulama,proje veya çalışma batıdan değil uzak doğudaki bir üniversiteden bile olabilir.

komplo teorisyeni dediklerimiz ama aslında meselenin farkında olanlar ise bu uygulamalardaki asıl amacı parçadan bütüne hareketle diğer ek argümanları da göz önüne alarak anlatıyorlar. tek eksikleri ise seslerini daha küreselcilere göre daha az duyurabilmeleri.

Düşünün dünyada birisinin alış verişi, et yemesi vs. neden bu kadar inceleme konusu olur?
Kıtlık sebebiyle mi ?
Zaten Afrika'daki kıtlığı bu takım istiyor.

"beslenme alışkanlıkları" "tüketim alışkanlıkları" gibi kullanılan kavramlar bile bir şeylerin değiştirilmek ve dünya çapında herkesin aynı şekilde yönlendirilmek istendiğini gösteriyor.

birileri belki eleştirecek, tuhaf gelecek ama edindiğim bir bilgiyi buraya şimdiden yazayım.
İsteyen de not alabilir.
Yakın zamanda insanlara teklif edilecek şeylerden biri de:
bir sisteme bağlı olarak
senin güç ve hareketinden faydalanayım ve sana da şu kadar verelim denecek.

Komplo değil gerçek, yakında duyulur.
0
diyecevaplandı
(09.06.24)
Tamamen özgürlüğümüze vurulan bir soykırım vergisiri. Great resetçi şeytani çetenin tüm dünyaya dayatması. Uyanın Allah yolundan ayrılmayın ve karşı çıkın, maske aşı saçmalıklarının devamı, komplo dedikleri itibarsızlaştırdıkları herşey gerçekleşiyor. Heryere yazın karşı çıkın
0
fatihreis
(09.06.24)
kaçak et kesimleri başlar :) öyle olursa et yemeye devam edeceğim. bana kalırsa "vejetaryen beslenebilirsiniz" söylemiyle insanları bunu çözüm olduğunu inandırmaya çalışmak tamamiyle hayat tarzına yapılan bir saldırı ve faşizmden farkı yok. vejetaryenliğin son yıllarda bu kadar popüler hale gelmesi bana kalırsa bu tür kötülüğe giden yolların taşlarının dizilmesine benzetiyorum. ünlüler, siyasiler, zenginler tonlarca karbon ayak izi yaratırken vejetaryenliğe yöneltmek, vejetaryenlerin savunduğu etik değerlerin bu türlü kullanılması ayrı bir sıkıntı.
0
false pretension
(09.06.24)
Tam olarak mark greg +1

Once milyonerler ozel jetlerini teslim etsinler sonra benim yedigim et, ayirmadigim copler sorgulansin. Sacmaligin daniskasini yasiyoruz. Orwell'in yazdigi gibi gercek cikolata tadina hasret kalacagiz. Ayrica et cok az yiyen bir insanim ama veganlarin ve vejetaryenlerin et yemeyin baskisindan da tiksiniyorum.
0
kassiopeia
(09.06.24)
Ayrica yapay et uretilen bir sey halihazirda, bizim gibi 'fakirleri' yakin zamamda bu sacmaliga mahkum edecekler
0
kassiopeia
(09.06.24)
@mgs ve @thetruenorthstrongandfree +1

Elektrikli araçların total süreçte doğaya zararı benzinli araçlardan çok daha yüksek. Badem sütünün doğaya zararı toplam süreçte inek sütünden daha yüksek. Geyik, inek, koyun falan olmadığımı için vegan beslenirken vücudun mahrum kaldığı her şey için alınan ek gıdalar da besinlerin kalitesi düştüğü için insanların dengeli beslenmesine rağmen aldığı ekler de doğaya çok daha fazla zarar veriyor.

Seni beni keriz yerine koyarak kağıt pipet kitleyenler, 3-5 milyonu cebe indirecek diye 15215151465136 ayrı klimayı sonuna kadar açıp dünya kupası oynattılar katar'da. İsveçli popülist ergenin ve iklim teröristlerinin şovları hep sana, bana, orta sınıfa yönelik ve alt sınıfı baskılayacak şekilde. Kişi başı CO2 emisyonunda ilk 5 Katar, Kuveyt, BAE içeriyor; total salınımda Çin, ABD, Hindistan, Rusya ve Japonya.

Avrupa'nın ve çevre ülkelerin çöpünü imha eden bizim emisyon seviyemiz o ülkelerin o pis işleri kitlendiği için ve kötü ekonomi yönetimi yüzünden insanlar araçlarına bakım yapamadığı, evlerine yalıtım yapamadığı, ısınmak için ilkel yöntemlere döndüğü için artıyor. O haliyle de %1,1.
0
nawar
(09.06.24)
Çok haklısınız fakat derin bir konu. Dünyada komplo olarak kabul edilen bir çok konunun esasında disiplinlerarası yaklaşımda açıklaması var. Bu konu komplo değil fakat komplike bir konu.
0
doharkoman
(09.06.24)
(4)

Manipulator Baba

the feel good
Bir babaniz var ve maddi olarak guclu, fakat bu gucunu sizi manipule etmek icin kullaniyor, sizi kendi yorungesinden uzaklastirmak istemiyor, kontrolcu. Kendisinin size verdigi bir miktar sermaye var, fakat kontrolu elinde tutup sizin bagimsiz bir sekilde daha iyi isler yapmanizi istiyor ama bunu ya
Bir babaniz var ve maddi olarak guclu, fakat bu gucunu sizi manipule etmek icin kullaniyor, sizi kendi yorungesinden uzaklastirmak istemiyor, kontrolcu. Kendisinin size verdigi bir miktar sermaye var, fakat kontrolu elinde tutup sizin bagimsiz bir sekilde daha iyi isler yapmanizi istiyor ama bunu yaparken sizin fikirleriniz ona ya fazla kucuk, ya fazla buyuk geliyor, bir sekilde harekete gececek aksiyonu alamiyorsunuz.(manipule ediyor da denebilir) Bu durumda onu karsiniza almak pahasina(ailevi/manevi degerler + gelecege yonelik buyuk capitaller de dahil+/-) sermaye kadarinca kendi basiniza minimal bir sekilde devam etmeyi mi tercih ederdiniz, yoksa comfort zone'dan cikmayarak is olsun/olmasin durumu idare etme egilimi mi guderdiniz?
0
the feel good
(09.06.24)
O baba manipulatör çünkü narsist, yönetecek birini bulduğunda asla bırakmaz. Elde imkan varsa tamamen kopmak lazım, çünkü bunun şiddeti gün geçtikçe artacak ve hayatın her kıvrımını şekillendirmek isteyecek her şeye karışacak sırf iş sermaye vs diyerek.
0
muhayyer divan
(09.06.24)
Manipülatör baba demişsiniz ama söylediğiniz aslında genel olarak "Baba" gibi. Ortalama bir ebeveyn - çocuk ilişkisi budur zaten; ister istemez ebeveyn kendini çocuktan üstün görür, hele de ortada kendi finanse ettiği bir şey varsa çocuğu dengi olarak göremediği için "Dur şimdi o öyle değil" diye kontrol etmeye çalışır. Durumdan duruma değişir ama ilişkilerde güç ve sorumluluk transferi güçsüz taraf kendini ispat ettikçe gerçekleşir; kimse kimseye durup dururken kendine denk bir statü vermez. O alanı kendinize açamıyorsanız konu konfor alanının ne kadar konforlu olduğuna kalıyor. Çok konforluysa, maceranın anlamı olmayabilir.
0
salihdt
(09.06.24)
ebeveynlik kavramı bir yana, parası olan bir insan kendi parasının nasıl kullanılacağına ilişkin yön tayin etmesi çok doğal değil mi? diğer yerlerden farkı konfor alanından çıkıp başaramazsanız geri dönme ihtimaliniz olan bir yer.
0
paintov
(09.06.24)
Türkiye'de bunun gibi ebeveynler çok fazla. Narsist bir babayı tasvir etmişsiniz sanki. Özgürlük gibisi yok konfor alanımdan çıkardım.
0
doharkoman
(09.06.24)
(15)

çok soru soran kişiler

deartheodosia
nasıl algılarsınız? zeki/aptal, meraklı/hadsiz vs?
nasıl algılarsınız? zeki/aptal, meraklı/hadsiz vs?
0
deartheodosia
(08.06.24)
Buraya mahsus soruyorsan kesinlikle burayı hareketlendirmeye çalışıyor. Bana göre. Yok genel soruyorsan iletişim ve ilgi ihtiyacını gidermeye çalıştığını düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(08.06.24)
Kararsız. Ben gibi
0
numlock
(08.06.24)
sorudan soruya fark var.

bazen sırf laf olsun, muhabbet diye de sorulabilir. bazen aşikar şeyleri sormak bile gerekebiliyor.

meraklı/zeki derim genelde soru soranlara. aptal demem pek. hadsiz de olabilir çok soruyorsa.
0
biseysorcaktim
(08.06.24)
Ömür törpüsü.

- Seni seviyorum.
- Neden?
0
gabe h coud
(08.06.24)
mal. hepsi gibi
0
pavlis
(08.06.24)
soruya göre degisir.
örnek lütfen?
....
galiba ben de cok soru soruyorum :)
0
robert bosch
(08.06.24)
olumlu veya olumsuz bir sey dusunmem
ama hafiften de sinir gelir abarti sekildeyse
0
aferin cok iyi dusunmussun
(08.06.24)
Mesela üretim yapan bir fabrikada yeni işe giren bir mühendisi düşünelim. Fabrika hakkında hiçbir şey bilmiyor. Her şeyi sormasını, merak etmesini beklerim. Sormuyorsa yadırgarım. Sorduğu soruların özelliğine göre zeki mi yoksa vasat mı onu anlarım.

Çok ufak bir araştırmayla bulabileceği şeyleri soran birisi eğer bunu alışkanlık haline getirmişse pek hoş karşılamam. Zevzek olduğunu düşünürüm.

Özellikle çocukların sordukları sorular onların zekalarıyla ilgili çok güzel ipucu veriyor. İyi soru soran çocuğa rastlayınca mutlu olurum.

Önemlidir soru sormak.
0
pispinti
(08.06.24)
Kesinlikle sordukları soruya bağlı. Sorusuna göre "Vay geri zekalı" ile "Hmm! Çok mantıklı bir soru" arasında geniş bir yelpaze var.
0
nawar
(08.06.24)
ne soruyor, anlamak için mi soruyor. konuşmuş olmak için mi soruyor bu önemli.
0
orpheus
(08.06.24)
Kişisel soruysa tersliyorum.
İş ile ilgiliyse cevaplarım, soru saçma olursa olsun, herhangi birşey düşünmem. Hepimiz öğreniyoruz. İyi bir soruysa, beğenirim kaliteli bir insanmış falan derim.
Ortamla insanlarla ilgiliyse, iyi düşünmem.
0
durgunfoton
(08.06.24)
cok soru sormak biraz aptallik gostergesi bence. dogru sorulari bulamiyor ya da cok dusunmuyor diye dusunurum ben.
0
bohr atom modeli
(09.06.24)
uzmanı dışındakiler soruyorsa aptal, insanları rahatsız ettiği için hadsiz.
0
kurcalamabozarsin
(09.06.24)
istihbaratçı olduğunu düşünürüm
0
Hallegadola
(10.06.24)
aramdaki ilişkiye göre değişir. kadın erkek tanışıklılık süresi. yani sorunun net değil. gerizekalı'dan çok zekalıya kadar geniş bir yelpazede
0
100binZar
(11.06.24)
(6)

çocuklara temel dini bilgileri hikayelestirerek anlatan videolar var mi

theconqueror
işin özünü alsın istiyorum sadece, madde madde şu şunun şartı bu bunun şartı şeklinde değil de, çok sıkıyor çünkü beni bile.
işin özünü alsın istiyorum sadece, madde madde şu şunun şartı bu bunun şartı şeklinde değil de, çok sıkıyor çünkü beni bile.
0
theconqueror
(08.06.24)
Burada soru cevaplı olarak seri videolar var:

m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(08.06.24)
Hiçbir çocuğa işin özünü verebilen bir yayın olamaz :) çocuklara anlatılan her şey somut anlatılmalı, soyut düşüncenin henüz gelişmediği çocuk zihninin anlayabileceği tarzda ve üslupla anlatılmalı. Bunlar da işin ancak yetişkinler tarafından hakkıyla anlaşılabilecek o özünü vermekten uzak olur.

Bence sağlam birkaç ilahiyatçıyı takip edin, işin özüne ulaşmış olup olmadığı konusunda içinize sinen kişileri bulun. Yine de kendinz okuyup düşünmelisiniz işte her türlü.

Bence ebeveyn çocuğa din eğitimini kendi vermeli. Başkalarına terk etmemeli çocuğunun düşünme akışını, zihnini.
0
muhayyer divan
(08.06.24)
çocuklarınıza mistik/metafizik düşünmeyi öğretmeyin, bırakın büyüyünce kendi isterse bakınsın bunlara. fikir istemediniz biliyorum ve kızmayın da ama üzülüyorum çocuklar için. biz yandık onlar yanmasın bari...
0
anna sun
(08.06.24)
@anna sun

Mistik/metafizik düşünme diyerek bana mı göndermede bulundun bilmiyorum ama benim soyut düşünceden kastım mistisizm metafizik falan değil.

Yetişkin olmadan, hayatın akışını ve insanın yapısını anlamadan varılamayacak kanaatleri kastediyorum ve temel dînî öğretilerin bunların üzerine kurulduğu gerçeğini göz önüne alırsak yetişkinlerin bile önemini hâlâ kavrayamadıkları konuları çocuklara dayatmamak gerektiğini, dayatacaklarsa muhakkak anne babaların kendilerinin anlatmaları gerektiğini söylüyorum.

Yalan söylememek en doğrusudur, yalan söylemek günahtır (zarar vericidir) çünkü hem senin kendine güvenmene engel olur hem de sosyal çevrenin sana güvenmesine engel olur.

Bu örnekte güven duygusunu bir çocuğa anlatamazsın, hele insanın kendine güvenmesinin gerekliliğini ya da toplumun birbirine güvenmesinin tek yolunun güvenilir davranışlarda bulunmak olduğunu anlatamazsın. Dallanır budaklanır çünkü, çocuk ise sözden anlamaz davranışlardan anlar. Gözüyle gördüklerini örnek alır, dinlediklerini, ona sözlü olarak öğretilenleri değil.

Başlık sahibi de bunu istemiş ama bu iş başkalarının insafına bırakılacak şey değil, her anne baba kendi öğretmeli bunları çocuklarına. Hem davranışlarıyla, hem de olumsuz bir durumda müdahale etme yoluyla. Bunu kastediyorum.
0
muhayyer divan
(08.06.24)
@muhayyer divan, size yönelik bir şey yazmadım, hatta tam okumadım bile yazdıklarınızı.
lakin "işin özü" denebilecek her şey çocukların gerçekçi/mantıkçı düşünmesini engelleyecek türden meseleler. kimin öğrettiğinden çok neyi öğrettikleri anlamlı bana göre. bir çocuğu evrensel ahlak kurallarına göre eğitebilirsiniz ama önce kendiniz onları benimsememişseniz dinler kolay bir kontrol aracı tabii ki...
ve gene sözüm size değil.
0
anna sun
(08.06.24)
(3)

Gram Altın Sahte Çıkar Mı?

rock n roll
Arkadaşımın bebeği oldu, gram altın hediye edeceğim. Sahte çıkarsa endişem var. Kurumsal, adı sanı olan bir yerden mi almalıyım yoksa boşuna mı evham yapıyorum?
Arkadaşımın bebeği oldu, gram altın hediye edeceğim. Sahte çıkarsa endişem var. Kurumsal, adı sanı olan bir yerden mi almalıyım yoksa boşuna mı evham yapıyorum?
0
rock n roll
(08.06.24)
kuyumcular sahne satmaz. mahallenizde yok mu yıllardır açık olan bildiğiniz bir kuyumca.
0
eurhka
(08.06.24)
Ben de mahalle kuyumcusundan alıyorum, artık alırken parmağımla hafifçe eğiyorum. Gözünün önünde. Kızmıyorlar Allah razı olsun, çünkü sahte satmıyorlar.

Bu sözlerimizle rahat davranma yine de tedbirli ol.
0
muhayyer divan
(08.06.24)
kuveyt türk atm'lerinden gram altın alınabiliyor, en sağlamı banka olur diye tahmin ediyorum ama kuyumcularda da sahte olacağını sanmam. internetten falan almayın yeter ki.
0
mustafakesekci
(08.06.24)
(4)

Kullandığım anti-depresanlardan dolayı duygularımı kaybettim. Ne yapayım?

slm ben yalnız komando yasin
2016'tan beri anti-depresan kullanıyorum. hem kronik depresyon var hemde çok sinirli olduğumdan dolayı kullanıyorum. Bu hapları kullandığımdan beri duygularım yok oldu eskiden bazı kadınlardan hoşlanıyordum artık sevemiyorum. Zaten libidomda düştü ilaçlardan dolayı bi istek yok. İnsanlarla arkadaş o
2016'tan beri anti-depresan kullanıyorum. hem kronik depresyon var hemde çok sinirli olduğumdan dolayı kullanıyorum. Bu hapları kullandığımdan beri duygularım yok oldu eskiden bazı kadınlardan hoşlanıyordum artık sevemiyorum. Zaten libidomda düştü ilaçlardan dolayı bi istek yok. İnsanlarla arkadaş olmakta zevk vermiyor önceden insanlarla tanışmak, vakit geçirmekten hoşlanıyordum o da bitti.
İçimde bir heyecan yok hiçbirşey heyecanlandırmıyor. Yeni birşeyler alıyorum o coşku yok. Spor yapmak zevk verirdi antrenman günlerini iple çekerdim, bitti. Haftasonları maça giderdim zevk vermiyor. Dışarı çıkıp gezip tozmaktan hoşlanıyordum şimdi yok.

İlaçları bıraksam tekrar sinirli bir insana dönüşecem bu sefer herkesle kavga edicem. iki ucu pis değnek bıraksam olmuyor bırakmasam olmuyor. ne yapmak lazım.

Değerli görüşlerinize ihtiyacım var.
0
slm ben yalnız komando yasin
(08.06.24)
Yalnız komandoların zaten duygusuz olanı makbul değil mi?

Doktorunla görüşmelisin bence. Doz ayarlaması yapabilir. Ya da ilaç değiştirebilir.
0
Mirket
(08.06.24)
Antidepresan tedavisiyle beraber psikolojik destek alıyor musun?

Antidepresanların görevi, beyni sağlıklı dengeye kimyasal olarak getirip psikolojik değişiklikleri uygulanabilir hale sokmak. Yani ilaç desteğinin işi çok geçici, önemli olan senin kendini tanıyıp anlayıp çözümleyip gerekli çalışmalarla gerekli değişiklikleri yapman, bunun için de beyninin sakinleşmesi lazımdı, onu ilaçlarla yapmışsın zaten.
0
muhayyer divan
(08.06.24)
ilaç + psikologla terapi ile sorunlarından daha hızlı kurtulabilirsin.

ben de kullanmıştım, libido düşürmüştü. bunu psikiyatrımla paylaştım, değiştirdik.

2016'dan beri aynı ilacı kulllanıyorsan etkisini kaybetmeye başlamış da olabilir. ben de 2018'den 2022'ye kadar aynı ilacı kullanmıştım ve etkisi yok olmuştu. başta her şey güzeldi.

neyse merak etme düzelecek bu yazdıkların.
0
art cat chocolate
(08.06.24)
Libido düşmesi bazı antidepresanlarin yanetkisi evet. Ama anhedoni yani yaptigi şeyden zevk/tat almamak depresyonun belirtilerinden zaten. Doz ayarlaması için doktorunuzla konuşmak en güzeli. Belki ilaç da değiştirebilir. Acık bir şekilde anlatın aynı şekilde.
0
unalub
(08.06.24)
(8)

florürsüz diş macunu

toua tokuchi
bunlar dişleri florürlü olanlar kadar korur mu?
bunlar dişleri florürlü olanlar kadar korur mu?
0
toua tokuchi
(08.06.24)
Benim dişçim max florürlü olanları kullanıyormuş kendisi.
Florürün ağız içinden emilen miktarından bi şey olmaz diyenlerin görüşü bana daha mantıklı geliyor.
0
zimbirik
(08.06.24)
Uzun yıllardır florürsüz kullanıyorum, gayet güzel koruyor. Diş hekimim ilk görüştüğümüzde diş macunumu öğrenmiş ve gözleri fal taşı gibi açılmıştı, 3 sene sonra diş teli sürecim bittiğinde beni muayene edip göstermişti bak dişlerinde hiç diş taşı yok nasıl oldu anlamadım demişti. Florürsüz kullanıyorum gayet memnunum.
0
muhayyer divan
(08.06.24)
Bir de çürük başlangıçlarını florürlü diş macunu temizleyebiliyormuş ve tekrar bir katman oluşmasını sağlayabiliyormuş diş yüzeyinde. Florürsüz olunca sadece temizlik yapıyor bildiğim kadarıyla.
0
zimbirik
(08.06.24)
Bu konuda kişilerin deneyimlerine pek itibar etmemek gerek. Çünkü dişlerin sağlığı konusunda diş macununa varana kadar onlarca etken faktör var.
En başta genetik miras, sonra beslenme alışkanlıkları, yaşam tarzı der, uzar gider.
İşin diş fırçalama kısmı diş sağlığında sonlarda bir yerde.

Hayatında ağzına fırça değdirmemiş, diş hekimi koltuğu görmemiş, 32 dişi de pırıl pırıl adamlar gördüm ben.

Ama dünya bu kadar kötülendiği halde florürden de vazgeçmiyorsa bir bildikleri var. Florürsüz diş macunu öneren diş hekimi de vardır mutlaka da ben hiç görmedim.

Florürsüz macunların pahalılığını görünce de bu konunun pazar oluşturmak maksatlı abartıldığını düşünüyorum.
0
Mirket
(08.06.24)
@mirket ağzına sağlık. Ben de diş hekimi olarak bir şeyler yazmak istiyorum ama şu muhabbet çok uzuyor. Biri gelip “hastr” diyecek diye çok şey diyesim gelmiyor. :)

Soruya cevap, diş macunu kullanmak zorunda değiliz. Mekanik temizlik en önemlisi, florür zararından çekiniyorsanız , florürsüz kullanabilirsiniz. Çok da mühim değil. Gidip boşuna çok para verip marka ürünler alıp, firma elemanı gibi lafta “sağlık savunucusu” da olabilirsiniz ama ne gerek.

Milyon tane çalışma var. Florür diş minesini kuvvetlendirir. Bakteri üremesini engeller/yavaşlatır. Başlangıç çürüklerini tedavi eder.

Paracelsus'un "Tüm maddeler zehirdir, ilacı zehirden ayıran dozudur" Sözünü de hatırlayalım.

Burada artı ve eksilere bakılır. Kiminin genetiği, bakımı,diyeti iyidir, florürsüzle de sorun yaşamaz. Kimi aksi durumda kötü hijyene sahip vb. kişidir, flor kaşıklar ama ne fayda.

Florür karşıtı insanların ana dayandıkları makaleler geneli etkilemiyor bence ama çoğu zaten dayandırılan bilime değil de “marketing” ve sosyal medya safsatalarına bakıyor. Haklı yönleri de var ama halk sağlığı için florür yasaklanması şu dönemde söz konusu değildir.

Sadece şebeke sularının florlanması ile bile sağlık sistemindeki çürük hastalığı yükü çok azalmıştır. Bunları çok anlamazlar.
0
bir ileti paylastim
(08.06.24)
@mirket @bir ileti paylastim @toua tokuchi

Kullandığım florürsüz diş macunu, markanın piyasaya sürdüğü diğer florürlü türlerin hepsinden ucuzdu. Hâlâ da öyle. Daha pahalı filan da değildi.

Madem diş fırçalamak diş sağlığı için yapılacaklar listesinin sonlarında, neden günde 3 defa muhakkak fırçalanması için yıllarca birileri kıçını yırttı onu da anlayamam açıkçası.
0
muhayyer divan
(08.06.24)
Listenin sonunda olması önemsiz olması anlamı taşımaz ki.

Bir yığın faktör var. Başkalarının kişisel deneyimleri sana emsal teşkil etmesin anlamında söyledim ben onu.
0
Mirket
(08.06.24)
olsa da olmasa da muhtemelen pek bir sey fark etmez. reklamcilik basarisi ikisi de.
0
bohr atom modeli
(09.06.24)
(5)

Sabah okunan sela hakkında şikayet

dedeminhirkasi
Neredeyse her sabah saat 7.00 dan önce okunan bu selalarin bir yönetmeliği, genelgesi yani bir düzeni yok mu? Sela en erken şu saatte okunabilir gibi. Yani bu hoca almış eline mikrofonu sanki gazel okuyor uzatıyor da uzatıyor, bağıra çağıra çirkin bir sesiyle uykudan uyandırıyor. Burada selaya filan
Neredeyse her sabah saat 7.00 dan önce okunan bu selalarin bir yönetmeliği, genelgesi yani bir düzeni yok mu? Sela en erken şu saatte okunabilir gibi. Yani bu hoca almış eline mikrofonu sanki gazel okuyor uzatıyor da uzatıyor, bağıra çağıra çirkin bir sesiyle uykudan uyandırıyor. Burada selaya filan karşı değilim haa yanlış anlaşılmasın. Benim sorum bunun bir nizami yok mu ya. Bu saatte neden okuyorsun kardeşim. Bunu nereye şikayet etsem. Etsem fayda olur mu? Sanmıyorum... Bu sıkıntılarla uğraşan var mı bir yol gösterebilir mi?
0
dedeminhirkasi
(08.06.24)
sabah 7'de neyin selasını okuyor, vefat mı? o saatte okunmaz sela normalde. bulunduğunuz il veya ilçenin müftülüğünü arayın durumu anlatın.
0
mustafakesekci
(08.06.24)
şikayet etsen faydası olmaz. bozuk ve yüksek sesten dolayı müftülüğe şikayet ettim, verdikleri cevap ölçüm yaptık normaldir, oldu. şikayetimden hemen sonra sesi daha da açtılar artık evin içinde gümbür gümbür ses var.
0
scudman1
(08.06.24)
Bazı şehirlerde sabah ve akşam vakti okunan sela var bu doğru ama gerekçesini bilmiyorum, ilk duyduğumda ben de şaşırmıştım
0
grimavi
(08.06.24)
Cimer'e yazın, bulunduğunuz il veya ilçe muhtemelen küçük şehirlerimizden biri, oralarda sabah salâlarını her gün okuyabiliyorlar, bundan 26 yıl önce Anamur'a yaz tatiline gitmiştik, her sabah salâ okunurdu, her gün ölen oluyor sanıyordum, meğer değilmiş.

Büyük şehirlerde okutulmuyor burada da okutulmasın diye şikayet bırakın cimer'e. Çünkü zaten her sabah ezan var.
0
muhayyer divan
(08.06.24)
Şikayet edin kesinlikle çözüm bulunur.
0
HellKeePer
(08.06.24)
(11)

Ne istediğini bilmeyen amaçsız birini nasıl yonlendirmeli

optimistbakunin
Yarın 4. Universite sınavina girecek 20lerindeki genç kızımıza nasıl yaklaşip nerelere yonlendirmeli. Detaylandiralim. Goruldugu gibi 4.kez cunku neredeyse 200baraji zar zor geciliyor. Hicbir bolum okul neredeyse gelmiyor. Bu sene de degismeyecektir cunku belli. Nedeni sorunca cevap yok hayal ne cev
Yarın 4. Universite sınavina girecek 20lerindeki genç kızımıza nasıl yaklaşip nerelere yonlendirmeli. Detaylandiralim. Goruldugu gibi 4.kez cunku neredeyse 200baraji zar zor geciliyor. Hicbir bolum okul neredeyse gelmiyor. Bu sene de degismeyecektir cunku belli. Nedeni sorunca cevap yok hayal ne cevap yok plan ne cevap yok.
Simdi madem okul olmayacak bari ise gir basla calis para kazan belki yukselirsin magazalar vs mesela o da yok.
Ne yapmak lazim nasil yaklasmak lazim. Hayat goz gore gore bosa gidiyor gibi bilemiyorum abarti mi ama
0
optimistbakunin
(08.06.24)
Önce duygularını anlamasını sağlamak lazım, muhtemelen duygusal olarak uyuşmuş, ne istediğini bilmemesi bundan. Kendi duygularına ulaşması ve mümkünse sağaltmak gerekir. Muhtemelen ailesinden psikolojik şiddet görmüştür, yetersiz olduğuna, güçsüz olduğuna, değersiz olduğuna inandırılmıştır, ayrıca yine muhtemelen sosyal medya alışkanlığı/bağımlılığı vardır, bunların farkına varması ve mücadele etmeye ikna olması gerekir.

Bunlar ciddi psikolojik süreçler, aslında pedagog ve ergen psikoloğu ilgilenmeli, profesyonel ve psikolojik yardım almalı. Bunlar olmadan o kız ne istediğini de bilemeyecek, hayata karşı parmağını dahi kaldıramaz hale gelecek.
0
muhayyer divan
(08.06.24)
Evlilik hazırlıkları yapsın.

Eğitim, kariyer, iş vs derken bir
10 yıla yakın bir zamandan da tasarruf edilmiş olur.
10 sonra yapılacaklar, şimdiden yapılmış olur.
ortalık üni. mezunu kaynıyor.
İş beğenmiyorlar/bulamıyorlar.
neye faydası oldu?
Meslek liseleri ve kalifiye ustaları daha da önem kazandı.Günlük kazançları ortada.

Kendi düşüncem, özellikle maddi kaygılarla hem de "bir kıza"
-üniversite okumazsan öldün, hayatın bitti..
gibi belki dile getirilmeyen ama hissettiren ve diğer arkadaşlarıyla kendisinin evde anlamsız kıyaslanmalarıyla
zorlamasını uygun görmüyorum.

Kızlara karşı yapılan çoğu sloganlar evlerimizde standarttır :
- karşı komşunun (ya da akrabanın) kızı Tuğçe gitti okudu. Evde bir sene bekledi sınavlara girdi sonra atandı hayatı kurtuldu. Sen evde böyle otur...
Tuğçe sonraki hayatından ne kadar memnun?
atandıktan sonra tüm dertleri bitti mi? yeni dertlerin sahibi mi oldu?
Ailesi, özellikle onun kendisi gibi sağlam maaşlı memur bir eşle evlenmesini mi istiyor? bilmiyoruz.

"4. kez üniversite sınavı..mı?
çok gerek var mıydı?
Bu süre zarfında en azından ilgi alanına giren en az 3-4 kurs bitirebilirdi. Bazı kurslar zaten online.

Geçen sene bir tanıdık, başka bir yerdeki kızının sınavı için oradaki tanıdıklarının evlerine misafir oluyorlar. Ertesi gün kız yapılan sınavdan geldiğinde daha kapıdan içeri girer girmez ağladı.
O da zamanın yetmediğinden diğer sorularla ilgilenemediğinden bahsediyordu. Ama aileyi de genel olarak bildiğimden sınav anına kadar kızlarına olan olumsuz yaklaşımlarını tahmin etmem hiç zor değil.

Erkekler neyse.. hayatın yükü çoğunlukla onlarda ama kızlarımız asla bu hale gelmemeli/getirilmemeli :

m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(08.06.24)
onunla konuştunuz mu? ne diyor? istediği belli bir alanı seçemiyor mu?

meslek testleri var. okuldayken bize yapmışlardı. uzun bir form gibi.

şu linkte: kariyertakibi.com

yan yana olduğunuz bir vakitte ona bu testi yaptırın. böylece ilgisini çeken alanı bulabilirsiniz.

bu arada psikoloğa gitmeyi ben de öneriyorum. pedagoglar sadece çocuklara bakıyor. 12 13 yaşa kadar falan. ergenliği de bitireli çok olmuş.

o artık yetişkin bir birey. çocuk gibi yaklaşılırsa kendine saygı duyulmuyor gibi aşgılar bunu.

onunla ciddi ve yetişkin olduğunu hissettirerek, destekleyici bir dilde konuşun.
0
art cat chocolate
(08.06.24)
Hiçbir şey yapmamanız lazım.
Hayatla karşı karşıya bırakmanız lazım.

Yatak, yemek dışında bir şey sağlamayın.
İsterse para kazansın, isterse parasız yaşama alışsın. Kendi seçsin.

Mecbur kalan insan bir yolunu buluyor. O çok istediği şeyi almak için 10 gün çalışması gerektiğini farkedince hayatı anlamaya başlıyor.

Üniversite çok gerekli bir eğitim değil, kızı "üniversiteye 4 yıldır giremeyen" kız olarak tanımlamaktan vazgeçin. Kimse onu öyle tanımlamasın ki kendisi de kendini öyle görmesin.
0
michael_knight
(08.06.24)
Evlendirin gitsin zira yönlendirmek için epey geç kalinmis.
0
Yourcousinmarvinberry
(08.06.24)
Etrafında ona rol model olabilecek kimse yok mu? Mesela, hayranlık duyduğu, okumuş biri. Evlenme meselesini unutun. 20 yaş evlilik için çok erken. Ayrıca kızların okuması, meslek sahibi olması lazım. Erkekler için de aynı şey geçerli ama kızlar için daha önemli. Yoksa ömür boyu kocasının her yaptığı saçmalığı, kötülüğü sineye çekmek zorunda kalır.
0
rock n roll
(08.06.24)
herhangi bir şeye eğilimi var mı? örneğin makyaj malzemeleri... atıyorum dış görünüşüne önem veren biriyse bu alanda eğitimler, kurslar aldırılabilir üniversite yerine. belki bu alanda bir kariyer yapar, makyöz olur kuaför olur güzellik uzmanı olur.

gezmeyi mi seviyor? turizm ajanslarına staj için zorlayın. belki ilerde etkinlik planlamacısı bile olabilir.

ya da oyunculuğa merakı mı var? yazılsın ajansa, figüran rolleriyle başlar belki. belki sonra oyunculuk kursuna gitmek ister. belki cast ajansı çalışanı olur.

muhakkak ilgi duyduğu bir şeyler vardır, üniversite yerine artık ona göre eğitimler almaya başlayabilir bu kız.
0
noxie
(08.06.24)
@..
Evlilikle ilgili herhangi bir sey yazmadim. Ayrıca keşke kurs olsa emin olun bunda da cevap yok. Sosyal medya internet bagimliligi oyun bagimliligi kesin var.
Cevresinde doktor ogretmen hemsire gibi saygin hanimlar var ama rol model almak 0. Yoksa herkes yardimci olmak istiyor
0
🌸optimistbakunin
(08.06.24)
Üniversite sınavına girmeyi bıraksın. Bu sene ola ki barajı geçip bir bölüm kazanırsa göndermeyin. İlk 150bine falan girmezse gerçekten salın gitsin.

Okumadığı halde para kazanabileceği bazı meslekleri örnek gösterin. Sonra da yemek ve yatak dışında bir şey sağlamayı bırakın. kendi parasını kazanmak zorunda kalsın.

Ama evlenmeye falan yönlendirmeyin sakın. Para kazanmayı öğrenmeden evlenirse ölüm gibi bi şey olur.
0
zimbirik
(08.06.24)
@zimbirik +1

"Para kazanmayı öğrenmeden evlenirse ölüm gibi bir şey olur" +111

Para kazanmanın yanında parayı idare etmeyi, parayo çevirmeyi de öğrenmesi lazım. Bir kadın olarak hayatta tek başına yaşayabilecek hale gelmesi lazım ve bunu yaparken canavarlaşmamalı, zalimleşmemeli. Yoksa bildiğin terörist olur o insan. Onun için ilk cevabımda kendi duygularının farkına varması ve duygu sağaltımı lazım dedim.
0
muhayyer divan
(08.06.24)
Evlendirin gibi tavsiyeleri doğru bulmuyorum umarım böyle bir tavsiyeye uymazsiniz. Rehber psikolojik danışmanla görüşebilir. Üniversite diploması işe yaramasa bile ortam için üniversiteye başlayabilir. Yazın herhangi bir dükkanda çalışması için yönlendirin işkur a bakın
0
pembediken
(08.06.24)
(23)

Türk yemekleri berbat ve de sagliksiz degil mi ?

Yourcousinmarvinberry
Mesela yöresel mutfaklara bakiyorsun, deniz ve sebze kültürü sifir.Nerede hamurlu, sekerli veya bol baharatli(tuz dahil) yemek çesidi varsa göklere çikariliyor(bknz. antep ve hatay mutfagi).Diyabet, tansiyon, kötü kolesterol ve hatta kanserojen için gayet uygun yiyecekler.Lokantalardaki sulu yemekle
Mesela yöresel mutfaklara bakiyorsun, deniz ve sebze kültürü sifir.
Nerede hamurlu, sekerli veya bol baharatli(tuz dahil) yemek çesidi varsa göklere çikariliyor(bknz. antep ve hatay mutfagi).

Diyabet, tansiyon, kötü kolesterol ve hatta kanserojen için gayet uygun yiyecekler.

Lokantalardaki sulu yemekler de 98% yag, salçali su ve patatesten ibaret.
0
Yourcousinmarvinberry
(08.06.24)
Çok sağlıklı değil fakat berbat değil. Geleneksel şekilde yapılırsa daha sağlıklı hale getirilebilir.
0
doharkoman
(08.06.24)
Berbat kesinlikle değil.
Aynı şekilde sağlıklı da değil, bunda hem fikir olabiliriz.

Bu arada birçok mutfak da sağlıklı değil. Fransız, italyan mutfakları da öyle Çok sağlıklı değil.

Benim türk mutfağında gördüğüm bir sıkıntı şu; hayat pahalılığı ve bazı ürünlerin kısıtlı olması sebebiyle karbonhidrat dayatilmis. Misal annem geldiğinde yemek yapiyor, kiyma siparişi veriyor adam başı azıcık. Diyorum bu ne? E alismislar Türkiye'de az kıyma ile yapmaya pilavla makarna ile doymaya.

Malesef Türkiye'deki sağlık sorunlarının sebeplerinden biri mutfak bence. Ama tadlari Çok güzel.
0
logisticsmanager
(08.06.24)
Turkiye'de sebze kulturu tabii ki sifir degil. Sen iki tane birbirine cok benzeyen mutfak (antep ve hatay, komsu sehirler zaten) secip bunlarda sebze kullanimi az demek ki Turkiye'de sebze yenmiyor demissin.

"Lokantalardaki sulu yemekler de 98% yag, salçali su ve patatesten ibaret."
gene yanlis genelleme var burada. turk mutfagi kalitesiz lokantalarda gordugun yemeklerden ibaret degil ki.

bu analiz metoduyla fransiz, italyan, hatta cin mutfagi falan da gayet sagliksiz bulunabilir.
0
hot potato
(08.06.24)
hayır değil. bolca sebze yemekleri var. zannetmiyorum ki başka ülkelerde bizdeki gibi ıspanak, beyaz lahana, kara lahana, yaprak, taze fasulye, barbunya, patlıcan, bezelye, mercimek, enginar, börülce, kuru fasulye, vb çeşit çeşit yemekler yapılsın.
iranlı birisi demişti, türkiyede bir sebzeden çeşit çeşit yemekler yapılıyor. bizde örneğin patlıcandan bir çeşit yemek yapılır, sizde çeşit çeşit patlıcan yemeği var.
0
abelardo
(08.06.24)
Kesinlikle hayır.

@logisticsmanager ve @hot potato +1 Hatta üstüne Meksika, ABD, Almanya, İspanya, Macaristan, Avusturya da eklerim.

Yani en basit hali ile düşününce kuru fasulye pilav ikilisi pizza, lazanya, calzone, arancini, panzerotto, spagetti ve diğer 75 makarna çeşidinden daha sağlıklı mesela. Aynı lezzette değil bu iki yemek dersen de yakın lezzetteki vereceğin herhangi iki yemek birbiri ile aynı derecede sağlıklı zaten. Genelde lezzetli dediklerimizi, lezzetli yapan şeyler aşağı yukarı aynı çünkü.

Deniz ve sebze kültürü sıfır değil. Sadece deniz ürünleri ile yapılanlar çok standart. Orası doğru. Akdeniz'de Yunanistan dışında öyle geniş deniz ürünü yelpazesi yok. Deniz ürününde geniş mutfağı olanların mutlaka ya bir yerde okyanusa kıyısı var ya da okyanusa yakınlar. Sebze kültürü de hayvan besiciliğinin topluma oranla kısıtlı olduğu yerlerde gelişen bir şey zaten. Türkiye'nin coğrafyası da çoğunlukla hayvancılığa uygun. Haliyle et daha zengin olacak tabii ki.
0
nawar
(08.06.24)
sebze kültürü gayet iyi.
0
ferenc
(08.06.24)
değil.

dünya üzerinde "yemek kültürü" sağlıksız olan belki de ülke abd'dir. o da çok geç kurulmasından kaynaklı.

sebze, et, tereyağı, zeytinyağı, baharat vs. olan yemek sağlıksız olmaz.

bence sizin "sağlık" algınız bozulmuş.

sağlıklı dediğiniz şey sebzedir, meyvedir, ettir, yağdır. bunlar düzgün kullanıldığı sürece yararlıdır.

yağ için margarin, sebze için şeker basılmış domates salçası kullanılırsa tabii ki kötü olur ama olması gerektiği gibi olan çoğu "geleneksel" tarif sağlıklıdır. en azından zararlı değildir.

kebabı zararlı bulup "yağsız" ama 300 ton şeker basılmış yoğurtları sağlıklı bulan biriyseniz kendi aklınızı gözden geçirin derim.
0
mark greg sputnik
(08.06.24)
bana da baharatli ve agir geliyor kesinlikle mola verilmesi gereken tarifler. duzenli olarak annemde yemek yedigimde midem ters duz oluyo. bir de asil sorun kahvalti bence sadece aksam yemegi agir olsa neyse diyecegin sabah kahvaltisi agir aksam yemegi agir is yerinde oglen yemegi. bazen yalandan sofra kalabalik gozuksun diye herkesin bildigi seyler yapiyorum carpiliyorum yemekten sonra. bir de yogurtlu mezeler of of hem yemek yiyosun yanina da yogurt direkt bayil. ulkede zaten gida denetimi, organiklik vs de olmayinca saglikli diye salatalik yiyosun saman cikiyo iyy turkiyede yemekler=kotu ama bunu sadece geleneksellerden soylemiyorum genel itibariyle sadelikten cok uzak geldigimiz noktada kaliteden de uzak. gunde 3 doz gavisconla dostluk baslasin
0
ala09
(08.06.24)
Açıkçası bunu pejoratif bir şekilde ifade etmeyi gereksiz buluyorum. Her toplum içinde bulunduğu şartlara göre şekilleniyor. Bu sağlıklı beslenme hikayesi çok çok yeni dahil oldu gündemimize. Hem Türkiye farklı bölgelerde farklı iklimler ve farklı haklarla kaynaşma dolayısıyla çeşit çeşit yemek bulunuyor.
0
anon1m
(08.06.24)
Hamur dediğin şey undur, buğday kaynaklıdır, eski buğdaylarla şimdikiler bir değil, 14 kromozomlu buğday bugün genetiği değiştirile değiştirile 49 kromozomlu olduğu söyleniyor. Ayrıca gluten problemi de genetiğin değiştirilmesi meselesi. Yani bugünkü Türk mutfağının temellerini bugünkü genetiği değiştirilmiş organizmalar ve tarım ilaçları içine işlemiş buğdaylar oluşturmuyor. Bu bir.

İkincisi, şeker için de aynı şeyler geçerli, bir yığın kimyasal ve mekanik işlemlerden geçiriliyor bu malzemeler, eski şeker ile bugünkü şeker de bir değil. Eski toprak dahi bugünkü toprak değil.

Üç, deniz kültürü sıfır demişsin, Karadeniz yemekleri hakkında Karadenizlileri çeşitsizlikle suçlamak neyin nesi anlamıyorum. Bizim ülkemizde deniz ürünü olarak %98 oranında balığın tercih edilmesi kötü bir şey değil, bu senin bakış açın sadece. Ayrıca denizlerin kirlilik oranı ve av yasağı gibi konular yine eskiden bugünkü gibi değildi, yine Türk mutfağını sağlıksızlıkla suçlayamazsın. Berbatlıkla hiç suçlayamazsın.

Ayrıca kanserojen yiyecek dediğin mesela margarindir, yanmış sıvı yağdır, yani malzemelerin kötü kullanılmasıdır, kullanmazsın olur biter.

Bütün derdin sağlık ve lezzetse senin elinde yani, doğaya %100 saygılı davranıp doğru düzgün yemek yaparsan sağlıklı beslenirsin. Bu. Sorun senin sorunun yani, Türk mutfağının değil.
0
muhayyer divan
(08.06.24)
yörükler dağdan yeni indi. tabii ki balıkla işleri yok. istanbul rumu değil ki iri yağlı balık olsun sofrasında. karadenizde bile anca hamsi

sebze var. hangi sebze ve ot varsa o yörede, sofrada da var.

şeker yeni icad edildi. rafine şeker.
şeker yokken pekmez, meyve özütü(ekşide burun kıvrılan tübitak projesi) vs kullanıyordu

saydıkların fast food. sofra yemeği değil.
0
lambırcek
(08.06.24)
Berbat diyemeyiz, sağık konusu da değişiyor. Türk mutfağı baya zengin bir mutfak, her türlü yemek var. Sizin biraz isyan edesiniz varmış, buradan çıkmış.
0
akhenaten
(08.06.24)
hiç mi ege'ye, akdeniz'e gitmedin çocuğum?

türk mutfağına berbat diyebilmek nasıl bir kompleksin neticesidir şaşkınım.

türk mutfağı gibi zengin kaç tane mutfak kaldı dünyada?
0
adivar
(08.06.24)
Genellemeler akıllı adamın işi değildir. Bin tane yemeği içeren mutfak için toptan sağlıksız nasıl denebilir. sağlıklı yemekten kasıt buharda Brokoli vb yemeklerse ülkemiz Akdeniz ve Ege mutfağı çoğunlukla sağlıklıdır. Börülce salatalar patlıcan çığırtma vb çok fazla sağlıklı yemekler yine Karadeniz ege iç Anadolu da da böyle sebze ağırlıklı tencere yemekleri de sağlıklıdır.
0
psmstc
(08.06.24)
Berbat mı?!!?? yok artık daha neler. Kurban olurum türk mutfağına ya. Çok merak ettim burası berbatsa neresi iyi sizce? Onu da yazsaydınız keşke.
0
Kediyi üzdün
(08.06.24)
Soru bahane, kebap şahane.

Bence bu kadar cevap gelince amaca ulasildi sanirim.
0
ermanen
(08.06.24)
değil.
0
gurur
(08.06.24)
aslında dünyanın en iyi lokal mutfaklarına sahibiz. hiç bir ülkede bu kadar fazla lokal mutfak yok. fakat pazarlayamıyoruz. fransızlar, italyanlar çok daha iyi olduklarını yüzyıldır iddia ediyorlar, filmlerini yapıyorlar, kitaplarını yazıyorlar, turizmini pazarlıyorlar. fakat bence öyle değil durum.
akdeniz mutfağının hası, ege, hatay, antep, karadeniz, hatta Çorum, Kastamonu bile Fransız mutfanından iyidir. :-)
0
ankarakecisi
(08.06.24)
30 yıldır londrada yaşayan amcam ve eşi antep e yanımıza geldi

2 sinin de mide bozuldu 2 günde.

bu nedir ya basıyorlar yağı salçayı biberi baharatı veya şerbeti, sonra güzel diyorlar afedersin bokuma karıştırsam o da güzel olur zaten diye dolanıyordu kalan günlerde hiç bişey yiyemedi sdfksgs

bu arada londrada restoranı var yani yemekten anlamıyor değil.

bana kalırsa türk mutfağının çoğu ağır ve sağlıksız evet bu konuya katılıyorum.

ama lezzetsiz diyemeyiz. bence gayet lezzetli. biz bazı yemek veya tatlıları yerken orgazm oluyoruz burada. varsın ağır olsun.

öte yandan genelleme yanlış, ege mutfağı diyetisyenlerin de önerdiği gayet sağlıklı ve hafif bir mutfak, onu niye hiçe sayıyorsunuz
0
ananiyimioguz
(08.06.24)
Ulkenin 3 tarafi denizlerle cevrili deniz urunu yiyemiyoruz bu konuda haklisin
0
Zetnikov
(08.06.24)
@ankarakecisi; abi bence sakin ol :) nasıl ülkeyi gezmeyen biri türk mutfağı hakkında konusmamaliysa fransiz mutfaklarini, bulundugun şehre göre bile degistigini, peynir/şarap/et/makarna vs her şeyi bulunduğun şehre göre marka değiştiği falan bir yer burası. Fransa'da her bölgenin lokal mutfağı var.
0
logisticsmanager
(09.06.24)
@logisticsmanager bana sakin ol diyeni ....
Halk bilim okudum. belgesel yönetmeniyim ve abartmayayım ama bu memleketi kasaba kasaba + 40 ülke gezdim desem yeridir. Lise yıllarında dayımın lokantasında her aşamada çalıştım. şimdi emekliyim ve gastronomi 2. sınıf öğrencisiyim. 2 kelam edecek kadar konuya hakimim.

@ankarakecisi; abi bence sakin ol :) nasıl ülkeyi gezmeyen biri türk mutfağı hakkında konusmamaliysa fransiz mutfaklarini, bulundugun şehre göre bile degistigini, peynir/şarap/et/makarna vs her şeyi bulunduğun şehre göre marka değiştiği falan bir yer burası. Fransa'da her bölgenin lokal mutfağı var.


@logisticsmanager
0
ankarakecisi
(06.07.24)
Türk mutfağındaki lezzetler sağlıklı ve kaliteli malzemeler ile yapılabilecek yemekler fakat özellikle gıda sektörünün kalitesizliği işletmelerin düşük maliyet yüksek kâr amacı sağlıksız yapmalarına sebep oluyor, birçok yemeği evimizde sağlıklı ve lezzetli yapabiliyoruz, bol yağ bol salça bol tuz yerine daha dengeli koyup lezzet elde edilebiliyor, tabi hamur ağırlıklı yiyecekleri doğrudan sağlıksız görebiliriz.

Yöresel mutfaklar hakkında fikrim kısıtlı olsa da antep yöresel yemekleri daha çok sebze ağırlıklıydı aslında ki bir çoğunu beğenmemiştim.
0
atom karincanin torunu
(07.07.24)
(5)

Panik Atak mı geçiriyorum ?

skr1292
Yatakta uykuya dalmak üzereyken son bir aydır 3 kere falan aynı şeyi yaşadım ;bir anda nefessiz kalıyorum ağzımı sonuna kadar açıyorum nefes almak için. aha şimdi ölüyorum diyorum yatağımın kenarında su vardır hep. suyu içince düzeliyor.kalp çarpıntısı yok galiba. herşey 3-4 saniye içerisinde gerçek
Yatakta uykuya dalmak üzereyken son bir aydır 3 kere falan aynı şeyi yaşadım ;

bir anda nefessiz kalıyorum ağzımı sonuna kadar açıyorum nefes almak için. aha şimdi ölüyorum diyorum yatağımın kenarında su vardır hep. suyu içince düzeliyor.

kalp çarpıntısı yok galiba. herşey 3-4 saniye içerisinde gerçekleşiyor.

dikkatimi çeken nokta şu ;

2-3 ay kadar önce yemek yerken boğazımda kaldı. yanımda kimse yoktu ölme korkusunu ilk defa o gün net olarak yaşadım. suyu içince düzeldi tabi. bağlantılı olabilir mi?
0
skr1292
(07.06.24)
Apne?
0
Mirket
(07.06.24)
Panik atak olabilir.
Ama birden çıktıysa zamanla geçer. Deprem korkusu gibi.
0
parka
(08.06.24)
karabasan olmasın? yani o halk dilinde de..

tıbbi adı uyku felciydi sanırım.

yorgunluk, stres, yeme bozukluğu, uyku düzensiliklerinden falan olabiliyor.
0
ananiyimioguz
(08.06.24)
20 yıldan fazla zamandır panik bozukluk var bende. ilk başlarda evden çıkmaktan korkuyordum, sonra bir psikiyatrist ile görüştüğümde panik bozukluğum olduğunu söyledi. sizde de panik bozukluk olabilir belki. panik anında zihni o durumdan uzaklaştırmak gerekiyor. çok zor biliyorum ama derin derin nefes alıp vermek, başka bir şeye konsantre olmaya çalışmak (5 duyuyu çalıştırmak vs gibi) işe yarayabiliyor.
0
dilili
(08.06.24)
Panik atağın psikolojik sebeplerinden biri boğulma travması ve ölüm korkusu diye geçiyordu.

O bahsettiğin olaydan önce de bir boğulma anısı varsa ölmekten korktuğun, onları düşün, ilk kez boğulma korkusu yaşadığın olayı hatırla, o anı yeniden yaşarken bütün hissettiğin duyguları ve bedensel yansımalarını sözlü olarak ifade et. Mesela

"Eriğin çekirdeği boğazıma takıldı, oradan gitmiyor, nefes alamıyorum, çekirdek boğazımı acıtıyor, öksürmeye çalışıyorum ama nefes alamıyorum, nefes veremiyorum da, kendimi çok kötü hissediyorum, boğuluyorum, ölecekmişim gibi geliyor" vs vs.

Sonra bunlar bitince boğulma anının bittiği etkeni ve hissettirdiklerini sözlü olarak söyle:

"Annem geldi sırtıma birkaç kez kuvvetle vurdu ve bir anda çekirdek oturduğu yerden oynadı, nefes alabildim annem bir daha vurdu ve çekirdek ağzımdan dışarı fırladı gitti,tamamen nefes alabilir hale geldiğimi fark edince derin derin nefesler alıp verdim, üst üste tekrar tekrar engelsizce özgürce nefesler aldım ve verdim ve birkaç saniye içinde normal nefes alıp verir hale geldim, tamamen rahatladım, göğsümdeki ağrı geçti, boğazımın acıması tamamen geçti ve yaşadığım için çok mutlu oldum"

Gibi. Bundan sonra:

"Bu olayın boğazımda, göğsümde, sırtımda, kalbimde bıraktığı bütün ağrıları, acı hissini, korkuyla yaşadığım kalp çarpıntılarını, (varsa diğer belirtileri, mesela karın ağrısı, dizlerin titremesi, artık ne yaşadıysan hepsi) boğulmaktan tamamen kurtulduğum için bütün bu ağrıları acıları çarpıntıları tamamen serbest bırakıyorum, sağlığımın yerinde olduğunun farkındayım ve bunun mutluluğunu yaşıyorum"

De. Bunları hep sesli sesli söyle. Uygun ortamın olursa yüksek sesle veya bağırarak söyle. Muhtemelen bir daha sebepsizce panik atak yaşamayacaksın.

Vücudunda bir takım vitamin mineral eksiklikleri ve yüksek stres yükü varsa bunlar için doktor yardımı almayı ihmal etmiyoruz, sorun sadece boğulma travması kaynaklı ise diye yazdım bunları. Çok geçmiş olsun.
0
muhayyer divan
(08.06.24)
(3)

Yazar olan hesabımın yazarlığı iptal edilmiş

rezilrusfaadam
Yazarlık verilmiş ve 15 kadar yayınlanmış entrisi olan bir hesabımda “yazar olabilmeniz için yazarliginizin uzerinden alti ay gecmis olmali ve 100 enttyniz olmali” ibaresi var. Oysa kendisi yazardi zaten, 50 kadar entrysi vardı, gereksiz olanlari sile sile 15 tane birakmistim. Verilen yazarlık hakki
Yazarlık verilmiş ve 15 kadar yayınlanmış entrisi olan bir hesabımda “yazar olabilmeniz için yazarliginizin uzerinden alti ay gecmis olmali ve 100 enttyniz olmali” ibaresi var. Oysa kendisi yazardi zaten, 50 kadar entrysi vardı, gereksiz olanlari sile sile 15 tane birakmistim. Verilen yazarlık hakki, yazarlik verme sartlari degistiginde ve yazar o şartlari karsilamadiginda geri mi alınıyor. Bu hesap yazarlık için gerekli sartlar baskayken o sartlari karsiladi ve yazar oldu. Hergun sozlukte ona buna laf yetistiren bir hesap degilse, az öz yazan bir hesapsa bu yeni yazarlık sartlarina göre tekrar caylak mi edililyor hep.
0
rezilrusfaadam
(07.06.24)
Hayır hayır, kendi profil sayfana gir, en altta moderasyon tarihçesi diye bir çizelge olur ona bi bak. Muhtemelen gge veya küfürlü mesaj veya benzer bir sebeple askıya alınmıştır.
0
muhayyer divan
(07.06.24)
Büyük ihtimalle hesabın çaylak oldu lanetli çaylak bir iki haftaya açılır.
0
darkwizard
(07.06.24)
Başlık açma ile karıştırıyor olabilirsiniz, dediğiniz sınır onda var
0
playing star again
(08.06.24)
(3)

Tüm Sakal epilasyon

santiago
Sakallarım çok sık ve gür esmer tenim var. ama her gün tıraş olmak zorunda olduğum bir işim var, akşama uzuyor ve gölgesi kalıyor yine. Bu yüzden tamamen kurtulmak istiyorum. Tamamen yok olmasa bile sıfıra yakın olsa bile bundan iyi. Gittiğim lazer epilasyon merkezinde teceübeli dermatoloji uzmanı d
Sakallarım çok sık ve gür esmer tenim var. ama her gün tıraş olmak zorunda olduğum bir işim var, akşama uzuyor ve gölgesi kalıyor yine. Bu yüzden tamamen kurtulmak istiyorum. Tamamen yok olmasa bile sıfıra yakın olsa bile bundan iyi. Gittiğim lazer epilasyon merkezinde teceübeli dermatoloji uzmanı da var. Bu zamana kadar sadece ısrar eden birkaç arkadaşına uyguladığını söyleyip tavsiye etmem dedi. Uzun zaman geçtiği için tam ne söylediğini unuttum ama homojen mi olmuyor leke mi kalıyor yoksa cilt tahriş mi oluyor öyle bir şeydi.

Aslında çok iyi bir merkez ama burada benim kafamı karıştıran şu, belki de kişiler beğenmeyip sızlanıyorsa bundan bıkmışlardır, uğraşmak istemiyorlardır, belki de onun aleti yoktur vs vs. Yani sonuçta orası sağlık olduğu kadar ticari bir işletme. Yani beni vazgeçirmeye çalışmaları tamamen beni düşündükleri için mi ondan emin değilim. Teknolojinin bu kadar geliştiği zamanda tüm sakal epilasyonu yapılamaz, tavsiye edilmez bir şey midir. Tüm Sakal epilasyonu olan ya da yaptırana biliyorsanız tecrübelerinizi paylaşır mısınız? (Tikleri akşam koyacağım))
0
santiago
(06.06.24)
sakal değil ama vücut epilasyonu yaptırdım. homojen olmayacaktır, kıl kökleri kendi güçlerine göre farklı tepki verecektir. bu sefer uzadığında hoş olmayan bir görüntü oluşması kaçınılmaz olacak. birkaç seansta evet kıl zayıflayabilir ve kalınlığı azalabilir ama bu da eşit olmayacak. ben riske girmeyin derim
0
foreignsilhouette
(06.06.24)
Tüm sakal epilasyonunu istedikleri kadar iyi yapsınlar, özellikle de senin yapındaki bir erkek için hiç ama hiç iyi olmayacağı ortada.

Hem sakallar gür (kıl çokluğuna, yani birim alandaki sıklığına gürlük denir), hem kalın telli hem de çok koyu renkli kılların kökleri çok güçlü demektir. Sakal deyip geçiyorsun ama o kadar da lüzumsuz anlamsız bir şey değil bu. Öyle olsaydı yüzünde bu kadar çok ve kalın kıl yaratılmazdı.

Erkek yanağıdır, iş kart olur kolay etkilenmez vs görüşleri de bence geçersiz, kıl köklerinin gücüne göre epey narin bir yapı. Ve bence sakallarına epilasyon yaptırmak bence hiçbir erkeğin başvurmaması gereken bir şey. Tamam sakal tıraşı olmak zor ama o epilasyonun yüzünü paçavraya çevirmeyeceğinin garantisi yok. Hele ki uzman dermatolog da tavsiye etmem demiş, seni yıllarca kendine bağlamak varken...

Bence yapma.
0
muhayyer divan
(06.06.24)
sakal üstüne yaptırdım, ona pişmanım. ne kadar korusam da oralarda çil çil lekeler oldu. gözümde floaterslar oldu, verdikleri gözlüğü takmama rağmen.

sakın yaptırma böyle bir şey. ense, boyundan yukarısına sokma.
0
adivar
(07.06.24)
(4)

Alerjik Kişilere Uygun Nevresim Takımı

pro9it9is9
Kumaş boyalarına hassas cildi bulunan bir kişi için önerebileceğiniz nevresim takımı markaları nelerdir?Fiyat çok önemli değil.Yeter ki hipoalerjenik olsun.Çok teşekkür ederim.
Kumaş boyalarına hassas cildi bulunan bir kişi için önerebileceğiniz nevresim takımı markaları nelerdir?
Fiyat çok önemli değil.
Yeter ki hipoalerjenik olsun.
Çok teşekkür ederim.
0
pro9it9is9
(06.06.24)
Ham bezden kendiniz dikin derim. Kumaş boyalarının hipoalerjenik olanına bir yığın para dökmektense kendiniz dikin hem daha ucuza gelir hem malzemeden emin olursunuz.
0
muhayyer divan
(06.06.24)
Merhaba, İKEA da satılıyor. bazen bitmiş olabiliyor ama sürekli takip edin, bununla beraber fiyatı diğerlerinden bir tık daha ucuz.
0
rumpleteazer
(07.06.24)
+çamaşır kurutma makinası, eğer yoksa kesinlikle edinin hayat kalitemi arttırdı.
yorganı bile kurutuyorum*umarım bozmam*
0
eja
(07.06.24)
@eja +1 demeye geldim ben de... Dümdüz desensiz, %100 pamuk nevresim takımı kullanıyorum. Evde kedi de var. Her yıkama sonrası mutlaka kurutma makinesine atıyorum. Kurutma makinesi haznesini gördükten sonra kurutma makinesine atılmamış nevresimin temizlendiğine inancım artık hiç kalmadı.
0
silverleaf
(07.06.24)
(2)

Hangi memurlar yeşil pasaport alabiliyor ?

top_secret
Genelde "3 e düşen alıyor" diyorlar, fakat bu durum böyle değil sanırım.Aşağıdaki unvanlar, 3 e düşse bile ve 3 ten maaş alsalar bile kadroları max 5 olabildiği için yeşil pasaport alamıyorlarmış.*Arşiv Memuru *Aşçı *Ayniyat Memuru *Bahçıvan *Bakıcı Anne *Bekçi *Berber *Bilet Kontrol Memuru *Cezaevi
Genelde "3 e düşen alıyor" diyorlar, fakat bu durum böyle değil sanırım.

Aşağıdaki unvanlar, 3 e düşse bile ve 3 ten maaş alsalar bile kadroları max 5 olabildiği için yeşil pasaport alamıyorlarmış.

*Arşiv Memuru

*Aşçı

*Ayniyat Memuru

*Bahçıvan

*Bakıcı Anne

*Bekçi

*Berber

*Bilet Kontrol Memuru

*Cezaevi Katibi

*Dağıtıcı

*Daktilograf

*Dava Takip Memuru

*Eğitim Rehberi

*Emanet Memuru

*Garson

*Gassal

*Gişe Memuru

*Haberleşme Memuru

*Hademe

*Hastabakıcı

*Hayvan Bakıcısı

*Hemşire Yardımcısı

*Hizmetli

*İcra Memuru

*İdare Memuru

*İnfaz Ve Koruma Memuru

*İtfaiyeci

*Kaloriferci

*Laborant Yardımcısı

*Makyajcı

*Matbaacı

*Memur

*Mutemet

*Mübaşir

*Santral Memuru

*Satınalma Memuru

*Satış Memuru

*Silah Muayene Memuru

*Şoför

*Tahsildar

*Tebligat Memuru

*Teknisyen Yardımcısı

*Terzi

*Usta Öğretici

*Yoklama Memuru

*Yurt Yönetim Memuru

Bu işin doğrusu nedir? Kime sorsam memursun zaten alırsın diyor ama personel genel müdürlüğü alamazsın diyor nasıl olacak bu iş?
0
top_secret
(05.06.24)
Kadro max 5ise 3ten nasıl maaş alacaklar ki zaten.

Misal araştırma görevlileri alamıyor. Kadro max 4 oluyor. Yandan ilerliyor 4/3 ten sonra 3/1 yerine 4/4 4/5 gidiyor.

Kadronun 3e inmesi lazım.

edit: 3ten maaş almak derken kast ettiğinizi anladım. şöyle bir bilgi var.

"Dolayısıyla, hükümde kadro derecesi özellikle belirtilmiş olmaktadır. Memurların intibak işlemlerinde hem kadro derecesi, hem kazanılmış hak aylık derecesi, hem de emekli keseneğine esas aylık derecesi şeklinde 3 kavram bulunur.

Bu durumda, maddede kesin olarak belirtilmiş kurala göre bu 3 kavramdan yalnızca kadro derecesi yeşil pasaport için aranan kural olmaktadır."
0
jülsezar
(05.06.24)
3'ün 1'i olan her memur alabiliyor diye biliyorum.
0
muhayyer divan
(05.06.24)
(20)

Zorla evlendiriliyor olabilir miyim? + dertleşme duyurusu

top_secret
Bir sevgilim olsun, onunla gezip tozayım hayatı paylaşayım çok isterdim.Uzun zaman olmadı bu, olanlar kısa sürdü çünkü ben sıkılıyordum.Yani ilişki bir süre sonra, "o kızı gezdirmeliyim, o kızla buluşmalıyım, onu mutlu etmeliyim" e dönüyor. Ben hiç zevk almıyorum ve bir iş bir ödeve dönüyor ilişki,
Bir sevgilim olsun, onunla gezip tozayım hayatı paylaşayım çok isterdim.
Uzun zaman olmadı bu, olanlar kısa sürdü çünkü ben sıkılıyordum.
Yani ilişki bir süre sonra, "o kızı gezdirmeliyim, o kızla buluşmalıyım, onu mutlu etmeliyim" e dönüyor.
Ben hiç zevk almıyorum ve bir iş bir ödeve dönüyor ilişki, üstümde baskı hissediyorum.

Sonra bir arkadaş vasıtasıyla bi kızla tanıştım. İyi gibi görünüyor uzaktan her şey.
Akıllı, sevecen ve beni çok seviyor.

Ama iletişimimiz konuşmalarımız he geçen gün kötüye gidiyor.
Bana göre o; sürekli dediği olsun isteyen, kendi bildiğinin doğru olduğunu sanan biri.
Mesela "şu beyaz desem; bunun doğru olmadığını kendinin doğru olduğunu söyler ama sonuçta bu beyaz der.

Ona göre kendi; çooook görmüş geçirmiş, hayatın her aşamasını geçmiş biri. Ben daha ergenim, ilişki ne bilmiyorum, evlilik ne bilmiyorum, hatta bi ara arkadaşımın olmadığını filan söyledi yani ben içine kapanık asosyal bir tipim demek istiyor.

Son zamanlar her telefon konuşmamız tartışma, ses yükseltme, onun ağlaması, gerginlikle bitiyor (ona göre normalmiş)

Farklı şehirlerdeyiz biraz uzak mesafe yürütüyoruz.

Birlikte güzel şeyler yapıyoruz, buluştuğumuzda mutlu oluyoruz, ten uyumumuz iyi gibi fakat ne zaman bir gezi vs yapsak sonunda bir tartışma ve gerginlik (ona göre normalmiş) yaşıyoruz.

Ayrıca ben onu çok eleştiriyormuşum, ama yanlış olana yanlış diyorum ama bunu deyince kızıyor ağlıyor beni suçluyor.

Tüm bunlar ışığında biz ciddi düşünüyoruz, tanışalı 6 ay filan oldu, aileler tanıştı, yüzük takıldı sanırım nişanlandık.

Sanırım diyorum çünkü her şey öyle hızlı ve kendi kendine gidiyor ki.

Kız şöyle şöyle yapalım diyor tadımız kaçmasın diye tamam diyorum dediği oluyor.
Tatil ayarlıyor şu tarihte gideceğiz diyor tamam diyorum gidiyoruz.

Bir akarsuda öylece ilerliyorum. Hayır dersem gerginlik oluyor tadımız kaçıyor ben bundan nefret ederim. Kimseyle laf dalaşına girmek istemem ben.

Artık evlenme aşamasına geldik.
Bana gün al salon tutalım diye sürekli söylüyor.
Arkadaşları sürekli soruyormuş ne zaman evleneceksiniz diye cevap veremiyormuş.

Kimse bana neyi ne zaman istediğimi sormuyor.
Evlenmek istiyor muyum veya sürekli tartıştığım biriyle evlenmek istiyor muyum bilmiyorum. Hayır diyemiyorum. Demekten korkuyorum, beni azarlamasından korkuyorum. Bana kızmasından korkuyorum.

Biraz karışık anlattım ama inanın çok sıkışmış durumdayım. Lütfen kendinizi benim yerime koyun ve bana fikirler verin buna çok ihtiyacım var.

Ben zorla mı evleniyorum? Ne yapmalıyım?
0
top_secret
(05.06.24)
Jason bourne gibi bu ortamı arkana bakmadan terket
0
grimavi
(05.06.24)
Koca adamsın. Karşına al ve hislerini açıkça söyle. Sakın evlenme. Gerekirse kötü ol, ne kendine ne de ona bunu yapmaya hakkın yok.
0
gabe h coud
(05.06.24)
Oha amk dünyaya 1 kez geliyorsun ve ayıp olmasın diye 65 yılını sürekli didistigin biriyle mi gecircen
0
abuzer
(05.06.24)
nişanın maksadı zaten budur. bak ciddi bir yola giriyorsun, köprüden önce son çıkış, kesin ve net kararını ver aşamasıdır.

ben ortada evlenmesi gereken bir çift göremedim. bütün evlilikler dört dörtlük olacak, her iki taraf da çok sevecek veya her şeyde anlaşacaklar diye bir kural yok ama siz asgari şartları bile karşılamıyorsunuz bence.

ya 3 gün sonra boşanırsınız ya da cesaret edemeyip senelerce mutsuz mutsuz yaşarsınız gibi duruyor.

iyice ölçüp biçip kesin karar verme aşaması sizin için. geç değil ama erken de değil. birkaç gün içinde karar verin bence.
0
candide
(05.06.24)
"Kimse bana neyi ne zaman istediğimi sormuyor.
Evlenmek istiyor muyum veya sürekli tartıştığım biriyle evlenmek istiyor muyum bilmiyorum. Hayır diyemiyorum. Demekten korkuyorum, beni azarlamasından korkuyorum. Bana kızmasından korkuyorum."

Kesinlikle evlenmemen gerekiyor. Henüz kendini dahi yönetemiyorsun, hayır demenin gereklerini yaşayamıyorsun, ikili ilişkinin dengesini oluşturabilmek için gereken gerilim seviyesini, bunu yönetmeyi öğrenmemişsin, gerilimden korkup kaçtığın için akıntıya kapılmış gidiyorsun.

İşin kötüsü bunların hiçbiri zorla olmuyor, sadece hayır diyemediğin, iletişimi yönetemediğin için oluyor.

Bence ayrıl. Rahatla. Sevgi başka bişey, sevmeden evliliğe girişme. Sıkılıyorsan sevmemişsindir, oradan pay biç. Seven insan -kadın erkek fark etmez- emek verir, sıkılmak şöyle dursun özler, egodan uzak bir kaybetme korkusu yaşar. Yani bağımlılık değil sağlıklı bir bağlılık yaşar. Kendini gözlemlemelisin, sıkılmak sevmediğinin göstergesi, hayır diyememek travmatik bir durum, kendini koruyamadığın iletişimde karşındakini hiç koruyamazsın vs. Bu ilişkide nişanlık anne sen de 5 yaşındaki çocuk durumuna gelirsiniz, gerçekten gerek yok.
0
muhayyer divan
(05.06.24)
Evlilik şakaya gelmez. Yani şöyle gelmez; evlenmek çok kolay ama boşanmak çok zor olabilir. Maddi-manevi çok yıpranabilirsiniz. O yüzden ciddi bir şekilde kendinize sorun: bu insanla birlikte yaşamaya hazır mısınız? İstiyor musunuz? En ufak şüpheniz varsa "kusura bakma ben yapamayacağım" diyin ve bırakın.

"Beni azarlamasından korkuyorum" tarzı lafları yakıştırmayın kendinize. Çocuğu değilsiniz onun. Lütfen.
0
pispinti
(06.06.24)
kontrolü eline al. Sana yanlış gelen bişeyi söylediğinde sinir krizi + ağlama krizi oluyorsa zaten sevgililiğe bile devam etmen sıkıntı, bir de evlilik diyorsun.

"Tadım kaçmasın diye tamam diyorum" bu da çok yanlış. Sürekli ortayı bulmaya çalışmak yerine, normal hayatın akışında benzer düşünüp benzer planlar yaptığın birini bulursan o zaman evlen.
0
nhk ni youkosu
(06.06.24)
İnsan ilişkide yaptıklarını zorunluluk olarak görmemeli.

Görev gibi hissettiğin şeyleri kendinin zaten seve isteye yapacağı bir ilişki bulman lazım. Karşı taraf için de aynısı geçerli.

Bunlar kişiden kişiye değişir, o yüzden uyuşan kombinasyonda birisini bulmalısın.

Eşim de bazen salıyor sadece senin istediğini yapıyoruz çünkü evlilikti şehir değişikliğiydi vs. bunların tüm yükünü bana atıyorsun sanki kafana silah dayayıp yapmışım gibi, onların suçunu bana attığın için psikolojik baskı hissediyorum, hayatı yaşarken sadece senin merak ettiğin şeyler alınıyor, sadece senin merak ettiğin yerlere gidiliyor, kimse fikrimi sormuyor diyor.

O da böyle bir hayat istemiyormuş. Çünkü genelde onun fikirleri çok para harcamaları yerler oluyor ben orada eleniyorum.

O yüzden gönül isterdi ki kimse böyle hissetmesin, iki tarafın da gönlü olduğu şeyler yapılsın.

Ben de mutlu olmuyorum ki çok gönlü olmayan bir şeyi yaptığımızda. Zaten yüzünden anlaşılıyor yani. Motorla gezsek nee, pleysteyşın oynasak ne... yok ki hanım orada.

O yüzden ona bırakmayı deniyorum, fakat kendisi bir plan-program yapamıyor. Sonra iş yine başa düşüyor. Bu sefer de diyor senin istediğini yapıyoruz hep sdfksdgk saçma bir kısır döngü.

Kadınların arzuları bitmiyor. Benim tek beklentim sorun çıkmasın, koşullar neyse uyum sağlansın, mutlu olunsun, pozitif olunsun... Ama hanımlarımız pek öyle olmuyor.

Hatta şöyle söyeyim öyle gibi yaşayanlar da (mutlu gibi, pozitif, bir şeylere katlanır halde vs.) öyle sürdürdükleri için mutsuz. Yani aslında öyle de mutlu değiller. Sen de zannediyorsun ki ne kadar da anlayışlı bir karım var :)))) Meğer o katlanmak olarak görüyor. Eeeey efendi katlanmak deyince biz nelere katlandık diye çıkışırsan, savaş çığırtkanlığı gibi oluyor, o da aynı söylüyor ortalık kan gölüne dönüyor.

O yüzden seçtiğiniz insana dikkat edin. Benim sütten ağzımın yandığı kriterlerim başkaydı. O yüzden eşim beni tavlayabildi. Ama çok önemsemediğim diğer bu tarz konular, zaman ilerledikçe canımı sıkmıyor değil.
0
ananiyimioguz
(06.06.24)
bu mutsuzluğun yeni ortaya çıkmadıysa ayıp olmasın diye nişanlandın yani? tadımız kaçmasın diye nişanlanılır mı hocam bu hareketin ciddiyetinin farkında değilmiş gibi konuşuyorsun ya da aslında bir yandan da böyle bir yola sokulmanın seni tatmin eden tarafları var karşındaki kişi olmasa da burada sana biçilen rol hoşuna gidiyor. bana sanki ikincisi gibi geldi çünkü bu durumdan o kadar mutsuz olsan onunla tadınızın kaçmasından da korkmazsın tam tersi esas istediğin şey tadınızın kaçması ve sonunda ayrılmak olur. belki hoşuna giden o kocalık rolüyle seni mutsuz eden kişi arasında kaldın. esas istediğin ve istemediğin şeyler neler iyi düşün evlilikten önce de karar ver. nişan atmak da sıkıntı yaratan bir şey tabi ama boşanmak kadar değil öyle düşün.
0
semaforo de medianoche
(06.06.24)
Mutsuz edecek bir ilişkide ısrar edip üstüne bir de ömür boyu nafaka ödeme isteğiniz neden bu kadar yüksek? Kaçın.

"Bir sevgilim olsun, onunla gezip tozayım hayatı paylaşayım çok isterdim."

Bu isteğinizi her önünüze gelenle yaşayamazsınız. Azıcık cesaret lazım ki zaten herkes yazmış.
0
kimlanbu
(06.06.24)
Hayatına giren kadınlar çok da farklı olmayacak ikili ilişkiler her zaman böyledir. İlişkiler karşılıklı fedakarlıklar ister yani ikinizde zamanla değişeceksiniz. Bir yola girmişsiniz o yolu bitirip evlenin bence
0
respect
(06.06.24)
yan yana olsanız 2 ay sürmeyecek ilişkinin 6 ay devam etmesi ve nişanlanmanız...
0
elorelia
(06.06.24)
"Ona göre kendi; çooook görmüş geçirmiş, hayatın her aşamasını geçmiş biri. Ben daha ergenim, ilişki ne bilmiyorum, evlilik ne bilmiyorum," Duyurunun tamamnına bakınca burada biraz haklılık payı var gibi nişanlınızın.

Bir kere ilişkilere "o kızı gezdirmeliyim, o kızla buluşmalıyım, onu mutlu etmeliyim" şeklinde bakıyor olmanız sıkıntılı bir bakış açısı. Buluşmadığınız kişiyle mi sevgili olacaksınız? Enerjiniz yoksa belki de siz ilişkide olmak için doğru zamanda değilsinizdir nerede kaldı evlenmek...
Lütfen karşınızdaki insanı sırf ideal olduğu için bir maceraya sürüklemeyin. Kendinize zaman tanıyın ve ne istediğinizden emin olana kadar da kimsenin zamanını çalmayın.
0
Kediyi üzdün
(06.06.24)
Sanırım nişanlandık mı? Yok canım ne alaka.
0
Kahvedesu
(06.06.24)
- Birlikte güzel şeyler yapıyoruz, buluştuğumuzda mutlu oluyoruz, ten uyumumuz iyi gibi fakat ne zaman bir gezi vs yapsak sonunda bir tartışma ve gerginlik (ona göre normalmiş) yaşıyoruz.

-> Karşındaki kişi üzgünüm ama bir kezban. Serbest bir gezme ortamında bu gerginliği çıkartan, evde yaşarken en küçük bir sorun anında nasıl davranır ben düşünmek istemiyorum. Üstelik bu gerginliği çıkarmayı kendisi için bir "hak" olarak görürken, bu gerginliği sona erdirmeyi sana "görev" olarak vermiş. KOŞARAK KAÇ.

- Arkadaşları sürekli soruyormuş ne zaman evleneceksiniz diye cevap veremiyormuş. Kimse bana neyi ne zaman istediğimi sormuyor.

-> Kadınlar birbirine bu konularda baskı yapmayı sever. Göreceksin biraz daha cevap vermezse "bu çocuk seni oyalıyor" geyiği yapacaklar, o da sana çemkirecektir.

- Ona göre kendi; çooook görmüş geçirmiş, hayatın her aşamasını geçmiş biri. Ben daha ergenim, ilişki ne bilmiyorum, evlilik ne bilmiyorum, hatta bi ara arkadaşımın olmadığını filan söyledi yani ben içine kapanık asosyal bir tipim demek istiyor.

-> Daha yeni tanışıyorsunuz ve seni aşağılıyor, sürekli suçluyor, küçük görüyor.

- Yani ilişki bir süre sonra, "o kızı gezdirmeliyim, o kızla buluşmalıyım, onu mutlu etmeliyim" e dönüyor. Ben hiç zevk almıyorum ve bir iş bir ödeve dönüyor ilişki, üstümde baskı hissediyorum.

-> Yine bir ofsayt argüman. İçinden gelmiyorsa, mutlu olmuyorsan, bunu bir görev gib görüyorsan bir ömür bunu nasıl sürdüreceksin?

Anlattıklarından anlaşılan sen ZORLA EVLENİYORSUN VE MUTSUZ OLACAKSIN. İnsaf, bu kadınla aynı eve girdikten sonra hayatın cehennem olur.

Bir ve tek hayatın var, onu da kaprisli, seni aşağılayan bir kadınla ziyan edeceğine kafanı topla. Dünyada tek kadın o değil, daha düzgün, anlayışlı, kültürlü birine illa ki denk gelirsin. Kimse kimseyi bu kadar idare etmek zorunda değil. Bir an önce bitirip yoluna bak derim.
0
Lethe
(06.06.24)
Uzak mesafe ilişkisi yürüttüğünüz için şimdilik birbirinize tolerans gösterebiliyorsunuz.

sen daha alttan alan taraf olduğun için bazı şeyler gözüne batmıyor veya birşey söylemiyorsun çünkü sabır eşiğin daha yüksek.

bunun diğer sebebi de yeteri kadar bir arada vakit geçirmemiş olmanız. mümkünse bir arada minimum ardışık 7-10 gün kadar birlikte vakit geçirin.
artık aynı evde mi kalırsınız veya tatile mi çıkarsınız veya aynı şehirde bulunup günün büyük kısmını birlikte mi geçirirsiniz bilmem.

yakından tanıyıp olacakları görmenizin başka yolu yok anladığım kadarıyla
0
joooper
(06.06.24)
Okurken Peep Show'un Mark karakteri aklıma geldi, o da ayıp olmasın diye evleniyordu yanlış hatırlamıyorsam;)
0
blue rebel motorcycle club
(06.06.24)
İstemediğin şeylere Hayır diyemiyorsun

Tartışma çıkacak korkun var ve tartışmadan kaçınıyorsun

Meli malı düşünce yapısına sahipsin; o öyle olmalı bu böyle yapılmalı bu böyle söylenmeli vb düşünüyor ve bu düşüncelerini ciddiye alıp tavsiye veriyorsun.

Bol bol sempatiye düşüyorsun, empati yeteneğin çok zayıf

İhtiyaçlarının sorumluluğunu alacak cesaretin yok

İhtiyaçların konusunda da net değilsin, elinden tutan seni sürüklüyor, işleri başkasının sürüklenmesi bir bakıma rahat da geliyordur

Normal konuşmaları ima olarak duyuyorsun

İnsanların senin hakkında ne düşündüğünü de tahmin edip düşünüyor olabilirsin tahminim

sosyal ortamlarda kendini ifade etmekten de geri duruyor olabilirsin ek tahminim.

Kanka evlilik seni çok kötü çarpar şu an. Kendine gelemezsin.
Hayatının kontrolü içindeki utangaç çocukta hala. Terapi alıp yetişkin haline bırakmalısın sorumluluğu. Ayrıntı istersen mesaj at brocum.
0
hasmetizm 2046
(06.06.24)
light selami gibi bir ilişki anladım anlattıklarından

ayrılmalısın

tadımız kaçmasın diye her şeye evet denilmez

evlenilmez
0
jülsezar
(06.06.24)
Ailenle iyi kötü bir iletişimin varsa önce onlara aç konuyu. Ana fikir ayrılık olmayabilir ama "Biz daha birbirimizi tanımıyoruz, aceleye geliyor her şey" tarzında konuştuğunda belki onlardan da destek gelecek. Büyük ihtimalle gelir. Sonra gözünü karartıp kıza söyle. Burada anlattığın gibi biriyse "Beni yarı yolda bıraktın, Allah senin belanı versin, ben sana ne yaptım? Zaten hiç sevmemissin. Asıl ben senden ayrılıyorum." falan diyebilir. Bunlara hazır ol. Cevap verme. Söylediğin tek şey olsun, "Daha erken.", "Evlenmek için daha erken." Evet seni hirpalayacak, hakaret edecek, suçlayacak, kendini acindiracak. Ama bunları göze al. Eninde sonunda ne demek istediğini anlar. Kimse kimseye zorla bir şey yaptıramaz ya. O arkadaşlarına mahçup olmasın diye iletişim kuramadigin bir kadınla evlenmek zorunda mısın? Sinirleniyorum cidden bak, yine geliyorlar bana. Hayırdır ya?

Lütfen tavrını koy, olmaz öyle şey.
0
sekizdokuzon
(06.06.24)
(2)

Sizce hangi davranis daha uygun

dogredsector
ya sacma bir soru ancak size de sorayim dedim. gecenlerde udemyden bir egitim aldim. egitimden gayet memnun kaldim ancak egitmen kadinin (ingiliz) her yeni konuya gecerken bir dil dudak emme sesi cikariyordu ve bir sure sonra rahatsiz etmeye basladi ancak bir sekilde bitirdim kursu. sonra geri donus
ya sacma bir soru ancak size de sorayim dedim. gecenlerde udemyden bir egitim aldim. egitimden gayet memnun kaldim ancak egitmen kadinin (ingiliz) her yeni konuya gecerken bir dil dudak emme sesi cikariyordu ve bir sure sonra rahatsiz etmeye basladi ancak bir sekilde bitirdim kursu. sonra geri donuslerde acaba bunu belirtsem mi diye dusundum sonra dedim ki bosver durduk yere birinin kalbini kirmayayim. yorumlar arasinda dolasirken genelde olumlu seyler agirliktaydi ancak bir turk yorumcu benim sikayet ettigim ancak yazmaktan cekindigim seyi dan diye yazmis kadin da ozur dilemis boyle bir deneyim icin. sizce benim davranisim gereksiz hassasiyet miydi? siz ne yapardiniz?
0
dogredsector
(05.06.24)
türklere özgü bir uyuzluk sizinki. avrupalilar, amerikalilari böyle seyleri fark etmez bile
0
robert bosch
(05.06.24)
Türklere özgü bir uyuzluk değil incelik ve nezaket sizinki.

Amerikalılar veya başka birileri böyle şeyleri fark etmiyorlar ya da önemsemiyorlar diye sizinki uyuzluk olmuyor, hassasiyet, incelik, nezaket oluyor. Diğerlerininki daha çok dikkatsizlik, özensizlik oluyor.

Ben kulaklıkla dinlediğim derste hocanın gaaaarrrkkk diye burnunu genzinden aşağı çekiştirmesi neticesinde yüksek lisansı bırakmış insanım. O derece rahatsız olurum bazı seslerden. Her insanın da böyle bir hassasiyeti olabilir, doğaldır.

Bunu ifade etmek bence gerekli. Karşıdaki hödükse de belki de kendini geliştirmeye açık biridir, biz söylemedikçe farkına varmayacağı bir kültürde yaşıyor olabilir. Söylemek doğru olur.

Sen söyledin mi derseniz, hayır söylemedim, bırakmayı tercih ettim. Malum bizim ülkemizde hocalara "hocam derste burnunuzu çekmeseniz" denmez.
0
muhayyer divan
(05.06.24)
(7)

Dayıdan nefret etmek? Hakkımızı yedi

the sound and the fury
Arkadaşlar 1 dayım var ve sevmiyorum. 3 kız kardeşin hakkını maddi manevi yedi. Dedemin malına çöktü. Hayırsız evlat ve annesi en çok onu seviyor. Karısı bile boşadı adamı ama annesinin gözünde masum oysa çok bencil hiç ii yapmaz yardıncı olmaz. Eşi ile beraber dedemin malına mülküne kondu evler dük
Arkadaşlar 1 dayım var ve sevmiyorum. 3 kız kardeşin hakkını maddi manevi yedi. Dedemin malına çöktü. Hayırsız evlat ve annesi en çok onu seviyor. Karısı bile boşadı adamı ama annesinin gözünde masum oysa çok bencil hiç ii yapmaz yardıncı olmaz. Eşi ile beraber dedemin malına mülküne kondu evler dükkan araba. Biz 1 emekli maaşı babamın sadece 1 ev var Allahtan. Anne ev hanımı ben işsiz zor geçinirken alaylı bir şekilde emekli maaşıyla alay ediyor babamın. Kendisi ve eşi de emekli dedemin sayesinde dedem ona iş verdi hatta evlenmesine de o yardım etti. Neyse şimdi dükkan kirası 2 ev var çocuklara kalacak. Çocuklar kendini kurtardı. Biz sap gibi kaldık abim çalışıyor ama evi yok araba aldı borçla. Annem hakkını aramıyor halen sessiz şekilde anneanneme falan bakıyor zerre hal etmiyorlar ama evlat görevi diyor. Dedem daha iyi tamam torun ayrımı yapıyor kuzenimin sırf okulu için başka şehre gidip ev aldı kız orada kalsın diye babalık yaptı kızla 4 5 zene yaşadılar. Neyse ben işsizim sanatıma 0 destek çıkıyor. Atölye açacağım para yok boşta 1 dükkanı var bize vermiyor. Halen ayrım yapıyor. Anneannemi dayımı falan sevmem ama dedeme saygı duyuyorum yine. Bu ne önerirsiniz. Zorunlu olarak yüzlerini görmek durumundayım. Dayım her gün annesine geliyor vw hiç iş yapmıyor yemek sofra kurma masa taşıma falan elini ayağını Hiç yardımcı olmuyor. Ne önerirsiniz.


Bir aile dostu teyze var diyor bu adam olmaz daha misafir gibi hiç yardım etmiyor babası kahvesini yapıyor bize getiriyor sadece kendisini bir de kızlarını düşünüyor. Geçmişe şiddet uyguluyordu kızlarına karısına da.
0
the sound and the fury
(05.06.24)
Hukuki olarak yapacak bişeyin yoksa bunları kafana gram dahi takma. Nefret bile etme. Hamam böceği gibi gör, karşılaştığında tiksin o kadar. Olan olmuş, yaşanan yaşanmış. Böyle yüzbinlerce aile var.
0
numlock
(05.06.24)
Türkçede 'kız VERMEK' 'gelin ALMAK' lafları vardır.
Erkek çocuk soyun devamıdır. Onun için eve gelin alınır.
Ama kız evlat, verilir.
Bu feodal kafa maalesef bugün de devam ediyor. Genlerimize de işlemiş durumda. Sen hiç kına gecesinde evden gidiyorum diye ağlayan damat gördün mü?

Sonuç olarak Dayılar o mirası, malı kendilerine hak olarak görüyorlar. Deden, ninen, hatta annen bile bunun böyle olduğunu düşünüyor.

Yani suç dayında değil. Töremiz böyle. Öğle görmüşüz hep. Farklı bakamıyoruz.
Yani dayın seninle gözgöze geldiğinde senin paranı yediğini, sana haksızlık ettiğini düşünmüyor. O onun hakkı.
Biraz töre, biraz da işine öyle geliyor.
0
Mirket
(05.06.24)
Ben olsam hepsiyle yuzlesip yapilanin haksizlik oldugunu anlatirdim.Eger annenizin hakkini iyilikle vermiyorlarsa hemen kanuni yonden basvurudan bir sey cikar mi arastirin.Hic bir sey cikmazsa da bu kumpasin icinde olanlarin hicbiriyle bir daha gorusmeyin.
0
turkuaz
(05.06.24)
Dede annanne hayattaysa mallarını istedikleri gibi tasarruf edebilir.Dayının geçmişte eşine şiddet uygulamış olması bunu değiştirmiyor.

Dayıyla kötü olmak sonucu değiştirmez, sonuçta anne yarısı sayılır ve zor zamanda yardım isteyebileceğiniz sınırlı kişilerdendir.
Dedenizin bundan sonraki tasarrufları hakkında anneniz annesi aracılığıyla müdahil olabilir ama sizin girişimleriniz ters etki yapar diye düşünüyorum.
0
hebanon
(05.06.24)
Keşke bir an önce kendi ayakların üstünde dursan ve ailenden uzaklaşsan. Bence başka işler de yapabileceğin şekilde kendini geliştirmeye bak. E-devletteki veya internetteki çeşitli eğitimlerden kendine uygun bişeyler bulup hakkından gel hepsinin, çalışabileceğin alan genişlesin, kalifiyeliğin artsın. Sanatın nedir bilmiyorum ama ülkemizde sanat şu yıllarda kolay kolay para kazandırmıyor. Kendine yatırım yap derim.
0
muhayyer divan
(05.06.24)
tapu davalarında zaman aşımı yoktur babam anamı dayım kandırarak mallarına el koydu desin direk sonuç alır mahkemede.
dayın da der ki ben yaptım ettim babama yardım ettim ona istinaden malları verdi derse.ispatla der.
ispatlayamaz.
annenin dik durması gerek.senlik bir durum yok.
0
jamswety
(05.06.24)
nefret edebilirsin ama hukuki olarak yapacak bir şey yok. anneannen ve deden ölse bile sen dava acamazsın annen acmalı.
0
sizofren06
(06.06.24)
(14)

Aramızdaki psikiyatrist ve psikolog arkadaşlara bir soru

sekizdokuzon
Ya da bu branşlara yoğun ilgisi olanlara diyelim. Bir kaç yıl önce sanırım önce YouTube'da bir programda gördüğüm, sonrasında Twitter'da yazılarını, araştırmalarını incelediğim İngiliz bir psikiyatrist vardı. Halüsinatif maddelerin major depresyon, sallamayayim ama bipolar bozukluk, davranış bozuklu
Ya da bu branşlara yoğun ilgisi olanlara diyelim. Bir kaç yıl önce sanırım önce YouTube'da bir programda gördüğüm, sonrasında Twitter'da yazılarını, araştırmalarını incelediğim İngiliz bir psikiyatrist vardı. Halüsinatif maddelerin major depresyon, sallamayayim ama bipolar bozukluk, davranış bozuklukları gibi pek çok rahatsızlığın tedavisinde klinik ortamda kontrollü bir şekilde kullanılarak bahsedilen hastalıkların tedavi edilebileceğini öne sürüyordu. Hatta böyle bir klinik kurmuşlardı İngiltere'de yanılmıyorsam, başta zor olsa da fon bulup araştırmalarını ve tedevai gören hasta sayısını arttırmışlardi.

Bu tip alternatif araştırmalar ve uygulamalar bizim ülkemizde de yapılıyor mu? Psikiyatri alanı gündelik hayatın içinde sık sık referans verdiğimiz bir alan olsa da bence tedaviye en muhtaç olanlarımız bile tedavi hizmeti göremiyor çok fazla. Türkiye'de toplumun ruhsal sağlığı alanında düşünen, taşınan, araştıran kimler var, buralardan bir ekol çıkar mı? Bu hizmet halka iner mi?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(05.06.24)
türkiyeden ekol falan çıkmaz. türkiyede psikoloğa psikiyatriste ruh bilimine bakış deli doktoru. iyi psikolog ve psikiyatristlerimiz tabi ki var.
0
mikahakkinen
(05.06.24)
Ben açıkçası bu alanda hangi araştırmaların yapıldığını bilmiyorum. Belki de çok önemli ve donanımlı insanlar (belki yurtdışında eğitimini tamamlayıp gelmiş, belki burada kendini çok iyi yetiştirmiş olanlar) şimdilik kişisel çabalarıyla toplum sağlığı ve alanda kronikleşmiş sorunların çözümü üzerine kafa patlatıyor,.projeler üretiyor ve belki de seslerini devlet yetkililerine bile duyurabiliyorlardir. Sektörün içinde olan bir insanın bunları öğrenmesi daha olası. O yüzden kulağınıza şöyle ufuk açan, umutlandıran, geleceğe ve şimdiki hayatımıza daha olumlu bakmamızı sağlayacak bir şeyler duyuyorlar mı diye bir sormak istedim.

Özellikle gençler arasındaki madde bağımlılığı konusunda hükümet tarafında birtakım aksiyonlar düşünülmüyorsa cidden umutsuzluğa kapilacagim.
0
🌸sekizdokuzon
(05.06.24)
Türkiye psikiyatride en iyi dönemini yaşıyor diyebiliriz. Bir çok yerde Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri kuruldu bakanlığın projesiyle yaklaşık 2000 olan olan psikiyatr sayısı kısa sürede 7-8 bin civarına çıkarıldı fakat hala nüfusa oranla yeterli bir seviye değil daha gidilecek çok yolumuz var. Ekol olarak Türkiye'de iki ana ekol(dünyada kabul görmüş iki ekol var zaten) var henüz kendi ekolümüz yok fakat darüşşifalardan gelen köklü kadim geleneğimiz var gelecekte kendi ekolümüz illa ki olacaktır. Dünyada çoğu ülkede hala psikiyatri yok veya geleneksel yöntemler uygulanıyor. Türkiye'de modern dünyada olduğu gibi kabul görmüş yöntemler (ilaç ve EKT) tedavisi uygulanıyor diğer yöntemler ise yardımcı veya tamamlayıcı tedavi olarak kullanılıyor. Bu arada CBD yağının bir çok ruhsal bozukluğa iyi geldiği yönünde çalışmalar var bazı ülkelerde otizm ve ruhsal bozukluklarda kullanımına ruhsat var.
0
doharkoman
(05.06.24)
"Psikiyatri alanı gündelik hayatın içinde sık sık referans verdiğimiz bir alan olsa da bence tedaviye en muhtaç olanlarımız bile tedavi hizmeti göremiyor çok fazla."

Tedavi hizmeti göremiyor. Yoksa hepimiz denek olarak kullanılıyoruz her fırsatta. Semptom gidermek tedavi değildir, vücudun hastalık yokmuş gibi yapmasını sağlamaktır, psikiyatride de geçerli bu. O bahsettiğin birim de bir deney merkezi, şifaya ulaşmış değiller, aklında olsun.
0
muhayyer divan
(05.06.24)
İlaç tedavisi ne kadar etkili; sorunu mu çözüyor, semptomları mı gideriyor sorgusu bambaşka bir konu elbette. Benim demek istediğim en basit haliyle toplumda yaşayan bütün bireylerin refah düzeylerinin artması için ve kritik meselelere müdahale aracı olarak psikiyatri alanından faydalanmak zorundayız. Bu artık tartışma götürür bir şey değil bugünkü konjonktürde. Devletlerin, milletlerin devamlılığı için üzerine en fazla eğilinmesi gereken alan hatta bana kalırsa. Burada duyuruda bile nasıl yardım edebileceğimizi bilemediğimiz insanlara terapi öneriyoruz. O terapiyi alacağız artık bir sıkıntımız olursa. Bunun bence tartışılacak hiçbir tarafı yok. Bu hizmet insanlara ne şekilde ulaştırılır buna kafa yormak lazım. Eğer ne bileyim Avrupa ya da Amerika kaynaklı ekoller bizde çok ideal sonuçlar vermiyorsa yerli bir ekol yaratılmalı.

Bu psikiyatri mevzusunu çok eş geçiyoruz. İnsanların zor durumda olduklarını anlamak için bir bakkala gidip gelmek yetiyor.
0
🌸sekizdokuzon
(05.06.24)
Toplumun bütün bireylerinin refah düzeyinin artması için psikiyatrik müdahale yapılabilecek en son şeydir. Toplumun refahı da ahlakı da psikiyatrik müdahalelerle düzeltilemez. Öyle bir dünya yok.

Ayrıca, terapi denen şey psikolojik sağaltma ve şifa yöntemleridir ve terapiler tek başlarına da faydalıdır, ilaç tedavisiyle birlikte de kullanılmalıdır, ilaç tedavilerini "tedavi" kılan şey psikolojik terapilerdir zaten. Psikolojik terapi almadan sadece kimyasal müdahaleyle bırakalım toplumların refahını yükseltmeyi, bir insanın hastalığına dahi şifa olunmaz.

Bence siz çok yanlış biliyorsunuz bu alanı.
0
muhayyer divan
(05.06.24)
Derdimi gayet anlatabildiğimi düşünüyorum ya. Karşılıklı bilgi alışverişi yerine muhatabını cahillikle suçlamak gerçekten aşırı yapıcı bir tavır.
0
🌸sekizdokuzon
(05.06.24)
Normalde tedavi için geliştirilmiş psikoaktifler bizde suistimal ediliyor misal sentetik kannabinoidler depresyon, sosyal anksiyete gibi hastalıklara mücadele için geliştirilmişken bizde bir anda bonzai olarak sokaklara düştü...

Dünyada halihazırda sentetik kannabinoidler, mdma, metilfenidat, ketamin gibi ürünlerle psikolojik tedaviler yürütülüyor ama unutulmamalı ki ilacı zehirden ayıran dozajdır...
0
apocalipy
(05.06.24)
@sekizdokuzon

Cahillikle suçlamadım sizi, işinize geldiği gibi anlamayın. Bilgilerinizi güncellemeyi reddediyorsanız o zaman cahilsiniz işte. Bir şeyi yanlış bilmek suç değil kötülük değil ama doğruyu öğrenmeyi reddetmek en büyük kötülük. İşinize gelirse. Burada 13 defa ilaçlı tedavi görmüş neyin ne olduğunu bir ömür yaşayarak öğrenmiş biri olarak konuşuyorum. Söyledikleriniz olacak iş değil.
0
muhayyer divan
(05.06.24)
Ya ben ilaç tedavisiyle ilgili ne sordum burada? Kimin sazını çalıyorsun sen? Soruyu anlamamissin, kişisel kederini kusuyorsun üzerimize. Bırak bilen eden insan fikrini belirtsin. Neyin ego şovunu yapıyorsun? Senin küçük dünyanla ne ilgisi var konunun? Allah aşkına bir sal. Ne çok var senden ya. Off.
0
🌸sekizdokuzon
(05.06.24)
@sekizdokuzon

Psikiyatrinin ilaç tedavisi olduğunu bilmediğini haykırmana sevindim. Ego şovu yapıp yapmadığımı herhangi bir doktor ve psikolog gayet güzel teşhis eder, sen edemezsin.
0
muhayyer divan
(05.06.24)
Bak bunu sana kimse dememiş ama belki biraz da başkalarıyla iletişim kurup onların da bu dünyada var olmaya cabaladigini, başkalarının da var olduğunu , onların da bir sabri, sınırı olduğunu anlamaya alan acabilirsen (zeki birinw benziyorsun) herkes mutlu olacak kardeşim ya. Beni konuşturuyorsunuz.
0
🌸sekizdokuzon
(05.06.24)
Bence konuşma, google'a gir, ekşi sözlük de olur, psikiyatri diye yaz, çıkanları oku. Çemkirmekten çok daha iyidir.
0
muhayyer divan
(05.06.24)
İngilizcesini de yazayım mi belki karşıma yüz yıllık bir pdf çıkar. Kanka ben susmam, onu söyleyeyim sana. Sen geri bas.
0
🌸sekizdokuzon
(05.06.24)
(2)

şu kulaklıklar acıtır mı?

fakat
https://www.amazon.com.tr/JLab-Air-Sport-Ko%C5%9Fu-Kulakl%C4%B1klar%C4%B1/dp/B09RGB47FJkullanan var mı, çok mu acıtır?
www.amazon.com.tr

kullanan var mı, çok mu acıtır?
0
fakat
(05.06.24)
Acıtmasından önce bence kablosuz olması çok zararlı. Hem kulak kepçeleri çabuk acıyan insanlardan biri olarak ben de acıma sorunundan dolayı tercih etmem bunu.
0
muhayyer divan
(05.06.24)
Birçok in-ear monitor bu şekilde. Ben kablolusunu kullandım, acı yaşamadım.
0
prole
(05.06.24)
(20)

Gmail paralıya dönmüş?

muhayyer divan
SelamBabam diyor ki gmail "depolama alanınız dolmak üzere, aylık şu kadar para vermezseniz mailleşmeyi de kullanamayacaksınız, mail adresimdeki her şeyi sildim bu uyarı devam ediyor" diyor. Bunu evernote için annem söylemişti, aynen bana da oldu, şimdi bu gmail de böyle yaparsa biz böyle her şeye pa
Selam

Babam diyor ki gmail "depolama alanınız dolmak üzere, aylık şu kadar para vermezseniz mailleşmeyi de kullanamayacaksınız, mail adresimdeki her şeyi sildim bu uyarı devam ediyor" diyor.

Bunu evernote için annem söylemişti, aynen bana da oldu, şimdi bu gmail de böyle yaparsa biz böyle her şeye para mı ödeyeceğiz, ben uiyemedim al sen ye google mı diyeceğiz arkadaşlar?
0
muhayyer divan
(04.06.24)
Depolama alanınız dolunca ya bir şeyleri sileceksiniz ya da para verip daha büyük depolama alanı alacaksınız.
Her zaman böyleydi.

Babanızın sildiği emailler çöp kutusundadır. Çöp kutusunu boşaltın.
Ayrıca mesela gmail web arayüzünde "larger:15M" yazsın arama kutucuğuna. 15 MB'tan büyük emailleri listelesin gmail. Onları silsin ki yer açılsın.
0
michael_knight
(04.06.24)
Depolamayi dolduran emailler olmayabilir de. Photos ve Drive'i da kontrol edin ve cop kutusunu da bosaltmayi unutmayin.

Gmail arayuzunde en altta sol kosede ne kadar alan kullandiginizi yazar, onu tiklarsaniz hangi servisin ne kadar kullandigini gorebilirsiniz.
0
sertac akin
(04.06.24)
15gb limit var google hesabin icin. sadece gmail degil, toplam google hesabi. backup edilen telefon, uygulamalar (whatsapp mesela), fotograflar, videolar ve de tabii ki email bunun icinde.

temizlik yapmasi ve/veya ayarlarini duzetlmesi gerekiyor (mesela benim telefonda whatsapp'tan gelen videolar backup edilmiyor). ya da para odeyecek aylik.
0
hot potato
(04.06.24)
Ben gmaili ilk çıktığı günden beri kullanıyorum, benim bile mailim daha 13.5gb'larda.

Muhtemelen telefonunda senkronizasyon açtıysa galerideki fotoğraf ve videolar google drive'a atılmıştır ve yer kaplıyordur.
0
kimlanbu
(04.06.24)
Önce bedava hizmetler ile alışkanlık oluştururlar, sonra kullanıcı kitlesi büyüdüğünde iş paraya döner. Her zaman böyledir.
Mynet mail de geçmiş yıllarda ücretli olmuştu ve bırakmak zorunda kaldım.
Bulut depolamalara da çok güvenmiyorum bir sebeple.

Depolama alanının çabuk dolmaması için fotoğraf ve videolarda sıkıştırma uygulayın , gereksizi silin çok büyük oranda yer tasarrufu olacaktır.

Çok önemli veriler buluta değil yanı başınızdaki CD/DVD de olmalı. Usb bellekler bile her yönden güvenilir değildir.
0
diyecevaplandı
(04.06.24)
Ben şunu anlamıyorum,

Youtube da aynı şeyi yaptı, mynet de yaptı, başkaları da yapıyor, yıllarca ücretsiz kullandırıp kendilerine alıştırıyorlar, bu süreçte her türlü gelişimden de geri durmuyorlar, bu gelişmeler bizim para vermemizden tamamen bağımsız oluyor ama bir gün geliyor bütün uygulama kullandırımını tamamen paraya bağlıyorlar.

Bugüne kadar sadece tıklarla bu kadar para kazanıldı, geliştirmelere ve kâra harcandı bu paralar, gittikçe daha da fazla tıklanıyor hatta reklam da kullanıyorlar bizim iznimizin dışında. Bunun nesi yetmiyor da yalnızca para ödeyenler kullanabilir noktasına geliyorlar?

Üstelik youtube, gmail, whatsapp, twitter gibi farklı farklı uygulamalar için de ayrı ayrı para istiyorlar, hepsi aynı şirkete ait olduğu halde. Aklım almıyor, canavarlık bu.
0
🌸muhayyer divan
(04.06.24)
yok canavarlık değil. baban gibi milyarlarca insan var ve bedavadan google'ın serverlarında verileriyle yer kaplıyor. bu hizmetleri döndürebilmeleri için illaki bir ödeme duvarının arkasına geçmek durumunda kalıyorlar. yani senin babanı hayrına bunca zamandır maillerini saklamışlar, babanın kapladığı veri artınca para istemişler. canavarlık değil kapitalizm. para vermek istemiyorsan ya kapladığı verileri sonsuza dek silecek ya da hizmet almayı bırakacak. bu kadar basit.

ayrıca söylemeden edemeyeceğim gmail yine insaflı, depolama alanı açtığında para istemeyecektir. bak mynete. maillerini parayla okutuyor :)
0
false pretension
(04.06.24)
"Bunun nesi yetmiyor da yalnızca para ödeyenler kullanabilir noktasına geliyorlar?"

kapitalizm? kar amaci guden sirketlerin amaci "yettigi kadar" para kazanmak degildir, maksimum kar etmektir.
0
hot potato
(04.06.24)
Maksimum kâr da, bu kadar canavarca olması mı gerekiyor? Sürekli para ödememizi isteyen tek uygulama tek enstrüman google şirketi değil ki, ayrıca dünyanın her yerinde aynı ekonomik imkanlar yaşanmıyor, gerçekten anlamış değilim. 20 yıl gmail kullan sonra da paralı yaptım desin. Bunlar böyle yaparsa diğer bütün şirketler de yaparlar. Bu insan hakları mı yani şimdi?
0
🌸muhayyer divan
(04.06.24)
@false pretension

Babam her şeyi sildiğini, hiçbir veri bırakmadığını söylüyor. Zaten internet üzerinden çok iletişim kullanan biri de değildir. Ona rağmen ya paranı ya canını dercesine bir uygulama gerçekten akıl almaz. Bugüne nasıl gelmişler acaba.
0
🌸muhayyer divan
(04.06.24)
Çöp kutusundan da silmiş mi? Silmediyse alan açılmamıştır.

edit: telefonu androidse, whatsapp da oraya yedekleniyor ve videolar dahil edilmiş olabilir. Ek olarak, telefonun galerisi de yedekleniyor olabilir.
0
nhk ni youkosu
(04.06.24)
yukarida tnz'nin verdigi linkten girip bakacak. Orada neyin ne kadar alan yedigini gosteriyor. Her seyi silmis olsa "alaniniz doluyor, para odemeniz gerekebilir" demez google. dolulugu %80'in altina indirince o uyari gidiyor.
0
hot potato
(04.06.24)
Gmail paralı değil, driveda ek alan almak paralı. Sizin alanınızı dolduran şey de gmaildeki mailler değil yedeklenen dosyalardır arkadaşların dediği gibi. Yani öfkenizi gereksiz bir yere yöneltiyorsunuz şu an.
0
nundu
(04.06.24)
Ayrıca whatsapp, twitter ve gmailin sahipleri farklı. Ha kapitalizmin vahşiliği konusundaki eleştirinizde haklısını da bu durum ona örnek değil :)
0
nundu
(04.06.24)
Whatsapp'ı ve twitter'ı google satın almamış mıydı?? İnstagram ve facebook'u da satın aldı? Çok şaşırmıştım hepsini almış diye düşünmüştüm duyunca...
0
🌸muhayyer divan
(04.06.24)
google saydıklarından hiçbirini satın almadı.

facebook, instagram'ı ve whatsapp'ı satın aldı.

twitter'ı elon musk satın aldı.

kafan çok karışmış senin.
0
false pretension
(05.06.24)
mailler değil resimler ve videolar yer kaplıyor. google fotograflar kota 15 gb.
0
sizofren06
(05.06.24)
fotoğraflardır onlar.

android telefon google hesabınla giriş yapıyorsun, sonra her şey cloud'a yedekleniyor. bu 15gb'ı büyük oranda fotoğraflar oluşturmuştur.

babanın dediği "her şeyi sildim, bir şey kalmadı" mail'ler içindir.

mail'lerin yüzbinlercesi anca doldurur kotayı. kısaca gmail hala ücretsiz pratikte (sürekli büyük eki olan mailler gönderilmesini hariç tutuyorum)

yazılım maliyetleri, depolama, internet maliyetleri hepsi devasa boyutlarda. bi de alphabet inc (google'ın sahibi) halka açık bir şirket. amacı olabildiğince kar etmek, ki hissedarları da para kazansın. işler böyle yürüyor. bana da garip geliyor trilyon dolara ulaşan şirketlerin hala kar peşinde koşması. ama böyle.
0
biseysorcaktim
(05.06.24)
@false

Fazla karışmamış bence, 1 yaklaşık olarak doğru biliyormuşum ne güzel işte :)
0
🌸muhayyer divan
(05.06.24)
drive kullanmaya başlayınca bende de dolmaya başladı. ancak cok cüzi bir miktar oldguğundan koymuyor
0
kondansator
(05.06.24)
(17)

Sizce normal mi?

Cenk Daniels
Merhaba, yaklaşık 9 aylık bir ilişkim var. Sonrasında kendisinin eksisozluk hesabı olduğunu öğrendim. Yazdığı yazılara baktığımda önceki ilişkisine ait bit kaç tane güzelleme yaptığı ve eski erkek arkadaşına yazdığı güzel sözler var. Bunu ilişkimizin ilk başında görmüştüm, fakat sesimi çıkarmamıştım
Merhaba, yaklaşık 9 aylık bir ilişkim var. Sonrasında kendisinin eksisozluk hesabı olduğunu öğrendim. Yazdığı yazılara baktığımda önceki ilişkisine ait bit kaç tane güzelleme yaptığı ve eski erkek arkadaşına yazdığı güzel sözler var. Bunu ilişkimizin ilk başında görmüştüm, fakat sesimi çıkarmamıştım. Fakat aradan 9 ay geçmesine rağmen ve hala hesabını aktif kullanıyor olmasına rağmen bu yazıları silmemesini nezaketsizlik olarak yorumluyorum. Peki siz ne düşünüyorsunuz, konuşmalı mıyım bu konuyu yoksa görmezden mi gelmeliyim?

Teşekkürler.
0
Cenk Daniels
(04.06.24)
unutmuştur belki.
benim de aktif kullandığım 10 senelik hesabımın içinde şu an okumaya utandığım şeyler var. okuyabilirsem silerim :)
0
Gradient_tabanlı_mor
(04.06.24)
kıskanç olmadığın için aklına bile gelmemiş olabilir. Rahatsızlığını kibarca dile getirmek dünyanın en sağlıklı iletişimidir.
0
hasmetizm 2046
(04.06.24)
Yaptığı şey normal göründü bana.
Bu durumdan rahatsızsanız konuşmalısınız.
Ama unutmayın ki o yazıyı yazdığı gün hissettiği duyguları o gün yazmış. O gün o şekilde yaşandı. Sonradan ne olursa olsun o gün kayıtlara o şekilde girdi. Sonradan değiştirmeye gerek yok.
Birinin "bunları değiştir, beni rahatsız ediyor" demesi de kendine güveninin düşük olduğu izlenimini veriyor.

Yapabilirseniz en güzeli "bunları silmeni isteyemem ve sakın ha silme ama bunlar beni rahatsız ediyor. Gel bunu konuşalım, beni bu konuda sakinleştir, rahatsızlığımı gider. Rahatsız olmaktan rahatsızım" deyin.
0
michael_knight
(04.06.24)
görmezden gel. sacma bir takinti yapmissin.
0
robert bosch
(04.06.24)
Bu kişisel bir alan, silmeyi unutmuş da olsa silmeyi tercih etmemiş de olsa o omun geçmişidir nihayet, oradan silse bile onun tarihinde öylece duracak bir gerçeklik bu. Bir internet sayfasından o yazıları silmesi, o duyguları düşünceleri kendi içinden de silmiş olmayacak.

Bence onu öyle kabul edin, aynı şey size yapılsa ne düşünür ne hissedersiniz bunu bir düşünün. Geçmişte olup bitenlerin hesabını size vermek zorunda değil, o sizi siz onu sevip istediğinizde "şimdi, şu an" idi var o anki halinizle benimsendiniz, sevildiniz.

Aldatılmaktan korkmanın anlamı yok bence. Daha az sevilmekten korkmanın da anlamı yok. İçinize hiç sinemiyorsa ayrılmanız, samimiyetsizce ilişki yürütmenizden daha doğru olur.
0
muhayyer divan
(04.06.24)
Silmemesi normal ilişkiye başlayınca partnerimizin tüm geçmişine reset atmıyoruz, bu kişisel bir alan silip silmemek ona kalmış, nezaketsizlik değil
0
grimavi
(04.06.24)
O yazılardan rahatsız olmanız normal değil. Görmezden gelmenizi ve bu konuyu açmamanızı öneririm.
0
pispinti
(04.06.24)
nezaketen silebilirdi ama silmemesi nezaketsizlik değil, nötr bir durum. seninle ilişkisi varken yazmadıysa hiçbir şey yapmamalısın.
0
hrskrs
(04.06.24)
Merhaba, 9 ay boyunca sizi rahatsız eden bir konuyu neden muhatabıyla konuşmadığınızı kendinize bir sorun. Ardından bunları ve mevcut durumu partnerinizle konuşun.
0
from where i ride
(04.06.24)
İkinci kez cevap yazıyorum ama bence konuşmayın. Ya da şöyle söyleyeyim, benim başıma gelse ve sevgilim bana dese ki "sen benden önceki sevgilin hakkında ekşi sözlük'te yazdıklarını silmemişsin bu bence çok nezaketsiz bikbikbik" direkt olarak sepetlerdim.
0
pispinti
(04.06.24)
unutmuştur. ayrıca uğraştırıcı bir şey geçmişe dönüp entiriyi bulup silmek. çok kafaya taktıysan bir ara münasip bir dille söyle ortamı germeden
0
abelardo
(04.06.24)
Niye sildin ki? Senden önceki anılarını yok sayıp silsin mi.
0
numlock
(04.06.24)
Senden önceki ilişkilerine ait güzellemeleri seninleyken yazdıysa konuş, senden önce yazdıysa tabii ki normal. Görmezden gelmekle kalma, kendine "Saçmalama CD" de bir de. Bir de 9 aydır bunu içinde biriktirirken ne gereksiz triplere girdin kim bilir.

Burayı günlük gibi düşün. İlişki bitince günlük sayfasını yırtıp çöpe atacaksa günlük tutmanın ne anlamı kaldı? İnsanların hayatı sizinle başlayıp sizinle bitmek zorunda değil. 12 yıllık hesabımda an itibarıyla 3788 tane entry'm var. Herhangi ilişki için gidip de inceleyemem ve silmekle uğraşamam. Kaldı ki "şunu siler misin?" dediğimde de eğer sileceksem sebebi nezaketsiz olduğunu düşündüğümden değil, tatava çekmemek için olacaktır :)
0
nawar
(04.06.24)
eski fotoğraflarını atmasını istemek gibi bir şey bu.

hayatının sen olmayan dönemindeki hatıraları neden yok etsin? belki sen ileride olmayacaksın, ama hatıraları hep onunla olacak. tıpkı seninle ilgili hatıraları gibi. belk sen de hatıralara karışacaksın..

eğer hayatında sen varken öyle yazılar yazıyorsa büyük ayıp etmiş.
0
tabudeviren
(04.06.24)
Ekşisözlük biraz da günlük gibi bir yer, yazıldığı dönemki hisleri, düşünceleri anlatır.
Niye silsin? Kendi alanı, anıları. Buraya yazacak kadar rahatsızsanız konuşun söyleyin rahatsızlığınızı. Nihai kararı o verir yine.
0
crinix
(04.06.24)
silmemesini mi?

ben direk ayrılırım sevgilim böyle düşünse. silmemi düşünse ayrılırım. ne kendim silerdim ne ona sildirirdim. beni ben yapan birşey o.
0
baldan kaymak
(04.06.24)
geçmişi bahsi geçen şahsı ne kadar etkiliyor ve hatırlıyor? bunun dışında geçmişiyle hala yaşıyor mu? bunlara odaklanın. geçmişiyle yaşayan kimseyle olmaz. bu sadece ilişki aşk hayatı olarak bakmayın her konuda geçmişe takılı kalan insanla sağlıklı ilişkiler kurulmaz
0
100binZar
(11.06.24)
(7)

eve birakan kisiye buyur gel demek lazim mi?

ala09
arkadasim evi biraz uzak olsa da beni eve birakip oyle gitti birakirken arabadan da indi hani vedalasmak icin. bi gel diyemedim cunku onun enerjisi vardi ben yorgundum. ufaktan aklima takildi ne diyoruz boyle anlarda?
arkadasim evi biraz uzak olsa da beni eve birakip oyle gitti birakirken arabadan da indi hani vedalasmak icin. bi gel diyemedim cunku onun enerjisi vardi ben yorgundum. ufaktan aklima takildi ne diyoruz boyle anlarda?
0
ala09
(03.06.24)
Olan olmuş, aynı şey başına kaç kere gelecek. Aklına takılsa ne olacak, boşver.

Ne desen yanlış anlayabilirdi. Onun aklına senin kadar takılmamıştır, salla gitsin.

Soruma cevap ver diyorsan, kapı önünde günün özeti 2 cümleyle geçilip, ne kadar yoğun olduğu vurgusu yeterince verilerek bol teşekkür edilse iyi olurdu.

Rain check diyorlar. Bizde de olsa böyle bir ifade. Yağmurlu bir gün olduğu için, daha güneşli bir günde kullanmak üzere vadeli çek keşide ediyorum sana :p
0
gabe h coud
(03.06.24)
Yarım ağız teklif ederim. Artık şansına ya gelir ya gelmez. Tabii gelme lütfen diye dua ederim.
0
rock n roll
(03.06.24)
Biri beni eve davet etmezse hiç alinmam, aklıma bile gelmez hatta. Dolayısıyla o an uygun diilsek davet etmeme hakkımız olmalı canikooo
0
abuzer
(03.06.24)
Eve davet ederken "istersen kal, yol uzak sana yatak yapayım yorulma" denebilir, ya da işte daha uygun cümlelerle bu minvalde bişeyler. Senin çok yorgun olduğun hakkında mesajı vermek amaçlı. Ya da doğrudan dümdüz söylemek de uygun olur, insanlar der ki "kalbindeki/aklındaki dilinde, içten pazarlığı yok". Kızmazlar yani.
0
muhayyer divan
(03.06.24)
Genelde kahve içmeye davet ediliyor benim çevremde. "Zahmet oldu bıraktın çok teşekkür ederim." den girip duruma göre çok istekli duruma göre yorgun bakışlarla kahveye davet edebilirdin. Kısmet olmamış takılma
0
cccbehzatccc
(03.06.24)
kadınsan, bir erkeği en mutlu edecek şey o davettir :) dünyaları versen o hissi yaşatamazsın
0
100binZar
(11.06.24)
bugun yorgunum başka zaman misafir edeyim denilebilir
0
bir soru sorcam
(11.06.24)
(4)

Benlik bilinciniz olmasa fakat düşünebilseniz ne düşünmek isterdiniz?

sekizdokuzon
Selamlar;Kafa açan bir soruyla karşınızdayım. Ben diye bir kaybınız olmasa, yani "Aç mı kalırım?", "Öldürülür müyüm?", "Hakarete mi uğruyorum?", "Hayatım nereden geldi, nereye gidiyor?", "Yeterince başarılı mıyım? Olmam gereken noktada mıyım?" gibi ego kaynaklı problemleriniz olmasa, düşünme yetiniz
Selamlar;

Kafa açan bir soruyla karşınızdayım. Ben diye bir kaybınız olmasa, yani "Aç mı kalırım?", "Öldürülür müyüm?", "Hakarete mi uğruyorum?", "Hayatım nereden geldi, nereye gidiyor?", "Yeterince başarılı mıyım? Olmam gereken noktada mıyım?" gibi ego kaynaklı problemleriniz olmasa, düşünme yetinizi ne şekilde kullanmak isterdiniz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(03.06.24)
Kaybınız=kaygınız
0
🌸sekizdokuzon
(03.06.24)
Bu memlekette kim kime neyi söyleyemiyorsa, tabii hakkaniyet adalet doğruluk dürüstlük vs anlamında, konuşurum. Kral çıplak diye haykırırım. Herkesi krala baktırırım. Muhtemelen ölürüm filan ama madem öyle bir kaygım yok, bunları ve daha fazlasını yaparım.
0
muhayyer divan
(03.06.24)
Ego kaynaklı kişisel konforsuz değerlendirme yapmayı bırakan insanlar var zaten, öğreti geliştirenler, hayatını öğretiye adayanlar böyle insanlar genel olarak. Kazandıkları bu yetkinlikle insanların trajik ifadelerinin arkasındaki ihtiyaçları duyuyorlar sadece. Edebiyat felsefe sanat akımları bunun için kullanılıyor, anlaşılabilir, doğal ve basit ifade ile barışçıl düşünce ve iletişim sistemilerini yaymak. Güzel bir ütopya
0
hasmetizm 2046
(04.06.24)
Düşünme yetimi (dolayısıyla zamanımı) beni Yaradan'ı tazimle geçirmek isterdim. çünkü ancak o zaman en temiz şekilde uruc edebiliyorum. ama yaradılış amacımız sadece bu değil. öyle olsak her birimiz dağda keşiş olarak doğar ve ölürdük. (öyleleri de var, saygımız sonsuz)
düşünmekle iş bitmiyor, doğru bildiğimi anlatmam da gerektiği için (aktarım) ve medeniyetlerin şehirlerin amacının da bu olduğu düşünülürse,
bilmek (düşünmek) değil, yapmak da gerekiyor.

yani "düşünce" çok güzel, (ibn arabi metafiziğine göre ilk önce düşüncedeydik)
sonra bize vücut verildi ve nüzul ettik. bunun da bir sebebi var,
nuzul etmek (yani dünyaya inmek) bizim elimizde değildi. anne babamızın ve yaradan'ın işi. ama uruc etmek (yani yükselmek) bizim elimizde.
bunu bir daire gibi düşünün.
bir noktadan aşağı bir kavis çizin (indik)
o noktadan yukarı doğru, ilk noktaya varan başka bir kavis çizin (uruc)
tekamülümüzü böyle tamamlayağız.
0
füt
(25.06.24)
(7)

bebeğin anne yanından gidince ağlaması

summerjam0306
merhaba. daha 1,5-2 yaşında olsa bağlanmayla alakalı diyeceğim ama 2,5 aylık oğlum yalnız kalınca basıyor çığlığı. yahu annesi tuvalete gidemiyor. onda bile ağlıyor. gözünden yaş bile getiriyor. neden yapıyor bunu?
merhaba. daha 1,5-2 yaşında olsa bağlanmayla alakalı diyeceğim ama 2,5 aylık oğlum yalnız kalınca basıyor çığlığı. yahu annesi tuvalete gidemiyor. onda bile ağlıyor. gözünden yaş bile getiriyor. neden yapıyor bunu?
0
summerjam0306
(03.06.24)
bebekler belirli bir yasa kadar 12-15 ay anneden ayri bir varlik olduklarini anlayamiyorlar. O yuzden ayri kalinca stress yasiyorlar, bunu her bebek farkli sekilde ifade edebiliyorlar. Kimisi daha sakin kimisi sizin ki gibi agliyor.

Dogum sonrasi babanin skin to skin yapabilmesi bu anlamda fayda sagliyor cocuk icin.
0
wallcan
(03.06.24)
Evdeki ortamda yüksek gerilim mi var? Öfkeler bağırmalsr korkular vs... bebek bunları aynen yaşar, hisseder ve annesinin tenine dokunarak rahatlar ancak. Hatta bebekler anne karnındayken annenin yaşadığı her türlü duyguyu dahi kaydederler, hatta bilinçaltları da ona göre şekillenir.

Baba olmanın önemi tam da bu anlamda parlıyor. Baba hamile eşini ne kadar duygusal olarak el üstünde tutarsa, kadının huzuruna ne kadar dikkat ediyorsa o kadar sağlam psikolojide bir evladı olur.

Anne karnında yaşanmış kavgalar varsa, ağır travmalar varsa, evdeki en ufak gerginlik bile onları tetikleyecektir, huzursuz edecektir bebeği.
0
muhayyer divan
(03.06.24)
(Babanın bu destekleyici tavırlarına doğumdan sonra da hem anneye hem bebeğe/evlada karşı devam etmesi gerekir sağlam psikoloji için)
0
muhayyer divan
(03.06.24)
evde en ufak huzursuzluk yok. hamilelik süresince de olmadı.
0
🌸summerjam0306
(03.06.24)
anne asiri sahiplenici, koruyucu olmus olabilir mi? kastim, dogumdan itibaren bebegin sadece annesini gormesi onunla etkilesim kurmasi.
0
buenosdias
(03.06.24)
ben de sürekli vardım ama anneanne babaanne desteği hiç olmadı. anne hep kendisi büyüttü ben de bu 2,5 ayın 1ini evde onlarla geçirdim hep yardım ettim. oğlumu ben deçok uyutuyorum vs. aslında.
0
🌸summerjam0306
(03.06.24)
High need baby konusunu bir araştırabilirsiniz.
0
Phoebe
(03.06.24)
(7)

Naylon torbalardan önce ÇÖP atmak

muhayyer divan
Selam80'lerde 90'larda çocuk olanlar bile bilmeyebilşr, ben 80'ler çocuğuyum ama hiç hatırlamıyorum, bilenler varsa buraya yazabilirler mi?Naylon torbalar yaygınlaşmadan önce biz apartman hayatı yaşayan insanlar, çöplerimizi nasıl atardık? Ne yapardık biz çöplerimizi?
Selam

80'lerde 90'larda çocuk olanlar bile bilmeyebilşr, ben 80'ler çocuğuyum ama hiç hatırlamıyorum, bilenler varsa buraya yazabilirler mi?

Naylon torbalar yaygınlaşmadan önce biz apartman hayatı yaşayan insanlar, çöplerimizi nasıl atardık? Ne yapardık biz çöplerimizi?
0
muhayyer divan
(03.06.24)
yat uyu geç oldu.

çöp kovalarına doldururduk, o kovayı da çöpe dökerdik.
0
numlock
(03.06.24)
Eskiden 1 poşet şimdikinden daha uzun idare ederdi çünkü şimdiki kadar ambalaj atığı yoktu.
Market peyniri ince bir naylona, sonra yağlı kağıda sarıp verirdi. Ekmekler gazete kağıdına sarılırdı. Zeytin minik naylonlara koyulurdu.
Kağıttan külahlar yapılırdı eski gazetelerde, onlara yumurta koyulurdu. Sütler şişe sütü ve yoğurtlar cam kavanozda idi. Yenisini almaya giderken eski şişeyi götürürdük. Nutella yerine Sagra marka çikolata dükkanları vardı. Evden kavanoz götürüp doldurturduk. Meyve suları cam şişelerde, depozitosunu alırdık. İlk aklıma gelenler...
Ürün çeşidi az, ambalajlar sürekli kullanılır haldeydi. Şimdi bakkaldan iki ekmek alsan poşette, sütler kartonda, meyve suları kutularda, peynirler vakumlanıp, altı üstü plastik kutulara koyuluyor... İlk teneke kolalar geldiğinde hatırlıyorum ben... O bile atık işte...
Eskiden çöplerde genellikle gıda atığı olurdu. O da arkadaşın dediği gibi ya bir market poşetine koyulur ya da kova çöpe dökülüp getirilir, çalkalanıp öyle kullanılırdı.

Dolayısıyla
0
strawberry first
(03.06.24)
Mobilin azizliği devamı çıkmamış. Dolayısıyla çöpte sadece soğan, patates kabuğu, zeytin çekirdeği gibi organik atıklar olurdu. Sobası olanlar kağıtları, mandalina, portakal, kestane kabuklarını da sobada yakardı.
Pazar için pazar çantaları ve pazar arabaları kullanılırdı. Ürünler kese kağıdına koyulup verilirdi. Gazeteden kese kağıtları yapılırdı. Manav alışverişleri için de file torbalar kullanılır, yine uygun ürünler kese kağıdına koyulurdu.az sayıda naylon torbalar evde saklanır, pazar alışverişlerinde tekrar tekrar kullanılırdı.
Pikniğe giderken plastik/emaye tabaklar, cam bardaklar, evden çatal kaşık götürülürdü. Şimdiki gibi kullan/at ürünler yoktu. Lokantalardan evlere servis yok, varsa sınırlı ürünler için vardı.

Ders çalışmam gereken bu saatte bana derin bir nostalji yaptırdığınız, unuttuğum nice detayı hatırlattığınız için teşekkür ederim :)
0
strawberry first
(03.06.24)
80'lerde çocuktum. o zamanlar şimdiki gibi ambalaj atığı olmuyordu. daha az ambalajlı atık tüketiliyordu. mesela bakkaldan yumurta alırdık gazete kağıdına sararlardı. ekmek alırdık aynı şekilde gazete kağıdına sarılırdı ya da çıplak elle getirirdik ekmeği eve. o zaman evlerde sobalar vardı sobada yakılırdı kışın kağıt atıklar. evlerde çöp kovaları vardı. hatırladığım kadarıyla biriken çöpleri kovayla dışarı dökerdik. hatta şimdiki gibi mahalle aralarında konteynerlar yoktu. mahallede boş bir arsaya aynı noktaya çöpler dökülürdü. bu şekilde hatırlıyorum. ama yine de pazar poşetleri vardı ve poşetlere bağlayıp atardık. poşet hiç yok değildi. (çok devrik cümle kurdum ama anladınız siz)

ek: hatta mahallelinin çöp attığı yere çöplük derdik. sokakta oynarken oralarda oynamaktan imtina ederdik. çok pis günlerden geçmişiz. ama o zamanlar atıklar daha organikti. meyve sebze atığı vs. ambalaj atıkları çoğunlukla saksı, sulama tenekesi, kömür taşıma kovası ve oyuncak olurdu.
büyük yağ tenekeleri ile eve kömür taşırdık, vita yağ tenekeleri saksı olurdu, pril şişelerine su doldurup su savaşı yapardık.

pet şişe yoktu. kola vs 750ml cam şişede (aile boyu denirdi) satılırdı. ailecek içilirdi.
x.com
www.kitantik.com şimdi fast food restoranına gittiğinizde menü yanına 2 lt kola veriyorlar :)
0
exlibris
(03.06.24)
@strawberry first

Ben çok teşekkür ederim, çok güzel hatırladınız vallahi. Evdeki çöpleri şimdiki gibi market poşetine koyup konteynerlere götürüp atmıyorduk da ne yapıyorduk işte...

Bir de işin "bu aburcuburlar ne zaman yaygınlaştı veya geldi" kısmı var. Aburcubur = naylon atık çünkü.
0
🌸muhayyer divan
(03.06.24)
Ben soba külünü bile, sabah soba kovasıyla birlikte alır olduğu gibi çok tenekesine dökerdim.
0
etna
(03.06.24)
Eskiden plastik ve ambalaj atıkları bu kadar yaygın değildi evden çıkacak atık çoğunlukla soba külü ve organik mutfak atıkları olurdu çöp poşeti olmadan atılırdı. Bu durum birazda sosyo ekonomik seviye ile alakalı her grubun tüketim alışkanlıklarını dolayısıyla atıklarıda farklıdır. Bugün bir çok köy yerindeki atık üretimi 80li yıllardaki atıklarla aynı içeriğe sahip.
0
doharkoman
(03.06.24)
(6)

ayaklar ve dizler hayatımı zorlaştırıyor

durbakalim
selamkırk yaşında erkeğim.6-7 ay önce sağ dizimin arkasında başlayan kilitlenme ve ağrı sonrası ortopediste gittim. mr ve röntgen sonrası pek bir şey çıkmadığını söyledi ve krem ve ağrı kesici verdi. bir kaç ay sonra sağ ayağımın dışında korkunç bir ağrı oluştu bir anda. bir hafta bekledikten sonra
selam

kırk yaşında erkeğim.

6-7 ay önce sağ dizimin arkasında başlayan kilitlenme ve ağrı sonrası ortopediste gittim. mr ve röntgen sonrası pek bir şey çıkmadığını söyledi ve krem ve ağrı kesici verdi. bir kaç ay sonra sağ ayağımın dışında korkunç bir ağrı oluştu bir anda. bir hafta bekledikten sonra bu sefer başka bir ortopediste gittim ve görüntüleme sonrası kemik iliği ödemi olduğunu söyledi. antibiyotik ve ağrı kesici kullandım ama ilaçlar bittikten sonra tekrarladı. bu süreçte ortopedits serçe parmağımdaki tırnak mantarının enfeksiyona sebebp olabileceğini söyledi ve cildiyicye gitmemim önerdi ama randevu bulamadığım igçin gidemedim. üç tur antibiyotik kullanımı sonunda yani yaklaşık iki buçuk üç ay sonra bu ağrı geçti. kendimi biraz iyi hissediyordum ama dizlerde bir gariplik vardı. özellikle merdiven inerken ve çıkarken tedirgin eden bir his. yine de yürüyebiliyordum ve üç dört gün yürüyüş yaptım ağrım sızım olmadığı için. dördüncü günün sonunda sol dizim ağrımaya başladı ve ertesi gün çok büyük bir şişme oluştu. kesinlikle düz tutmak zorundayım, kırmaya çalıştığım zaman ağrı yapıyor. yatarken yan dönemiyorum vs. bu yetmiyormuş gibi sağ ayağımdaki ağrının birebir aynısı sol ayağımda oluştu. zaten sol dizime doğru düzgün yüklenemiyorken bir de sol ayağıma da basamamaya başladım. bu iki büyük ağrı ve sıkıntı haricinde sağ dizimde de hafif bir şişme ve tam kıramama durumu var. şu an evin içinde bile zor yürüyorum. merdiven inmeye hazır hissettiğimde tekrar doktora gideceğim ama bu bel altındaki tuhaf durumun sebebi, yani alttka yatan gerçek sebebi hakkında hiç bir fikrim yok. kilo sorunum en fazla beş kilo fazlam vardır. alkol sigara kullanımım yok. tırnak mantarı dize kadar böyle ağrılara xşişmelere ve kilitlenmelere sebep olabilir mi?_ başka neler sebep olabilir? bilgisi ve tecrübesi olan arkadaşlar yazarsa sevinirim
0
durbakalim
(02.06.24)
o dizlerdeki belirtilerin tamamı annemde var. sebepleri gonartroz ve baker kisti. özellikle baker kisti büyüdüğü vakit annem ayakta dururken bile dizi tak diye kendiliğinden öne kırılıyor ve düşer gibi oluyor. baker kisti ile ilgili de iki ekol varmış. bazı doktorlar ona dokunmam derlermiş, bazısı da ultrason altında içinden sıvı çekerlermiş. valla annem sıvı çektirttiriyor çünkü diğer türlü sürekli ağrı içinde, ne oturabiliyor ne kalkabiliyor, bir gün bu sebeple dizinin üstüne düşse daha büyük sıkıntı, zaten dizler nanay.
bizim tecrübeler bu yönde.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.06.24)
Şahsi tavsiyem bir şekilde romatolojiden randevu almaya çalışın.
0
e mice
(02.06.24)
İnstagram'da Dr. Bülent Demircioğlu'nu bulup bi incele lütfen. Sebebi bulunamayan ya da emin olunamayan durumlarda mesele çok yüksek ihtimalle psikolojiktir, travmatiktir. Teavma sağaltımı yapılınca iyileşen çok kişi var. Bi bakıver lütfen. Çok geçmiş olsun.
0
muhayyer divan
(03.06.24)
Bana baker kisti dediler ortopediden,sonra ftr'ye gittim, bel fıtığı çıktım; ameliyatın eşiğinden döndüm.
İyi bir fizik tedavi uzmanınından da görüş almanızı öneririm.
0
strawberry first
(03.06.24)
bir fizik tedavi uzmanına danışın bence. onlar daha komplike bakıyor.
0
mikahakkinen
(03.06.24)
Ayaklar ve dizilier diye geldim yanlış okumuşum benlik bişey yokmuş gidiyorum geçmiş olsun
0
ananiyimioguz
(03.06.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.